içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir içki alır mısınız?Wilt u het al drinken?
Bir içki alır mısınız?Искате ли вече да си пийнете?
Bir içki alır mısınız?Хочете ковток?
Bir içki iç.Τι είπες για την υπηρέτρια; Ναι, την υπηρέτρια...
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Am venit să bem ceva... ... să-ţi mulţumesc, apoi mă-ntorc în camera mea.
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Én csak azért jöttem, hogy koccintsunk egyet megköszönjek mindent, aztán vissza is megyek a szomámba.
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Ik ben hier alleen voor een drankje en om je te bedanken en dan ga ik weer naar mijn kamer.
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Sólo vine para tomar un trago rápido... ...para darte las gracias y luego volveré a mi habitación.
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Vim cá só para tomar uma bebida rápida... ...para agradecer e depois volto para o meu quarto.
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.أنا هنا لكي أتناول مشروب سريع لأقول لك شكراً و ثم سأعود لغرفتي
Bir içkiye ihtiyacım varNecesito un trago.
Bir içkiye ne dersin?술 한 잔 할래?
Bir içkiye ne dersin?Mau pergi minum ?
Bir içkiye ne dersin?Vamos beber algo?
Bir içkiye ne dersin?¿vamos por un trago?
Bir içkiye ne dersin?Випити не хочеш?
Bir içkiye ne dersin?ما رأيك لو تناولنا مشروبا؟
Birkaç içki içtik.Apenas bebemos um pouco.
Birkaç içki içtik.Bebimos unos tragos.
Birkaç içki içtik.Kami hanya minum sedikit
Birkaç içki içtik.같이 술만 마셨어요
Birkaç içki içtik.Я лише запропонував випити
Birkaç içki içtik.كنـا قد حظينـا ببعض الكؤوس
Bir şeye ihtiyacın var mı? İçki?Вам ничего не нужно?
Bir şeye ihtiyacın var mı? İçki?Трябва ли ви нещо?
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Egy turista utazik a skót felföldön, és megáll egy kocsmában egy italra.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Ein Tourist auf Rucksacktour durch die schottischen Highlands kehrt auf einen Drink in einen Pub ein.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.En turist er på rygsæktur i højlandet i Skotland, og han stopper ved en pub for at få noget at drikke.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.한 관광객이 스코틀란드의 산악지대를 통과하며 배낭여행을 하는데, 선술집에 음료를 마시기 위해 멈춥니다.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Người lữ hành nọ rảo bước trên những cao nguyên của vùng Scotland, ông ta dừng chân ở một quán rượu.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista baťůžkář prochází skotskou vysočinou a zastaví se v hospodě na pití.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turysta podróżuje z plecakiem przez wyżyny Szkocji i zatrzymuje się w pubie na coś do picia.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista fa escursionismo nelle Highland scozzesi, e si ferma in un pub a bere.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista mochilero va por las tierras altas de Escocia y se detiene en un pub a tomar un trago.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turist călătoreşte în ţinuturile muntoase ale Scoţiei, şi se opreşte la un pub pentru a bea ceva.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Андрю Стантън: Един турист обикаля из планините на Шотландия и спира в кръчма за едно питие.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Турист совершает поход по высокогорью Шотландии. Он заходит в паб чего-нибудь выпить.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.תרמילאי אחד מטייל לו ברמות של סקוטלנד, והוא עוצר למשקה באיזה פאב.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.يجول سائح بحقيبة ظهر عبر مرتفعات أسكتلندا، ويتوقف في حانة ليشرب.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.旅行中に 何か飲もうと パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした
Bize, normal insanlar gibi bir içki teklifiyle falan yaklaşsaydınız... ...sorun olmazdı.لو أردت أن تنضم إلينا لشكل عادي من التفاعل الاجتماعي مثل كأس من الشراب لكنا وافقنا
Bölümümde içkiye en dayanıklı kişi bendim.És a csoportunkban én vagyok a legjobb ivó.
Bölümümde içkiye en dayanıklı kişi bendim.Et je suis celle qui peut boire le plus, de toute ma fac.
Bölümümde içkiye en dayanıklı kişi bendim.لدي القدرة على التحمل الاكبر في كليتي
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""C'est sauvage - mais je suppose que je boive."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Det är vilda - men jag antar att jag får dricka."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Es ist wild - aber ich denke, ich trinke."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Het is wild - maar ik denk dat ik drinke."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Itu liar - tapi kurasa aku minum."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Je to divoký - ale myslím, že jsem se napil."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Je to divoký - ale myslím, že som sa napil."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde."자신의 빈방에서 유리. "그것은 야생의 -하지만 난 마실 수 있습니다 같아요."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""To je divji - ampak mislim, da sem lahko pijačo."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""To jest dzikie - ale sądzę, abym się napił."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Това е див, но аз предполагам, че могат да пият."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""Це дика - але я вважаю, я можу пити".
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde."كوب من غرفته الغيار. "انها البرية -- ولكن أعتقد أنني قد شرب."
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""あなたは、多くのケンプ、これら十数年が変わっていない。
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Acum ia bine seama, să nu bei nici vin, nici băutură tare, şi să nu mănînci nimic necurat.
İlgili Sayfalar