içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
5 tamı tamına şunu temsil eder -- şunların tümünü çerçeve içine alalım.これを丸で囲んでおきましょう. これが5の部分を示しています.
-5 yıllık kullanım yazıcının içine yerleştirilen bir çip sayesinde belirlendiğini fark etti.Pro dosažení tohoto záměru, umístěním čipu hluboko v jádru tiskárny.
-5 yıllık kullanım yazıcının içine yerleştirilen bir çip sayesinde belirlendiğini fark etti.Το πέτυχαν προσθέτοντας ένα τσιπ βαθιά μέσα στον εκτυπωτή.
680'de Mısır'ı bile içine alacak kadar büyüdüler.C., ¡Egipto!
7'yi kutunun içine alıyoruz.7을 상자 안에 들고갑니다.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Dus ik stop 7 in de doos.
7'yi kutunun içine alıyoruz.No, więc wkładam 7 do pudełka.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Takže vemu 7 do krabičky.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Vi putter 7 ind i vores kasse.
7'yi kutunun içine alıyoruz.Отже, я поміщаю 7 в ящик.
7'yi kutunun içine alıyoruz.اذاً نأخذ 7 الى داخل الصندوق
7'yi kutunun içine alıyoruz.コンピューターのようなものとして それを見ることができます。
9, 297 nin içine girer.297 ÷ 9
9, 297 nin içine girer.297 podzielić przez 9.
9, 297 nin içine girer.297除以9
9, 297 nin içine girer.9를 297에 나눠보죠
9, 297 nin içine girer.9*3 = 27で、
9, 297 nin içine girer.9 cabe 297.
9, 297 nin içine girer.9 entra en 2 97.
9, 297 nin içine girer.Il 9 sta nel 297.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabel zijn de bekers waarin hij giet zijn gif.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabil sunt tumblere în care el toarnă otrava lui.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable là tumblers vào đó ông đổ chất độc của mình.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable ovat uurteita, johon hän vuodattaa hänen myrkkyä.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable sind die Gläser, in die er gießt sein Gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable so mešalni, v katerega je prelije svojo strup.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable sont les gobelets dans lesquels il déverse son poison.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable to kubki, do którego nalewa jego trucizny.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abomináveis são os copos em que ele derrama seu veneno.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominevoli sono i bicchieri in cui versa il suo veleno.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Afskyelige er de tumblere, hvori han hælder sin gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Avskyvärda är de tumlare där han häller sitt gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Keji adalah gelas yang ke dalamnya ia menuangkan racun nya.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Odporné jsou sklenice, do které se nalije jeho jed.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Odporné sú poháre, do ktorej sa naleje jeho jed.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.가증스러운 그가 독약을 붓고있는에 tumblers 있습니다.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Utálatos a poharat, amelybe ő önti a mérget.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Αποτρόπαιο είναι οι ανατροπείς στο οποίο χύνει δηλητήριο του.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Гнусни са чаши, в които той излива своята отрова.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Огидний знаходяться тумблери, в який він наливає його отрутою.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Отвратительный находятся тумблеры, в который он наливает его ядом.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.הנורא הם כוסות תוך שהוא שופך את הרעל שלו.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.البغيضة هي التي البهلوانات في انه يصب سمومه.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.しかしなしの真のシリンダ - 内で、villanous緑gogglingのメガネ
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.A ja som veľmi plakal, že sa nikto nenašiel hoden otvoriť a prečítať knihu ani nazrieť do nej.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Da gråt jeg sårt fordi ingen blev funnet verdig til å åpne boken eller se i den.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.E eu chorava muito, porque não fora achado ninguém digno de abrir o livro nem de olhar para ele.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Et je pleurai beaucoup de ce que personne ne fut trouvé digne d`ouvrir le livre ni de le regarder.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.In jaz sem jokal silno, da ni bil nihče za vrednega spoznan odpreti knjige, ne gledati je.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Io piangevo molto perché non si trovava nessuno degno di aprire il libro e di leggerlo
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.I płakałem bardzo, iż nikt nie był znaleziony godny, aby otworzył i czytał księgi, i wejrzał w nie.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Ja minä itkin kovin sitä, ettei ketään havaittu arvolliseksi avaamaan kirjaa eikä katsomaan siihen.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.이 책을 펴거나 보거나 하기에 합당한 자가 보이지 않기로 내가 크게 울었더니
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Och jag grät bittert över att ingen befanns vara värdig att öppna bokrullen eller se, vad som stod däri.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Og jeg græd såre, fordi ingen fandtes værdig til at åbne Bogen eller at se i den.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Şi am plîns mult, pentrucă nimeni nu fusese găsit vrednic să deschidă cartea şi să se uite în ea.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Und ich weinte sehr, daß niemand würdig erfunden ward, das Buch aufzutun und zu lesen noch hineinzusehen.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Vì không có ai đáng mở quyển sách ấy hoặc nhìn xem nó nữa , nên tôi khóc dầm_dề .
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Vì không có ai đáng mở quyển sách ấy hoặc nhìn xem nó nữa, nên tôi khóc dầm dề.
Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı.Y yo lloraba mucho, porque ninguno fue hallado digno de abrir el libro; ni siquiera de mirarlo
İlgili Sayfalar