içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bunu slaydın içine ekledim çünkü sıkça bu projede hayvanların olup olmadığına dair sorular soruluyor.Но я вставила этот слайд, потому что меня часто спрашивают, есть ли в проекте животные.
Ama bunu slaydın içine ekledim çünkü sıkça bu projede hayvanların olup olmadığına dair sorular soruluyor.אך את השקופית הקודמת הכנסתי כאן, כי מרבים לשאול אותי אם במיזם שלי יש בעלי חיים.
Ama bunu slaydın içine ekledim çünkü sıkça bu projede hayvanların olup olmadığına dair sorular soruluyor.ولكنني وضعت هذه الشريحة هنا لأنني دائماً أُسأل عن وجود أي حيوانات في هذا المشروع
Ama bunu slaydın içine ekledim çünkü sıkça bu projede hayvanların olup olmadığına dair sorular soruluyor.私のプロジェクトに動物はいないのかとよく聞かれるからです サンゴを除けば
Ama buraya ulaşmak çok güç. Sahra'nın içine giden yol yok.Nu există drumuri în Sahara.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Abychom to mohli vyřešit, musíme se nejdříve podívat dovnitř.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Ahhoz, hogy ezt elvégezzük, bele kell néznünk.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Ale, aby to zrobić, musimy popatrzeć na to co mamy w środku.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .이것을 하려면 그 안을 살펴봐야 해요
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Maar om dit op te kunnen lossen, moeten we kijken wat er in staat.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Mais pour cela, il faut regarder ce qu'elle contient.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Ma per calcolare questa cosa, dobbiamo guardarci dentro.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Mas para calcularmos isso, nós temos que olhar dentro dele.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Pero a fin de evaluar esta cosa, tenemos que mirar en su interior.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Vi skal regne det ud, der står inden i den.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Αλλά προκειμένου να το βρούμε, πρέπει να δούμε μέσα σε αυτό.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .Но за да го довършим трябва да погледнем вътре.
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .ولكن حتى نقيمه، علينا ان نرى ما بداخله
Ama bu şeyi hesaplamak için içine bakmalıyız. .その中を先に見なくていけません. そしてこの中を見ると,ここには 7 たす 3 かける 3 があります.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.E l'idea era di andare dentro e fare un sopralluogo interno della nave, che non era mai stato fatto.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ideana oli mennä sisään laivaan, ja tehdä sisätilan kuvaus, jollaista ei ollut aiemmin tehty.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.그리고 배 내부를 조사하기로 했습니다. 우리가 하기 전에는 이런 시도를 한 사람이 없었습니다.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Koncepcja była taka, aby wejść do wnętrza statku i zbadać je po raz pierwszy w historii.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Och idén var att gå in och göra en insides undersökning av det fartyget, vilket aldrig hade gjorts.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Og ideen var at tage ind og lave en indvendig inspektion af det skib, hvilket aldrig var blevet gjort før.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Plán byl dostat se dovnitř a zmapovat interiér lodi, což předtím nikdo nikdy neudělal.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Unsere Absicht war, hineinzutauchen und sich das Innere des Schiffs anzusehen, was nie zuvor getan worden war.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Và ý tưởng là đi vào bên trong để làm một cuộc nội khảo sát con tàu, điều chưa từng được làm.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ο στόχος μας ήταν να ερευνήσουμε το εσωτερικό του πλοίου, κάτι που δεν είχε γίνει ποτέ ως τότε.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идея заключалась в том, чтобы обследовать интерьер корабля, чего раньше никто не делал.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идеята беше да направим интериорно изследване на кораба, което никога не беше правено.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ідея полягала в тому, щоб дослідити інтер'єр корабля, і ніхто ніколи цього раніше не робив.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.והרעיון היה להיכנס פנימה ולעשות סקירה פנימית של הספינה ההיא, מה שמעולם לא נעשה.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.وكانت الفكرة بأن نرسلها الى داخل السفينة ونقوم بعمل جولة داخلية لم يقم بها أحدٌ من قبل
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.船内の調査をするためです それまで手段が無く 誰も入れなかったので
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.하지만 회사했습니다. 난 넥타이를 묶어 코트를 탔고
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.لكنني كنت حازما. تعادل لي ربطة عنق ، وصلت الى ومعطف
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.チョッキと、居間に入った。
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Aber ein Ei, das man ins Nichts hineinlegt, ist ein Ei.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Însă un ou introdus în neant, este un ou.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Maar een ei dat je in het niets legt, is een ei.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Mais un œuf qu'on met dans le néant, c'est un œuf.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Mas um ovo que se meta no vazio é um ovo.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Ma un uovo nel nulla, è pur sempre un uovo.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Pero un huevo en la nada, es un huevo.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.Но яйцо, помещённое в небытие, остаётся яйцом.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.אך ביצה שממוקמת באינות היא ביצה.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.لكن بيضة نضعها في العدم، هي بيضة.
Ama hiçbir şeyin içine koyduğunuz tohum da bir tohumdur.하지만 무(無)의 상태에 놓여진 달걀은 그저 달걀일 뿐입니다.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Ale mężowie oni, wyciągnąwszy rękę swoję, wwiedli Lota do siebie w dom, i zamknęli drzwi.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Ale mužovia vystreli svoju ruku a vtiahli Lota k sebe do domu a zavreli dvere.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Allora dall'interno quegli uomini sporsero le mani, si trassero in casa Lot e chiusero il battente
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Aqueles homens, porém, estendendo as mãos, fizeram Ló entrar para dentro da casa, e fecharam a porta;
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Då räckte männen ut sina händer och togo Lot in till sig i huset och stängde dörren.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Da rakte Mændene Hånden ud og trak Lot ind til sig og lukkede Døren;
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Dar bărbaţii aceia au întins mîna, au tras pe Lot înlăuntru la ei în casă, şi au încuiat uşa.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Da strakte mennene hånden ut og tok Lot inn til sig i huset og lukket døren.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.De kinyújták azok a férfiak kezeiket, és bevonák Lótot magokhoz a házba és bezárák az ajtót.
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.Entonces los hombres extendieron las manos, metieron a Lot en la casa con ellos y cerraron la puerta
Ama içerdeki adamlar uzanıp Lutu evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.griffen die Männer hinaus und zogen Lot hinein zu sich ins Haus und schlossen die Tür zu.
İlgili Sayfalar