Ana içeriğe geç
Sözlük

için için ile cümle

için için kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.A mosdómedenczét pedig helyhezteté a gyülekezet sátora közé és az oltár közé, és önte abba vizet a mosdásra.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.A postavil umyvadlo mezi stánkem úmluvy a mezi oltářem, do něhož nalil vody k umývání.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.A postavil umyvák medzi stánom shromaždenia a medzi oltárom a nalial doň vody na umývanie.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Bak perunggu ditaruhnya di antara Kemah dan mezbah, lalu diisinya dengan air
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Collocò la conca fra la tenda del convegno e l'altare e vi mise dentro l'acqua per le abluzioni
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Colocó la fuente entre el tabernáculo de reunión y el altar, y puso en ella agua para lavarse
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Cũng để thùng về giữa khoảng hội mạc và bàn thờ, cùng đổ nước vào đặng tắm rửa;
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Cũng để thùng về giữa khoảng hội mạc và bàn_thờ , cùng đổ nước vào đặng tắm_rửa ;
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Depois: colocou a pia entre a tenda da revelação e o altar, e nela deitou água para a as abluções.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Derpå opstillede han Vandkummen mellem Åbenbaringsteltet og Alteret og hældte Vand deri til Tvætning.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Il plaça la cuve entre la tente d`assignation et l`autel, et il y mit de l`eau pour les ablutions;
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.In postavil je umivalnik med shodni šator in oltar in vlil vode vanj za umivanje.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Ja altaan hän asetti ilmestysmajan ja alttarin välille ja kaatoi siihen vettä peseytymistä varten.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.그가 또 물두멍을 회막과 단 사이에 두고 거기 씻을 물을 담고
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Och han ställde bäckenet mellan uppenbarelsetältet och altaret och göt vatten till tvagning däri.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Potem postawił wannę między namiotem zgromadzenia, a między ołtarzem, w którą nalał wody dla umywania.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Tvettekaret satte han mellem sammenkomstens telt og alteret og hadde vann i det til å tvette sig med.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Und das Handfaß setzte er zwischen die Hütte des Stifts und den Altar und tat Wasser darein zum Waschen.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.И поставил умывальник между скиниею собрания и жертвенником и налил в него воды для омовения,
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.Положи и умивалника между шатъра за срещане и олтара и наля в него вода, за да се мият,
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.וישם את הכיר בין אהל מועד ובין המזבח ויתן שמה מים לרחצה׃
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.ووضع المرحضة بين خيمة الاجتماع والمذبح. وجعل فيها ماء للاغتسال.
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.把 洗 濯 盆 安 在 會 幕 和 壇 的 中 間 、 盆 中 盛 水 、 以 便 洗 濯
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.把 洗濯盆 安在 會幕 和 壇 的 中間 、 盆中 盛水 、 以便 洗濯
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.A ak ste boli v tej časti krajiny takto vypadajú tie kopy horiaceho, tlejúceho uhoľného odpadu.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.A jestli jste byli v této části země, takhle vypadají planoucí a doutnající hromady odpadu od černého uhlí.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Dan jika anda pernah ke bagian negara itu, seperti inilah bentuk limbah batu bara yang dibakar.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Dupa o vreme, am decis sa plec din aceasta zona.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.En als u ooit in dit deel van de VS bent geweest, zo zien grote hopen brandend en smeulend kolenafval eruit.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.És ha már jártatok az ország azon részén, így néz ki az az égő, parázsló szén hulladék.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.여러분이 이 지역에 가 보셨다면, 이 모습이 연기를 피우며 타는 석탄폐석 더미라는 것을 알 수 있죠.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Se já estiveram nesta parte do país, é este o aspeto das pilhas de queima latente de resíduos de carvão.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Y si han estado en esa parte del país, es así como lucen aquellos montones de desechos de carbón ardientes.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.А ако сте били в онази част от страната, така изглеждат онези купчини горящи, тлеещи въглища.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.А якщо ви бували в тій частині країни то ось так виглядають купи вугілля, що горять і димлять.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Если вы были в тех краях, то вот как выглядят эти кучи горящего и дымяшего каменного угля.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.وإذا ذهبتم لهذا الجزء من البلاد، هذه ما تبدو عليه هذه الأكوام المحروقة من مخلفات الفحم.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.これは燃えくすぶる石炭廃棄物の山の様子なのです 私はこの地域を去り
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Ada sedikit air di dalamnya untuk memotivasi tikus itu bergerak, bila tidak dia akan diam saja di sana.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.All'interno c'è un po' d'acqua per invogliarlo a muoversi anziché rimanere fermo.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.És van egy kis víz is ebben a labirintusban, hogy az egeret motíválja valami, különben csak ülne ott.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Há lá água para fazer o rato mexer-se, senão ele ficaria ali parado.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Jest w nim trochę wody, żeby nakłonić mysz do ruchu, inaczej siedziałaby w miejscu.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.쥐를 움직이게 합니다. 아니면 쥐는 그냥 앉아있겠죠.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Myš se musí pohybovat, protože v bludišti je voda.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Şi este un pic de apă în labirint pentru a motiva şoarecele să se mişte, altfel ar sta pur şi simplu.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Và có một chút nước trong mê cung để ép con chuột di chuyển, nếu không nó sẽ chỉ ngồi một chỗ.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Y tiene un poco de agua para motivar al ratón a moverse, o se quedaría allí sentado.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.И има малко вода в лабиринта, за да мотивира мишката да се движи, иначе просто ще си седи там.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.Также в нем налита вода, чтобы заставить мышь двигаться, иначе она бы просто сидела.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.שנועדו להניע את העכבר לזוז, אחרת הוא רק ישב שם.
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.من اجل تحفيز الفأر على التحرك .. لانه بغير هذا سوف يجلس في مكانه
Ve farenin hareketini canladırmak için içinde biraz su var, değilse olduğu yerde otururdu yalnızca.この迷路の目的は
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.유명산 7개를 모형화하고, 그후 그 산들의 모형을 도시적이고 건축적이며 살기 편한 환경으로 재해석하고,
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.A zakomponovať ich do mestských architektonických štruktúr obývateľných človekom.
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.Azerbajdzsán térképén, és újraértelmezzük őket városi és építészeti szerkezetekbe, amik lakhatóak lesznek.
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.En ze te herinterpreteren in stedelijke en architectonische structuren, bewoonbaar door mensen.
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.E reinterpretá-las em estruturas urbanas e arquitectónicas, habitáveis por vida humana.
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.Și să-i reintepretăm în structuri urbane și arhitectonice locuite de oameni.
Ve onları kentsel, mimari yapılar olarak insan hayatı için içinde yaşanabilir şekilde yeniden yorumlamaktı.И да ги пресъздадем в градски и архитектурни структури, населени с човешки живот.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod