içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Cosė ho portato una torta...
Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.-Jag har både tårta och en halvpanna.
Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Y traigo un pastel y bebida...
Kykeon'un sanrılandırıcı bir içki olduğu neredeyse kesindir.ביוון העתיקה, היה כנראה תבשיל פסיכאדלי
Leziz yemek ve içkiler benden.""eu ofereço-vos boa comida e bebidas".
Leziz yemek ve içkiler benden."그러면 제가 좋은 음식과 음료를 제공하겠습니다."
Leziz yemek ve içkiler benden."ואני אספק לכם אוכל טוב ומשקאות".
Leziz yemek ve içkiler benden."وسأزودكم بطعام وشراب جيدين."
Leziz yemek ve içkiler benden."キャプテンは帽子をかぶって
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.Aku belajar minum sejak SMA dari ayahku.
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.Az apám tanított meg rá még középiskolás koromban.
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.C'est mon père qui m'a appris à boire.
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.Ho imparato a bere con mio padre dalle superiori.
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.Từ năm cao trung tôi đã học uống rượu rồi.
Lisedeyken içkileri babamdan öğrenmiştim.تعلمت عن الشراب عندما كنت بالثانوية من أبي
Mill'in yapacağı gibi?" Yoksa Kant gibi, içkin doğruyu bulmak için sağduyumu mu kullandım?Vagy Kantot követve használtam az okfejtést annak kiszámítására, mi az eredendően jó?
Nasıl unuturum. Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Ich habe einen Kuchen gekauft und eine Flasche...
Nasıl unuturum. Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Tak jsem přinesl dort a láhev.
Nasıl unuturum. Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Więc przynoszę Ci ciasto i a butelkę.
Nasıl unuturum. Kutlamak için sana pasta ve içki aldım.Γι'αυτό έφερα γλυκό κι ένα μπουκάλι ποτό.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.A potem on przyjeżdżał do Nowego Jorku i uczyłem go tego, co umiałem czyli palenia i picia.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.A potom prišiel on do New Yorku a ja som ho učil veci, ktoré som vedel ja, čo bolo prevažne fajčenie a pitie.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.En als hij naar New York City kwam, leerde ik hem wat ik wist, wat neerkwam op roken en drinken.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.E poi lui veniva a New York e io gli insegnavo ciò che sapevo, principalmente a fumare e a bere.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.그 다음엔 그가 뉴욕시에 왔고 저는 주로 담배와 술 같은 제가 알았던 것을 그에게 가르쳐주었습니다.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Şi apoi el venea în New York şi eu îl învăţam ce ştiam eu, în mare parte fumatul şi băutul.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Y después él viene a Nueva York y yo le enseño lo que sé principalmente a fumar y beber.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Μετά ερχόταν στη Νέα Υόρκη και του μάθαινα ό,τι ήξερα, κυρίως κάπνισμα και ποτό.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Когда он приезжал в Нью-Йорк, я учил его вещам, которые я умел, по большей части курить и пить.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.След това той идваше в Ню Йорк и аз го учех на това, което знаех, основно да пие и да пуши.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.וכשהוא היה יורד דרומה לעיר ניו יורק ואני הייתי מלמד אותו את מה שאני יודע, שזה בעיקר לעשן ולשתות.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.私が知っていることを教えましたが それは概ね煙草と酒でした (笑)
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Boste našli trd pijačo pa tudi.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Danke.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Megtalálja a merev italt ott is.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Najdete tam i něco k pití.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- U vindt een flinke borrel er ook.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Veţi găsi, de o băutură tare, de asemenea, acolo.
- Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Ще намерите твърда напитка, там също.
- Onların dini içkiye izin vermiyor mu? - Ben Tanrıya inanmam.Rozejrzyj się, świat się skończył.
- Onların dini içkiye izin vermiyor mu?Sua religião não permite?
- Onların dini içkiye izin vermiyor mu?Тяхната религия не го позволява?
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.이는 저가 주 앞에 큰 자가 되며 포도주나 소주를 마시지 아니하며 모태로부터 성령의 충만함을 입어
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.Той ще ти бъде за радост и веселие; и мнозина ще се зарадват за неговото рождение.
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.כי גדול יהיה לפני יהוה ויין ושכר לא ישתה ורוח הקדש ימלא בעודנו בבטן אמו׃
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.لانه يكون عظيما امام الرب وخمرا ومسكرا لا يشرب. ومن بطن امه يمتلئ من الروح القدس.
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.他 在 主 面 前 將 要 為 大 、 淡 酒 濃 酒 都 不 喝 、 從 母 腹 裡 就 被 聖 靈 充 滿 了
O, Rabbin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruhla dolacak.他 在 主 面前 將 要 為大 、 淡酒 濃酒 都 不喝 、 從母 腹裡 就 被 聖靈 充滿了
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.예를 들어, 1920년엔 음주는 금지되었었고, 만약 여자일 경우, 투표 권한도 없었습니다.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.1920 zum Beispiel durfte man keinen Alkohol drinken. Wenn man eine Frau war, durfte man nicht wählen.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.In 1920 had je het drankverbod; als vrouw mocht je nog niet gaan stemmen.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Năm 1920, bạn không được phép uống rượu, nếu là phụ nữ thì khômg được bầu cử.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Na przykład w roku 1920 nie wolno było pić; a kobietom odmawiano prawa głosu.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Por ejemplo, en 1920 no era permitido beber alcohol; y si eras una mujer no te era permitido votar.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.В 1920, к примеру, вам не разрешалось выпивать. Если вы были женщиной, вам не разрешалось голосовать.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.През 1920 например, пиенето не е било разрешено, ако сте били жена, не сте могли да гласувате.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.ב1920, לדוגמה, אסור היה לכם לשתות; אם הייתם אישה אסור היה לכם לבחור.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.فمثلاً في عام 1920 لم يكن يسمح لنا بشرب الكحوليات و لو كنتِ امرأة لم يكن يسمح لك بالتصويت.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.女性の投票権はありませんでした 夏の夜に星と天の川を見上げて
O yüzden, bilmiyorum ama, J-Cub'ın içkisine zehiri koyan kişi o olamaz.Alors je suppose que euh, j'sais pas, c'est peut-être pas lui qui a mis le poison dans le verre de J-Cub
İlgili Sayfalar