içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.Η όπως όταν έχεις πιει λίγο παραπάνω σε κάποιο πάρτυ από το άγχος.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.Або на вечірці ви занадто багато п'єте від хвилювання.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.Или когато пиете малко повече на парти, просто от притеснение.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.Или на вечеринке вы слишком много выпиваете от волнения.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.או לשתות במסיבה טיפה יותר מדי, רק עקב מתח.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.أو عندما تشرب قليلاً بعد في حفلة بسبب القلق.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.傷ついて過食に走るというような事です
Votka, içki budur!Ach, áno, samozrejme.
Votka, içki budur!Åh, ja, selvfølgelig.
Votka, içki budur! Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.أوه ، نعم ، بالطبع. السيد رينسفورد ، يرجى الجلوس هنا.
Votka, içki budur! Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.ものですウォッカ、!
Votka, içki budur!Ja, naturligtvis.
Votka, içki budur!La vodka, ça c'est de la gnôle !
Votka, içki budur!Och, tak, oczywiście.
Votka, içki budur!Oh, sì, certo.
Votka, içki budur!Oh, ya, tentu saja.
Votka, içki budur!Ồ, vâng, tất nhiên.
Votka, içki budur!Vodka, că e chestii!
Votka, içki budur!Vodka, ez a cucc!
Votka, içki budur!Vodka, to je stvari!
Votka, içki budur!Vodka, to je věc!
Votka, içki budur!Voi, kyllä, tietysti.
Votka, içki budur!Wodka, das ist vielleicht ein Zeug.
Votka, içki budur!Wodka, dat is het spul!
Votka, içki budur!Ω, ναι, φυσικά.
Votka, içki budur!Водка, че нещата!
Votka, içki budur!О, да, конечно.
Votka, içki budur!О, так, звичайно.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Albowiem przyszedł Jan ani jedząc ani pijąc, a mówią: Iż dyjabelstwo ma.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Căci a venit Ioan, nici mîncînd, nici bînd, şi ei zic: ,Are drac!`
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Car Jean est venu, ne mangeant ni ne buvant, et ils disent: Il a un démon.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.E' venuto Giovanni, che non mangia e non beve, e hanno detto: Ha un demonio
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.For Johannes kom; han hverken åt eller drakk, og de sier: Han er besatt.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Johannes ist gekommen, aß nicht und trank nicht; so sagen sie: Er hat den Teufel.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Kajti prišel je Janez, in ne jé in ne pije, pa pravijo: Hudiča ima!
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.요한이 와서 먹지도 않고 마시지도 아니하매 저희가 말하기를 귀신이 들렸다 하더니
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Lebo prišiel Ján nejediac ani nepijúc, a hovoria: Má démona;
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Mert eljött János, a ki sem eszik, sem iszik, és azt mondják: Ördög van benne.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Porquanto veio João, não comendo nem bebendo, e dizem: Tem demônio.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Porque vino Juan, que no comía ni bebía, y dicen: 'Tiene demonio.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Přišel zajisté Jan, nejeda ani pije, a oni řkou: Ďábelství má.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Sillä Johannes tuli, hän ei syö eikä juo, ja he sanovat: `Hänessä on riivaaja`.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Thi Johannes kom, som hverken spiste eller drak, og de sige: Han er besat.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Ty Johannes kom, och han varken äter eller dricker, och så säger man: 'Han är besatt av en ond ande.'
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Vì Giăng đã đến, không ăn, không uống, người ta nói rằng: Giăng bị quỉ ám.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Vì_Giăng đã đến , không ăn , không uống , người_ta nói rằng : Giăng bị quỉ ám .
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Want Johannes de Doper drinkt geen wijn en eet vaak niet, en u zegt: 'Hij is bezeten.'
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Yohanes datang--ia berpuasa dan tidak minum anggur; dan orang-orang berkata, 'Ia kemasukan setan!
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Διοτι ηλθεν ο Ιωαννης μητε τρωγων μητε πινων, και λεγουσι Δαιμονιον εχει.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Бо прийшов Йоан, не їсть і не пє, а вони кажуть: Диявола має.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Защото дойде Йоан, който нито ядеше, нито пиеше; и казват: Бяс има.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Ибо пришел Иоанн, ни ест, ни пьет; и говорят: в нем бес.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.כי בא יוחנן לא אכל ולא שתה ויאמרו שד בו׃
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.لانه جاء يوحنا لا يأكل ولا يشرب. فيقولون فيه شيطان.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.約 翰 來 了 、 也 不 喫 、 也 不 喝 、 人 就 說 他 是 被 鬼 附 著 的
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.約翰 來 了 、 也 不 喫 、 也 不喝 、 人 就 說 他 是 被 鬼 附著 的
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .Entonces tenían mejores razones para llegar al fondo? (Risas)
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .Ist dann die Motivation größer zum Boden des Gefäßes zu kommen? (Gelächter)
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .Myślę też, że mamy tu do czynienia z aspektem duchowym uwydatnionym na powierzchni naczynia.
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .Takže zde byla silnější motivace propít se až na dno. (smích)
İlgili Sayfalar