Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Iedereen wil meedoen.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Jeder möchte einmal mitmachen.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Toata lumea vrea sa fie in mijlocul actiunii.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Todos quieren participar en esto.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Tout le monde veut y participer.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Tutti vogliono essere parte dell'azione.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Wszyscy nagle chcą się wykazać.
Herkes hareketin içinde olmak istiyor.Всеки иска да се включи.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Arbeit: Sich mit Tätigkeiten beschäftigen, die bedeutsam und befriedigend sind.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Arbejde: at deltage i aktiviteter der er meningsfyldte og tilfredsstillende.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Công viêc là tham gia các hoạt động có ý nghĩa và tạo ra sự thỏa mãn.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.일: 의미있고 만족스러운 활동에 참여하는 것.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Lavoro: impegnarsi in attività che abbiano un significato e che diano soddisfazione.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Le travail : s'engager dans des activités qui ont un sens et sont satisfaisantes.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Munca: angajarea în activități semnificative și satisfăcătoare.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Munka: olyan tevékenységekben részt vállalni, amelyek számunkra értelmesnek és kielégítőnek számítanak.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Pekerjaan: terlibat dalam aktifitas yang bermakna dan memuaskan.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Praca: angażowanie się w aktywności, które mają znaczenie i są satysfakcjonujące.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Práca: zapájanie sa do aktivít, ktoré sú zmysluplné a uspokojujúce.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Práce: účast v činnostech, které jsou smysluplné a uspokojující.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Trabajo: participar en actividades significativas y gratificantes.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Trabalho: participar em atividades significativas e gratificantes.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Werk: deelnemen aan activiteiten die zinvol zijn en tevreden stellen.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Εργασία: Η ενασχόληση με δραστηριότητες που έχουν νόημα και προσφέρουν ικανοποίηση.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Работа: принятие участия в деятельности, которая имеет смысл и приносит удовлетворение.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.Работа: участие в дейности, които са значими и удовлетворяващи.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.אהבה: ניהול מוצלח של קשרים עם האנשים הקרובים אלינו ועם הקהילות שאנחנו חלק מהן.
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.والعمل : يعني الانخراط بمهام مرضية وذات مغزى
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.満足をもたらす活動に従事することです もし周囲の人との関係がうまくいっていて
İşte zaten önemli olan da buydu, o güçlü sevginin içinde olmak.E poiché era tutto lì, essere in quell'amore, era così potente.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.È stato molto interessante passare del tempo nella mia testa in questi ultimi due giorni.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.Es war sehr interessant, in meinem Kopf zu sein.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.Et cela a été vraiment très intéressant d'être cérébrale.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.Het is heel interessant geweest om in mijn hoofd te leven.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.I bardzo ciekawie jest w mojej głowie.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.지난 이틀 간 제 머리 속은 뒤죽박죽이었어요.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.Și a fost foarte interesant să fiu în capul meu.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.Y ha sido muy interesante estar en mi cabeza.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.И мне было очень интересно снова очутиться в голове.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.И наистина беше интересно да си в главата ми.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.וזה היה לי מאוד מעניין להיות בתוך הראש שלי.
Kafamın içinde olmak çok ilginç.و كان من الشيق التواجد في راسي
Kafamın içinde olmak çok ilginç.この二日間 とっても混乱した状態です
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Até é divertido interagir com eles porque é visual.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.C'est même amusant de s'y confronter parce que c'est visuel.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Det är till och med roligt att engagera sig med dem eftersom de är visuella.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.E' addirittura divertente affrontarli perché è visuale.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.E chiar amuzant să te angrenezi în ele pentru că e totul vizual.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Es incluso divertido involucrarse en ellos porque es visual.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Es ist sogar ein Vergnügen sich mit ihnen zu beschäftigen, da sie visuell sind.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Het is zelfs leuk om ermee aan de slag te gaan omdat het visueel is.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Je dokonce zábava se jimi zabývat, protože je vidíte.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Je to dokonca zábava zaoberať sa nimi, pretože je to vizuálne.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.이걸 집중해서 보는 건 심지어 재밌습니다. 왜냐하면 이건 시각적이기 때문이죠.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Még vicces is lehet, mert látványos.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Nawet zabawnie jest przyjmować, ponieważ są widoczne.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Thậm chí còn vui hơn khi tập trung vào vì đó là hình ảnh.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Είναι έως διασκεδαστικό να ασχολείσαι μαζί τους γιατί είναι οπτικό.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Дори е забавно да се занимаваш с тях, защото е визуално.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.Ещё более интересно, когда вы вовлечены в них, потому что они теперь визуально представлены.