içiyor ile cümle

içiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.نحن من ندفع المال و لكن شخصا آخر يشربها
Pepper içiyorum.." dediler.Acrescentaram uma metáfora e disseram: "Eu bebo Dr. Pepper..."
Pepper içiyorum.." dediler."Ich trinke Dr. Pepper..."
Pepper içiyorum.." dediler."Ik drink Dr. Pepper..."
Pepper içiyorum.." dediler."Io bevo Dottor Pepper..."
Pepper içiyorum.." dediler."Je bois du Dr.
Pepper içiyorum.." dediler."나는 닥터 페퍼를 마신다" 했습니다.
Pepper içiyorum.." dediler.Pepper a menő..."
Pepper içiyorum.." dediler."Piju Dr. Pepper..."
Pepper içiyorum.." dediler."Аз пия Др. Пепър..."
Pepper içiyorum.." dediler."Я пью Доктора Перчика..."
Pepper içiyorum.." dediler."Я п'ю Доктора Перчика.."
Pepper içiyorum.." dediler.ואמרו, "אני שותה דר. פפר ..."
Pepper içiyorum.." dediler.وقالوا " أنا أشرب د. بيبر "
Pepper içiyorum.." dediler.すぐに何十億リットルも
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Bedugják a nyelvüket, amit ormánynak hívnak, és cukros vizet isznak.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Chúng cho lưỡi vào đó. gọi là vòi, và uống nc đuờng.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.De stikker tungen ind kaldet en snabel og så drikker de sukkervand.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Elle mettent leur langue, qui s'appelle un proboscis, et elles boivent de l'eau sucrée.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Enfiam ali a língua delas, que se chama probóscide, e bebem água açucarada.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Își pun limba acolo, numită proboscis, și beau apă cu zahăr.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.설탕물을 마시는 겁니다.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.llamada probóscide, y beben el agua con azúcar.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Mereka melekatkan lidahnya di sana, lidah yang disebut proboscis, dan minum air gula.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Strčí do ní jazyk, kterému se říká sosák, a napijí se sladké vody.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Vi conficcano la lingua, chiamata proboscide, e bevono l'acqua zuccherata.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Vystrčia jazyk, zvaný cuciak, a pijú nektár.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Wkładają tam języki, zwane trąbkami, i piją wodę z cukrem.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Ze steken hun tong er in, de proboscis zoals die heet, en ze drinken suikerwater.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Βάζουν τη γλώσσα τους εκεί, την προβοσκίδα τους, και πίνουν ζαχαρόνερο.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Вот он сел на цветок, просовывает туда свой язык, называется хоботок, и пьёт сахарную воду.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.Пъхат там вътре езика си, наречен пробосцис, и пият захарна вода.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.שנקראת פרובוסיס, והן שותות מי סוכר.
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.وتدعى " خرطوم النحلة " ومن ثم يشربون السكر
Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.この蜂はこれぐらいの大きさのコップから砂糖水を吸い
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››A čeprav pravijo: Kakor GOSPOD živi, vendar prisegajo po krivem. –
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››A keď aj hovoria: Ako že žije Hospodin, i tak prisahajú falošne.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Ale choć mówią: Jako żyje Pan, tedy przecię krzywo przysięgają.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Ale i když říkají: Živť jest Hospodin, takovým způsobem křivě přisahají.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Anche quando esclamano: «Per la vita del Signore!», certo giurano il falso
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Chiar cînd zic: ,Viu este Domnul!` ei jură strîmb.`
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Dầu chúng nó nói rằng: Thật như Ðức Giê-hô-va hằng sống! ấy cũng là thề dối!
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Dầu chúng_nó nói rằng : Thật như Ðức_Giê - hô-va hằng sống ! ấy cũng là thề dối !
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››E ainda que digam: Vive o Senhor; de certo falsamente juram.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Kamu berkata bahwa kamu menyembah TUHAN, padahal kamu tidak bermaksud demikian
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››그들이 여호와의 사심으로 맹세할지라도 실상은 거짓 맹세니라
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Még ha azt mondják is: Él az Úr! bizony hamisan esküsznek!
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Même quand ils disent: L`Éternel est vivant! C`est faussement qu`ils jurent.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Men säga de än: »Så sant HERREN lever», så svärja de dock falskt.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Mutta vaikka he sanovat: "Niin totta kuin Herra elää", he kuitenkin vannovat väärin.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Og om de enn sier: Så sant Herren lever, så sverger de allikevel falsk.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Pero aunque dicen: "¡Vive Jehovah!", ciertamente juran en falso
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Siger de: "Så sandt HERREN lever", sværger de falsk.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Und wenn sie schon sprechen: "Bei dem lebendigen Gott!", so schwören sie doch falsch.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Zelfs als zij mijn naam gebruiken om een eed te zweren, liegen zij nog.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Και αν λεγωσι, Ζη ο Κυριος, ψευδως τωοντι ομνυουσι.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Защото, ако и да казват: заклевам се с живота на Господа! Те наистина лъжливо се кълнат.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Хотя и говорят они: „жив Господь!", но клянутся ложно.
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››ואם חי יהוה יאמרו לכן לשקר ישבעו׃
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››وان قالوا حيّ هو الرب فانهم يحلفون بالكذب.

İlgili Sayfalar