Ana içeriğe geç
Sözlük

içinde ile cümle

içinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Karatavuk çimin içinde küçük kırmızı bir solucan buldu.The blackbird found a little red worm in the green grass.
Dikkat et! Elbise kolun çorbanın içinde.Careful! Your sleeve is in the soup.
Onu herkesin içinde eleştirme.Don't criticize him in public.
Bunların herhangi birini birkaç yıl içinde hatırlamayacaksın.You won't remember any of this in a couple of years.
Bize yardım etseydin bu karışıklığın içinde olmazdık.We wouldn't be in this mess if you had helped us.
Birkaç dakika içinde Tom'u burada karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom here in a few minutes.
Otuz dakika içinde sana bir araba gönderiyorum.I'm sending a car for you in thirty minutes.
Birkaç dakika içinde alt katta Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom downstairs in a few minutes.
Ben birkaç ay içinde üniversiteye başlıyorum.I'm starting college in a couple of months.
Yaklaşık otuz dakika içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in about thirty minutes.
Üç saat içinde seninle burada tekrar görüşeceğim.I'll meet you back here in three hours.
Birkaç dakika içinde buranın dışında olacağız.We'll be out of here in a few minutes.
Tom iyi bir ruh hali içinde görünüyor.Tom appears to be in a very good mood.
Beş dakika içinde hazır olacağım.I'm going to be ready in five minutes.
İyi bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.It looks like you're in a good mood.
Beş dakika içinde seninle orada buluşacağım.I'll meet you there in five minutes.
Sadece bir dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in just one minute.
Birkaç gün içinde buradan çıkacağız.We'll be out of here in a few days.
Tom bir saat içinde burada olmalı.Tom should be here within the hour.
Sadece birkaç dakika içinde geri geleceğim.I'll be back in just a few minutes.
Birkaç saat içinde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.You'll feel better in a few hours.
Herkesin içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to talking in public.
Ben sadece bir saniye içinde seninle olacağım.I'll be with you in just a second.
Yaklaşık otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in about 30 minutes.
Dört ya da beş gün içinde geri geleceğim.I'll be back in four or five days.
Birkaç saat içinde döneceğim.I'll be back in a couple of hours.
Bir saat içinde burada hazır olacağım.I'll be finished here in an hour.
Ben bizim anlaşma içinde olmamızdan memnunum.I'm glad we're all in agreement.
On dakika içinde seni alacağım.I'll pick you up in ten minutes.
Ben orada kısa süre içinde olacağım.I'll be there in a little while.
On dakika içinde Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom in ten minutes.
Kısa bir süre içinde görüşürüz.I'll see you in a little while.
Bir saat içinde orada buluşacağız.I'll meet you there in an hour.
Yaklaşık bir saat içinde seni arayacağım.I'll call you in about an hour.
Birkaç dakika içinde Tom'u arayacağım.I'll call Tom in a few minutes.
Üç ay içinde otuz yaşında olacağım.I'll be thirty in three months.
Birkaç dakika içinde orada olacağım.I'll be there in a few minutes.
Kısa bir süre içinde evde olacağım.I'll be home in a little while.
Bir saniye içinde döneceğim.I'll be back there in a second.
Yirmi dakika içinde döneceğim.I'll be back in twenty minutes.
Birkaç dakika içinde geleceğim.I'll be along in a few minutes.
Birkaç gün içinde seni göreceğim.I'll see you in a couple days.
Onu elimden geldiğince kısa süre içinde yapacağım.I'll do that as soon as I can.
Beş dakika içinde orada olacağım.I'll be there in five minutes.
Bir saniye içinde geri geleceğim.I'll be back in just a second.
Tom bir dakika içinde burada olacak.Tom will be here in a minute.
Tom bir dakika içinde aşağıda olacak.Tom will be down in a minute.
Bir dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in a minute.
Beş dakika içinde geri döneceğim.I'll be back in five minutes.
Yaklaşık bir hafta içinde döneceğim.I'll be back in about a week.
Birkaç ay içinde döneceğim.I'll be back in a few months.
Üç saat içinde seni göreceğim.I'll see you in three hours.
Bir saat içinde Tom'u alacağım.I'll pick up Tom in an hour.
Bir saat içinde Tom'u alırım.I'll pick Tom up in an hour.
Otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in 30 minutes.
Üç saat içinde döneceğim.I'll be back in three hours.
Bir dakika içinde orada olacağız.We'll be there in a minute.
Bir saat içinde Tom ile buluşacağım.I'm meeting Tom in an hour.
On dakika içinde dönerim.I'll return in ten minutes.
Tom acı içindeymiş gibi görünüyor.Tom appears to be in pain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod