içiyor ile cümle
içiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu nedenle Egemen RAB şöyle diyor: Ant içiyorum ki, çevrenizdeki uluslar da aşağılanacaktır.所以 我 起誓 說 、 你 們 四 圍 的 外邦人 總要 擔當 自己 的 羞辱 . 這是 主 耶和華 說的
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque, se os tirássemos das ruas, iria cheirar muito melhor e... oh pois, nós bebíamos água do rio.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque si sacamos esos residuos de las calles, olerá mucho mejor, y -- cierto, también tomamos agua del río.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Usuwając odpady z ulic, nie śmierdzi tak bardzo ale z rzeki pijemy wodę.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Want als we het uit de straten verwijderen, dan stinkt het minder en... o ja, we drinken uit de rivier.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Γιατί αν τα διώχναμε από τους δρόμους, η μυρωδιά θα έφευγε και -- α ναι, πίνουμε νερό απ' το ποτάμι.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Защото, ако ги махнем от улиците, ще мирише много по-добре и - о, да, ние пием от реката.
Bu sana içiyorsunuz.Diese muss ich dir zu trinken.
Bu sana içiyorsunuz.- Romeo, jövök! ez nem iszom veled.
Bu sana içiyorsunuz.- Romeo, minä tulen! Tämän Juonko sinulle.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Alors, nous avons mangé, bu, réfléchi, vécu l'espace public pendant un bon bout de temps.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Chúng tôi đã cùng ăn, uống, cùng nghĩ và cùng sống với không gian công cộng trong một thời gian dài.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Così abbiamo mangiato, bevuto, pensato, vissuto lo spazio pubblico per un bel po' di tempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Deci am chibzuit, am reflectat, am cumpănit spațiul public de o vreme.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Dus wij eten, drinken, denken en leven de openbare ruimte al heel lang.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Es así que hemos estado comiendo, bebiendo, pensando y viviendo el espacio público por bastante tiempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.우리는 꽤 오랜시간 먹고, 마시고, 생각하고, 생활할 수 있는 공공의 공간을 만들어 왔습니다.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Portanto, estivemos a comer, a beber, a pensar, a viver o espaço público durante bastante tempo.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Wir haben also öffentlichen Raum eine ganze Weile gegessen, getrunken, gedacht und gelebt.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Zatem jedliśmy, piliśmy, myśleliśmy i bardzo dużo czasu spędzaliśmy w tej przestrzeni publicznej.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Итак, мы ели, пили, думали, жили в публичном пространстве достаточно долгое время.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.Така че ядохме, пихме, мислехме, живяхме в обществено пространство за дълго време.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.אז אכלנו, שתינו, חשבנו, חיינו מרחב ציבורי כבר די הרבה זמן.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.وبالتالي فنحن نأكل ونشرب ونفكر ونعيش الفضاءات العامة لوقت طويل جداً.
Bu yüzden uzunca bir süredir kamu alanlarını yiyor, içiyor, düşünüyor, yaşıyoruz.飲んだり考え事をしたり 生活したり 長い時間を過ごしています そのことから わかることは
Çok içiyor.Túl sokat iszik.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.For den Allmektiges piler sitter i mig, og min ånd drikker deres gift; Guds redsler stiller sig op imot mig.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.전능자의 살이 내 몸에 박히매 나의 영이 그 독을 마셨나니 하나님의 두려움이 나를 엄습하여 치는구나
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Lebo strely Všemohúceho väzia vo mne, ktorých jed pije môj duch; hrôzy Božie postavily sa do šiku proti mne.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Nebo střely Všemohoucího vězí ve mně, jejichž jed vysušil ducha mého, a hrůzy Boží bojují proti mně.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Thi i mig sidder den Almægtiges Pile, min Ånd inddrikker deres Gift; Rædsler fra Gud forvirrer mig.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Ибо стрелы Вседержителя во мне; яд их пьет дух мой; ужасы Божииополчились против меня.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.כי חצי שדי עמדי אשר חמתם שתה רוחי בעותי אלוה יערכוני׃
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.لان سهام القدير فيّ وحمتها شاربة روحي. اهوال الله مصطفة ضدي.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.因 全 能 者 的 箭 射 入 我 身 、 其 毒 、 我 的 靈 喝 盡 了 . 神 的 驚 嚇 擺 陣 攻 擊 我
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.因 全能者 的 箭 射入 我 身 、 其毒 、 我的靈喝 盡 了 . 神 的 驚嚇 擺陣 攻 擊我
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.A krkavci mu donášali chlieb a mäso ráno a chlieb a mäso večer, a z potoka pil.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.A krkavci přinášeli jemu chléb a maso každého jitra, též chléb a maso každého večera, a z potoka pil.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.A kruki przynosiły mu chleb i mięso rano, także chleb i mięso w wieczór; a pił z potoku.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Buổi mai và buổi chiều chim quạ đem bánh và thịt cho người; và người uống nước khe.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Buổi_mai và buổi chiều chim quạ đem bánh và thịt cho người ; và người uống nước khe .
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Corbii îi aduceau pîne şi carne dimineaţa, şi pîne şi carne seara, şi bea apă din pîrîu.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.De raven brachten hem elke morgen en avond brood en vlees en hij dronk water uit de beek.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.E os corvos lhe traziam pão e carne pela manhã, como também pão e carne � tarde; e ele bebia do ribeiro.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.És a hollók hoztak néki kenyeret és húst reggel és este, és a patakból ivott.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.I corvi gli portavano pane al mattino e carne alla sera; egli beveva al torrente
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Ja kaarneet toivat hänelle leipää ja lihaa aamuin sekä leipää ja lihaa illoin, ja hän joi purosta.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu."까마귀들이 아침에도 떡과 고기를, 저녁에도 떡과 고기를 가져 왔고 저가 시내를 마셨더니"
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Krokarji pa so mu prinašali kruha in mesa zjutraj ter kruha in mesa zvečer, in iz potoka je pil.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Los cuervos le traían pan y carne por la mañana, y pan y carne por la tarde; y bebía del arroyo
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.og Ravnene bragte ham Brød om Morgenen og kød om Aftenen, og han drak af Bækken.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.og ravnene kom til ham med brød og kjøtt om morgenen og med brød og kjøtt om aftenen, og han drakk av bekken.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.Und die Raben brachten ihm das Brot und Fleisch des Morgens und des Abends, und er trank vom Bach.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.И вороны приносили ему хлеб и мясо поутру, и хлеб и мясо по вечеру, а из потока он пил.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.И враните му донасяха хляб и месо заран, и хляб и месо вечер; а той пиеше от потока.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.והערבים מביאים לו לחם ובשר בבקר ולחם ובשר בערב ומן הנחל ישתה׃
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.وكانت الغربان تاتي اليه بخبز ولحم صباحا وبخبز ولحم مساء وكان يشرب من النهر.
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.烏 鴉 早 晚 給 他 叼 餅 、 和 肉 來 . 他 也 喝 那 溪 裡 的 水
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.烏鴉 早晚 給 他 叼餅 、 和 肉來 . 他 也 喝 那 溪裡 的 水
Diyorlardı ki " Bizim milkshake imizi Çin mi içiyor ? " (Kahkaha)Mówili... ..."Czy Chiny piją nasz koktajl mleczny?"