içiyor ile cümle

içiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››其 中 的 人 、 雖 然 指 著 永 生 的 耶 和 華 起 誓 、 所 起 的 誓 、 實 在 是 假 的
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››其中 的 人 、 雖然 指著 永生 的 耶和華 起誓 、 所 起 的 誓 、 實 在 是 假的
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için가라사대 여호와께서 이르시기를 내가 나를 가리켜 맹세하노니 네가 이같이 행하여 네 아들 네 독자를 아끼지 아니하였은즉
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin içinog sa: Ved mig selv sverger jeg, sier Herren: Fordi du gjorde dette og ikke sparte din eneste sønn,
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin içinВ Себе Си се заклевам, казва Господ, че понеже си сторил това нещо и не пожали сина си, единствения си син,
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin içinויאמר בי נשבעתי נאם יהוה כי יען אשר עשית את הדבר הזה ולא חשכת את בנך את יחידך׃
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin içinوقال بذاتي اقسمت يقول الرب. اني من اجل انك فعلت هذا الامر ولم تمسك ابنك وحيدك
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için耶 和 華 說 你 既 行 了 這 事 、 不 留 下 你 的 兒 子 、 就 是 你 獨 生 的 兒 子 、 我 便 指 著 自 己 起 誓 說
‹‹RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için耶和華 說 你 既 行 了 這事 、 不 留下 你 的 兒子 、 就是 你 獨生 的 兒子 、 我 便 指著 自己 起誓說
Şarabımı içiyorum, o kadar.Csak szürcsölgetem a boromat.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Ik drink gewoon mijn wijn.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Îmi beau şi eu vinul.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Je ne fais que boire mon vin.
Şarabımı içiyorum, o kadar.- Só estou a beber o meu vinho.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Sólo intento tomar mi vino.
Şarabımı içiyorum, o kadar.أنا أشرب نبيذي
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?Aku yang menyelamatkanmu kenapa dia yang dapat?
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?C'est moi qui vous ai sauvée, pourquoi vous la donnez à quelqu'un d'autre ?
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?Én mentettem meg, miért adja valaki másnak?
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?Người cứu cô là tôi. Tại sao lại đưa người khác?
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?Sono io che ti ho salvato, perché dovresti darlo a qualcun altro?
Seni kurtaran benim, o niye içiyormuş?أنا الوحيد الذي أنقذك فلماذا هو يحصل عليه ؟
Sigara mı içiyordun?¿Fumas?
Sigara mı içiyordun?Kau merokok ?
Sigara mı içiyordun?너 담배 폈었니?
Sigara mı içiyordun?Você costumava fumar?
Sigara mı içiyordun?Ти хіба палиш?
Sigara mı içiyordun?لقد كنتِ تدخنين؟
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.A potem przy bólu głowy zażywamy łyk tej wody i - voilà! - po bólu.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Aztán amikor fejfájása van vesz egy kortyot ebből a vízből és voila! El is múlt.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Dann, wenn sie Kopfschmerzen haben, nehmen sie einen Schluck von dem Wasser und Voila! Es ist weg.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Ensuite, quand vous avez un mal de tête, vous prenez une gorgée de cette eau, et voilà ! C'est passé.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Khi đó, mỗi lần bạn bị đau đầu, bạn uống một chút nước ở đó và nó biến mất.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.그리고 나서, 여러분에게 두통이 있다면, 그 강물 한 모금 먹고는, 와우, 두통이 낫는다는 거죠.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.loknete si vody z jezera a voilà! Bolest je pryč.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.luați o înghițitură din această apă, și voila! a dispărut.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Om du sedan får huvudvärk kan du ta en smutt av detta vattnet, och voila! så är den borta.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Poi, quando vi prende il mal di testa bevete un sorso di quell'acqua e voilà! È sparito.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Sitten kun päänsärky iskee, otetaan kulaus vettä ja kas niin! Se katoaa.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Smerten er væk.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Y después, cuando tengamos dolor de cabeza, tomamos un sorbo de esta agua y... ¡voilà! Desapareció.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Τότε, όταν έχεις πονοκέφαλο, παίρνεις μια γουλιά από αυτό το νερό, και βουαλά! έφυγε.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Затем, когда наступает головная боль, вы выпиваете глоток этой воды, и Вуаля! боль исчезает.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.После, когато имате главоболие пиете глътка от тази вода и - оп - готово.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.ואז, כשאתם סובלים מכאב ראש, אתם לוקחים לגימה מהמים האלה, והנה לכם! כאב הראש נעלם.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.ثم، عندما تصاب بصداع، كنت تأخذ رشفة من هذا الماء، وفويلا! يذهب الصداع.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.この水を飲むと ほうら 治った (笑い)
Starbucks'da Roman Coppola ile birlikte kahve içiyorduk.Roman Coppola와 스타벅스에서 커피를 마시고 있었죠.
Starbucks'da Roman Coppola ile birlikte kahve içiyorduk.Zes maanden geleden waren Keith en ik in LA en we dronken koffie bij Starbucks met Roman Coppola.
Starbucks'da Roman Coppola ile birlikte kahve içiyorduk.והיינו בסטארבקס, שותים קפה עם רומן קופולה.
Starbucks'da Roman Coppola ile birlikte kahve içiyorduk.وكنا في ستاربكس نشرب قهوة مع رومان كوبولا.
Starbucks'da Roman Coppola ile birlikte kahve içiyorduk.彼は主に彼の会社 ディレクターズ・ビューローで
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.3回ぐらい繰り返して飛び立ちます
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.Ela está a beber o equivalente a um copo de água, vai fazer isso cerca de três vezes e a seguir voa.
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.Hun vil drikke et glas der er ca. så stort for os, hun vil gøre det ca. tre gange og så flyve.
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.저 벌이 마시는 설탕물의 양은 사람으로 치면 이만큼 되는거죠.
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.Y se bebe un vaso de agua que es así de grande para ti o para mí.
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.Τώρα πίνει ένα ποτήρι νερό που είναι περίπου τόσο μεγάλο για εμάς.
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.עכשיו היא שותה כוס מים שהיא כזאת גדולה לנו,
Şu anda bize göre bir bardak su büyüklüğünde bir şeyi içiyor.وها هي تشرب الآن كأساً من الماء والذي يعادل هذا الحجم بالنسبة لكم ولي ..

İlgili Sayfalar