Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Und die Bilder, welche uns von dort oben erreichten erwecken sogar noch heute ein Gefühl der Liebe in uns.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Zdjęcia, które przesłali na dół, nawet dzisiaj budzą w nas uczucie miłości.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Και οι φωτογραφίες που έστειλαν στη Γη, ακόμα και σήμερα γεννούν συναισθήματα αγάπης μέσα μας.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.И астронавтите полетяха в космоса и преживяха връхната точка на изолацията.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.私たちは地球に恋してしまったのです。
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye göreEd infatti la nostra valutazione era altrettanto chiara:
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye göre그리고 실제로 우리 조직내 평가도 매우 분명했습니다.
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye görela cual había sido clarísima durante todo el tiempo que la había visto.
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye göreואכן, הערכות הפנימיות שלנו היו מאוד ברורות
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye göreوفي الواقع ، تقييمنا الداخلي كان واضحا جدا :
Ve aslında, bizim kendi içimizde yaptığımız değerlendirmeye göreイラク周辺国はもちろん
Ve bu zihinsel huzur içimizdeki çok daha büyük huzur potansiyelinin göstergesidir.E questa pace mentale è un segno della più grande possibilità di pace che si trova già dentro di noi.
Ve bu zihinsel huzur içimizdeki çok daha büyük huzur potansiyelinin göstergesidir.Esta paz mental é um sinal de um maior potencial para a paz, que já existe dentro de nós.
Ve bu zihinsel huzur içimizdeki çok daha büyük huzur potansiyelinin göstergesidir.Y esta paz mental es una señal del mayor potencial para la paz que ya se encuentra dentro de nosotros.
Ve bu zihinsel huzur içimizdeki çok daha büyük huzur potansiyelinin göstergesidir.ושלוות נפש זו היא סימן לקיומו של פוטנציאל גדול בהרבה לשלום שטמון בנו מלכתחילה.
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.Ak to dokážeme, dokážeme tiež v sebe nájsť to, čo potrebujeme na zodpovedanie dôležitej otázky, ktorou je:
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.그리고 실제로 그렇게 된다면 우리는 하나의 거대한 질문에 맞서기 위해 무엇이 필요한지를 각자 찾을 수 있을 것입니다.
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.ואם נוכל למצוא את זה, נוכל למצוא, כל אחד בתוך עצמו, את הדבר שעלינו למצוא כדי להתייצב מול השאלה הגדולה,
Ve eğer bunu bulabilirsek, her birimiz içimizde şu karşılaşmamız gereken önemli soruyu kolaylıkla bulabilecek.各々が「私達はどう変わればいいのか」という 大きな課題に 必要なものは 何かがわかります
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.I ostatecznie chcemy móc użyć tej koncepcji do promowania zdrowej grupy mikroorganizmów w pomieszczeniu.
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.우리가 최종적으로 하길 원하는 것은 이 컨셉을 이용해 내부에 건강한 그룹의 미생물들을
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.Met dit concept willen we ertoe komen ook binnenshuis een gezonde groep van micro-organismen te krijgen.
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.ומה שאנחנו רוצים לעשות בסופו של דבר הוא להיות מסוגלים להשתמש ברעיון הזה בכדי לעודד קבוצה בריאה
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.وما نريد في النهاية القيام به هو أن نكون قادرين على استخدام هذا المفهوم لترويج مجموعة صحية
Ve en çok istediğimiz şey bu konsepti içimizde sağlıklı bir mikroorganizmalar grubu oluşturmak.この考えを応用して 体に良い微生物を 建物の中に取り込むことです
Ve içimizde değişmeyen bir hakikat vardır.E há uma verdade dentro de nós mesmos que não está mudando.
Ve içimizde değişmeyen bir hakikat vardır.En er is een waarheid in onszelf die niet verandert.
Ve içimizde değişmeyen bir hakikat vardır.Och det finns en sanning inuti oss själva som inte förändras.
Ve içimizde değişmeyen bir hakikat vardır. Onun da değişmeye ihtiyacı yoktur.A bensőnkben pedig van egy olyan igazság, amely nem változik.
Ve içimizde değişmeyen bir hakikat vardır.Y hay una verdad dentro de nosotros mismos que no va a cambiar.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.A je opravdu na nás, abychom jim ponechali šťastný a dlouhý život.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.Dan itu sebenarnya di dalam diri kita memberi mereka bahagia kehidupan ... dan yang panjang.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.Dan sebenarnya adalah keinginan kita untuk memberi mereka kehidupan yang berbahagia ... dan lestari.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.De fapt este in natura noastra sa le oferim o viata fericita... si o viata lunga.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.De fapt este in natura noastra sa le oferim o viata fericita... si o viata lunga.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.E in realtà è dentro tutti noi il concedere loro una vita felice e lunga.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.E in realtà è dentro tutti noi il concedere loro una vita felice e lunga.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.Es parte de uno mismo ser capaces de darles una vida feliz y duradera.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.És valójában bennünk van, hogy boldog életet adjunk nekik... és hosszút.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.És valójában bennünk van, hogy boldog életet adjunk nekik... és hosszút.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.Et cela fait en réalité partie de nous de leur accorder une vie heureuse, et longue.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.In u bistvu nosimo v sebi to, da jim dovolimo srečno in dolgo življenje.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var. Kral Lear, kırda Gloucester'e sormuş:Ja on itse asiassa sisimmässämme suoda niille onnellinen elämä, ja pitkä ikä.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.Och det ligger faktiskt inom oss att förse dem med ett lyckligt liv ... och ett långt.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.Och det ligger faktiskt inom oss att förse dem med ett lyckligt liv ... och ett långt.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.Und es liegt tatsächlich an uns, ihnen ein glückliches Leben zu gestatten, und ein langes dazu.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.Und es liegt tatsächlich an uns, ihnen ein glückliches Leben zu gestatten, und ein langes dazu.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.Για την ακρίβεια είναι μέσα μας το να τους εγγυηθούμε μια χαρούμενη ζωή. Και μακρόχρονη.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.И это фактически в пределах нас предоставить им счастливое жизнь... и длинный.
Ve onlara mutlu ve uzun bir yasam sunmak bizim içimizde var.ולמעשה זוהי היכולת שלנו ,להעניק להם חיים שמחים .וחיים ארוכים
Ve onlara mutlu ve uzun bir yaşam sunmak bizim içimizde var.ולמעשה זוהי היכולת שלנו להעניק להם חיים שמחים, וחיים ארוכים.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.C'est comme si l'animal avait la grande faucheuse à l'intérieur de lui-même, accélérant le vieillissement.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.E' come se l'animale contenesse la morte al suo interno, che gli accelera l'invecchiamento.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.Então, é como se o animal tivesse a Morte com a sua foice dentro de si, a acelerar o envelhecimento.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.Es como si el animal tuviera a la parca dentro de sí, acelerando el envejecimiento.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.Es ist, als ob das Tier den Sensenmann in sich selber trägt, und das Altern beschleunigt.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.Het is alsof het dier een ingebouwde Magere Hein heeft die veroudering versnelt.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.Jako by to zvířátko mělo v sobě zubatou s kosou, která urychluje stárnutí.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.즉, 그 동물은 자신의 몸 속에 노화를 빠르게 진행시키는 저승사자를 가지고 있는 것과 마찬가지입니다
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.O grabeste. Ceea ce este similar cu a avea in corp pe doamna cu coasa, graband imbatranirea.