içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir içki içerken barda durdu.Tom stood at the bar having a drink.
Tom Mary'nin önüne bir içki koydu.Tom set a drink in front of Mary.
Tom içkisini bitirdi ve bir tane daha istedi.Tom finished his drink and asked for another one.
Barmen Tom'a içkisini getirdi.The bartender brought Tom his drink.
Tom'a soğuk bir içki almaya ne dersiniz?How about getting Tom a cold drink?
Doktoru tarafından Tom'a içkiyi bırakması tavsiye edildi.Tom was advised by his doctor to give up drinking.
Tom içkisinden bir yudum aldı ve sonra onu bıraktı.Tom took a sip of his drink and then set it down.
Tom içkisini tezgahın üzerine koydu.Tom set his drink down on the counter.
Tom dışarıda Mary ile içki içiyor.Tom is out having drinks with Mary.
Önce kendimize birkaç içki hazırlayayım.Let me fix us a couple of drinks first.
İçkiler için para ödemeyi unuttum.I forgot to pay for the drinks.
Bizimle içki içmek ister misin?Do you want to have a drink with us?
Tom bara gitti ve bir içki sipariş verdi.Tom went up to the bar and ordered a drink.
Tom Mary'ye matarasını uzattı ve o bir içki aldı.Tom handed Mary his canteen and she took a drink.
Tom Mary'ye çarptı ve içkisini ona döktü.Tom bumped into Mary and spilled his drink on her.
Tom bir içki sorunu olduğunu kabul etmek istemiyor.Tom doesn't want to admit that he has a drinking problem.
Tom'un Mary'nin içkisine alkol kattığını gördüm.I saw Tom spike Mary's drink.
Tom içkisine bir şey koyduğu için Mary'yi suçladı.Tom accused Mary of putting something in his drink.
Tom ailesi ve içki arasında bir seçim yapmak zorundaydı.Tom had to choose between his family and the bottle.
Tom barda oturdu, sadece içkisine bakıyordu.Tom sat at the bar, just staring at his drink.
Başka içki isteyip istemediğini soracağım.I'll ask whether she wants another drink.
Bir içki daha isteyip istemediğini ona soracağım.I'll ask him whether he wants another drink.
Özel durumlar dışında Tom asla içki içmez.Tom never drinks except on special occasions.
Tom'un biraz içkici olduğunu duyuyorum.I hear Tom's a bit of a drinker.
Araç kullanmak zorundaysan içki içmemelisin.If you have to drive, you must not drink.
Bu özellikle istemediğim bir içki.This is a drink I don't particularly care for.
Tom içkisinden büyük bir yudum aldı.Tom took a big gulp of his drink.
Bir içki almaya git.Go grab a drink.
Sana bir içki hazırlayabilir miyim?Can I fix you a drink?
Sana bir içki ikram edebilir miyim?Can I offer you a drink?
Daha sonra bir içki alabilir miyiz?Can we have a drink later?
Size içki alabilir miyim?Can I get you guys drinks?
İçkilerimizi alabilir miyiz, lütfen?Can we have our drinks, please?
Şimdi bir içki daha içebilir miyim?Can I have another drink now?
Size bir içki önerebilir miyim beyler?Can I offer you gentlemen a drink?
İkinizden birine bir içki getirebilir miyim?Can I get either of you a drink?
Size bir içki önerebilir miyim hanımefendiler?Can I offer you ladies a drink?
Size bir içki önerebilir miyim?Can I offer you guys a drink?
Size bir içki daha getirebilir miyim?Can I get you another drink?
Bana bir içki koyun.Pour me a drink.
Ertesi gün bir içki mahmurluğu ile uyandım.I woke up the next day with a hangover.
Bir içki hiç kimseye zarar vermez.A drink never hurt anybody.
İşten sonra bir içki için dışarıya çıkmak ister misin?Would you like to go out for a drink after work?
Senin içki içmediğini sanıyordum.I thought you didn't drink.
İçki kullanabilen bir adama benziyorsun.You look like a man who could use a drink.
Aç karnına içki içmemelisin.You shouldn't be drinking on an empty stomach.
Tom bütün öğleden sonra içki içiyor.Tom has been drinking all afternoon.
Tom lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.Tom went to the sink and poured the rest of his drink down the drain.
Tom Mary'ye başka bir içki almak için gitti.Tom went to get Mary another drink.
Bir içki daha içmek için zamanımız olabilir.We might have time to have one more drink.
Birisi içkime bir şey koydu.Someone put something in my drink.
Tom çok içki içmez.Tom doesn't drink a lot.
Eğer annenle evli olsan çok içki içersin.You would drink too, if you were married to your mother.
Boş bir mideyle içki içmemelisin.You shouldn't drink on an empty stomach.
Efendim, içki mi içiyorsunuz?Sir, have you been drinking?
Tom içki içerken çok sağı solu belli olmaz.Tom's very unpredictable when he's been drinking.
Tom ne sigara ne de içki içer.Tom neither smokes nor drinks.
Tom kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.Tom loosened his tie and poured himself a drink.
İçkiyi nerede tutuyorsun?Where do you keep the booze?
Tom içkisinden bir yudum aldı.Tom took a sip of his drink.
İlgili Sayfalar