içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mutlu saat boyunca bütün içkiler yarı fiyatına.During happy hour, all drinks are half price.
Belki içkiyi bırakmalısın.Maybe you should quit drinking.
Bu şeker içki içeriyor mu?Does this candy contain liquor?
Hadi. Bir içki al.Come on. Have a drink.
Parti bu gece benim evimde! İçkiler benden!Party at my house tonight! Drinks on me!
İçki içmek yasaya aykırı değildir.Drinking isn't against the law.
En az iki içki var.There's a two-drink minimum.
İçki içmeyen adamlar hâlâ var mı?Are there still men yet who don't drink?
Başka bir içki için hazır mısın?Are you ready for another drink?
Tom bir içki daha sipariş etti.Tom ordered another drink.
Tom eskiden çok içerdi ama artık o, bir içki karşıtı.Tom used to drink a lot, but now he's a teetotaler.
Onlar tüm formlarda içkiden uzak durmayı savunuyor.They advocate complete abstinence.
Belli ki içki içiyor olmak için çok gençsin.You're obviously too young to be drinking.
Avustralya'da İçki içebilmek için kaç yaşında olmak zorundasın?How old do you have to be in Australia to be able to drink?
Yeni komşularımızı bir içki için davet ettik.We have invited our new neighbours for a drink.
Önce bir içki içelim.Let's have a drink first.
Üniversitede içki içtin mi?Did you drink in college?
Asla içki içmem ve araba sürmem.I don't ever drink and drive.
Asla içkini gözetimsiz bırakma.Never leave your drink unattended.
Bir içki istiyorum.I want a drink.
Üç yıldır içki içmiyorum.I've been sober for three years.
Yıllar önce içki içmeyi bırakmalıydım.I should have quit drinking years ago.
Biraz serinletici içki ister misin?Would you care for some refreshments?
Siz bayanlar biraz serinletici içki ister misiniz?Would you ladies care for some refreshments?
Siz centilmenler biraz serinletici içki ister misiniz?Would you gents care for some refreshments?
O içki kokuyordu.He reeked of liquor.
Onun nefesi içki kokuyordu.His breath reeked of liquor.
Tom içki içmeyi azalttı.Tom has cut down on drinking.
Bir içki daha içelim.Let's have another drink.
Başka bir içki içelim.Let's have another drink.
Tom arkadaşlarıyla birlikte sık sık dışarı içki içmeye gider.Tom often goes out drinking with his friends.
Tom içkimden bir yudum aldı.Tom took a sip of my drink.
Hey, bu şampanya şişesi kimin için? Ben içki sipariş etmedim.Hey, who's this bottle of champagne for? I haven't ordered drinks.
Bir içki kullanabilirim.I could use a drink.
Şu anda gerçekten bir içki içebilirim.I could really use a drink right now.
Tom ölesiye içki içiyordu.Tom drank himself to death.
Tom, barda herkes için içki ısmarladı.Tom bought drinks for everyone at the bar.
Soğuk bir içki istiyorum.I'd love a cold drink.
İçki ve tatlı sunacağız.We'll provide drinks and dessert.
İçki ve tatlı sağlayacağız.We'll provide drinks and dessert.
Tom, Mary'nin içkisine zehir koydu.Tom put poison in Mary's drink.
Herkesin bir içkiye ihtiyacı var.Everybody needs a drink.
Tom aşırı içki içmeye başladı.Tom began binge drinking.
Tom içkiyi bırakacağına söz verdi.Tom signed a pledge.
Tom içkiye tövbe etti.Tom signed a pledge.
Alkolsüz içkim nerede?Where is my soft drink?
İçkilerimiz pahalıydı ve sulandırdık.Our drinks were expensive and watered down.
İçki içtiğin için araç kullanamazsın.You cannot drive because you have drank.
Bir içki tutarken dans edemem.I can't dance holding a drink.
Sigara, içki ya da uyuşturucu kullanmam.I don't smoke, drink or do drugs.
Tom benden daha çok içki içiyor.Tom drinks more than I do.
Sanırım bu gece Tom'la içki içmeye gitmesen daha iyi olur.I think it'd be better if you didn't go drinking with Tom tonight.
Bana ve arkadaşıma bir içki için katılmak ister misin?Would you like to join me and my friend for a drink?
Ben içkiliyim.I'm tipsy.
Jamal içki almaya gitmek için şantiyeden ayrıldı.Jamal left the construction site to go get a drink.
Fadil beni bir içki içmeye davet etti.Fadil invited me to have a drink.
Dün gece ne kadar içki içtin?How much did you have to drink last night?
Artık içki içmeyeceğim diye kendi kendime söz vermiştim.I promised myself I wouldn't drink anymore.
Zaten bizim için bir pizza ve birkaç içki ısmarladım.I've have already ordered a pizza and a couple of drinks for us.
Ben içki içmiyorum.I'm not drinking.
İlgili Sayfalar