Kimse öğrenmek için çok yaşlı değildir.One is never too old to learn.
Hiç kimse öğrenmek için çok yaşlı değildir.No one is too old to learn.
Devrim konseyi strateji planlamak için toplandı.The revolutionary council met to plan strategy.
O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.She certainly looks beautiful in a Japanese kimono.
Tartışmasız, o, iş için en iyi adam.He is, without question, the best man for the job.
Bunun onu yapmak için en iyi yol olmayabileceğini kabul ediyorum.I admit this may not be the best way of doing it.
Nükleer silahlar tüm insanlık için bir tehdittir.Nuclear weapons are a threat to all humanity.
Her gidiş yeri için gidiş dönüş bileti aşağıdaki gibi.Round-trip fares to each destination are as follows.
Her yolcu için iki parça bagaj limiti vardır.There is a limit of two pieces of luggage for each passenger.
Japoncayı öğrenmek yabancılar için zordur.It is difficult for foreigners to master Japanese.
Bir yabancı bir dili öğrenmek için en iyi yol nedir?What is the best way to learn a foreign language?
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.The good way to know a foreign country is to go there.
Yabancı bir ülkeye girmek için bir pasaporta ihtiyacın var.You need a passport to enter a foreign country.
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.The surgeon persuaded him to undergo an organ transplant.
Cerrah beni bir ameliyat geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an operation.
Dışarıda hava soğuk olduğu için içeri gel.Come inside because it's cold outside.
Dışarıda hava soğuk olduğu için, paltonu giysen iyi olur.Since it's cold outside, you'd better put your overcoat on.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Dışarıdaki gürültü sinirime dokunduğu için canım çalışmak istemedi.I didn't feel like studying because the noise outside was getting on my nerves.
Ben oynamak için dışarı çıkabilir miyim?May I go out to play?
Dışarısı gürültülü olduğu için iyi uyuyamadım.I couldn't sleep well because it was noisy outside.
Resim eğitimi almak için Fransa'ya gidiyorum.I'm going to France to study painting.
Rahatsızlık için bizi affet.Excuse us for the inconvenience.
Dikkatsiz hatam için herkes beni suçluyor.Everybody blames me for my careless mistake.
Balina yakalamak için bir çaçabalığı atın.Throw a sprat to catch a whale.
Deniz kenarı, çocukların oynamaları için ideal bir noktadır.The seaside is an ideal spot for the children to play.
Bu, uluslararası olduğu için altı dolar olacak.It's going to be six dollars because it's international.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.The number of students going abroad to study is increasing each year.
Ben, bir deniz nakliyat şirketi için çalışıyorum.I work for a shipping company.
Onarmak için asla çok geç değil.It is never too late to mend.
Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.He went to France to brush up on his speaking ability.
Şirketimizi birlikte çevirmemiz için yeni bir lidere ihtiyacımız var.We need a new leader to pull our company together.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Şirket maddi zorluklar içinde.The company is in financial difficulties.
Şirket yöneticilerinden bazıları bir konferans için şehir dışındalar.Some of the company's executives are out of town for a conference.
Firmanın gezileri için bir otobüs kiraladılar.They chartered a bus for the firm's outing.
Hata için muhasebeci suçlandı.The accountant was blamed for the mistake.
Biz öğle yemeği için toplantıyı erteledik.We adjourned the meeting for lunch.
Toplantı iki saat içinde bitirilebilir mi?Can the meeting be finished within two hours?
Toplantı için bir tarih tespit et.Fix a date for the meeting.
Toplantı için gündem dağıtıldı.The agenda for the meeting has been distributed.
Toplantıya geç kaldığım için üzgünüm.Sorry I'm late for the meeting.
Bir konferansa katılmak için Tokyo'ya geldim.I came to Tokyo to attend a conference.
Toplantıya zamanında yetişmek için acele edelim.Let's hurry to be in time for the meeting.
Beni görmek için biraz zaman bulup bulamayacağınızı merak ediyorum.I wonder if you could find some time to see me.
Sanat kitapları ve kataloglar satın almak için nereye gidebilirim?Where can I go to buy art books and catalogues?
Bir grup oluşturmak için bir araya geldik.We came together to form a group.
Akşam yemeğinden sonra kısa bir toplantı için toplandık.We got together for short meeting after dinner.
Biz sorunları çözmek ve bilgiyi düzenlemek için bilgisayarlar kullanırız.We use computers to solve problems and to put information in order.
İhtiyacımız olan tüm parayı sağlamak için sana güveniyoruz.We're banking on you to provide all the money we need.
Biz onun cesareti için ona hayranız.We admire her for her bravery.
Onlarla müzakere yapması için onu atadık.We delegated him to negotiate with them.
Zararı ödemeyi reddettikleri için mahkemeye gittik.We went to court when they refused to pay for the damage.
Biz onun hatası için üzgünüz.We are sorry for his mistake.
Biraz yiyecek almak için dükkâna girdik.We went into a shop to get some food.
Bir demiryolu inşa etmek için sözleşme yaptık.We contracted to build a railway.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.