Ana içeriğe geç
Sözlük

içiçe ile cümle

içiçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İçiçe güzel bir birliktelik geçirmektedirler.And they do improvise, within a set form.
Anlatma zamanı ile vaka zamanı içiçedir, olaylar şimdiki zaman kipiyle anlatılır.The other concerned with Time but is a time in which text actualized.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.So in life and in papercutting, everything is connected.
Düz, içiçe'den iyidir.Flat is better than nested. Readability counts.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.All these three things, then, have to be melded together.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarThose three sectors and their sub-sectors are intertwining, morphing, enlarging
İlk önce biyolog %40 oranında şeker içeren içicek A'dan 2 litre alıyor. .Now this first drink, Drink A, it says he takes 2 liters of Drink A, which contains 40% sugar.
2 artı 1.2, 3.2 litre İçicek C'ye (%25 oranında şeker içeren içeceğe) eşittir. .2 plus 1.2 is 3.2 liters of Drink C, which has 25% sugar content.
İçicek B'nin içinde hiç şeker yok.There's no sugar in Drink B.
Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.Orchards thick with trees,
Ve içiçe girmiş bağlar-bahçeler.And orchards full of trees and interlacing boughs.
Evlerinizde oturun ve eski cahiliyye dönemindeki gibi halkla fazla içiçe olmayın.Remain in your houses; and display not your finery, as did the pagans of old.
Sıklıkla anlatı şimdiki zaman ve şimdiki zamanın hikayesi ile içiçe geçmiş biçimde aktarılır:Often in narrative it is found mixed with present and imperfect tenses:[57]
İçiçe üç surla çevrilmiş bulunan kalede iki cami, üç hamam, çeşmeler ve yeraltı zindanları bulumaktadır.تضُمّ مِنطَقَة شتَرِآُوبِينَغٌ - بُوغِنٌ مدِينتين، وثلاثةٌ أَسُوَّاق، واِثنان وثلاثِين بَلدَة.
Aynı zamanda İsviçre’nin Basel şehri ile de içiçedir.Den har fått sitt namn efter den Schweiziska staden Basel.
Anlatma zamanı ile vaka zamanı içiçedir, olaylar şimdiki zaman kipiyle anlatılır.A beszélői most a történések idejét határozza meg.
2 artı 1.2, 3.2 litre İçicek C'ye (%25 oranında şeker içeren içeceğe) eşittir. .2더하기 1.2는 3.2리터이고 25%의 설탕을 가지고 있겠네요
2 artı 1.2, 3.2 litre İçicek C'ye (%25 oranında şeker içeren içeceğe) eşittir. .Bude to 2 plus 1,2, tedy 3,2 litru roztoku C s 25% obsahem cukru.
2 artı 1.2, 3.2 litre İçicek C'ye (%25 oranında şeker içeren içeceğe) eşittir. .Vi har 3,2 liter af drik C, som indeholder 25 procent sukker.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.De asemenea, genetica şi neuroştiinţa demonstrează din ce în ce mai des structura complexă a creierului.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Genauso zeigen Genetik und Neurologie zunehmend, dass das Gehirn kompliziert aufgebaut ist.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.또한, 유전학과 신경과학은 두뇌가 복잡한 구조로 이루어졌다는 것을 보여주고 있습니다.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.La genética y la neurociencia muestran cada vez más que el cerebro es intrincado.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Még a genetika és idegtudomány is egyre inkább azt mutatja, hogy az agy bonyolultan strukturált.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Ngoài ra, di truyền học và khoa học thần kinh đang ngày càng cho thấy rằng não có cấu trúc phức tạp.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Ook genetica en neurowetenschappen tonen steeds meer aan dat het brein heel ingewikkeld in elkaar zit.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Rovnako genetika a neuroveda nám čoraz viac odhaľujú, že mozog je zložito štruktúrovaný.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Επίσης, η γενετική και η νευρολογία ολοένα και περισσότερο δείχνουν ότι ο εγκέφαλος είναι πολύπλοκα δομημένος.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Също така, генетиката и неврологията все повече показват, че мозъкът е сложно структуриран.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Также генетика и нейробиология всё чаще показывают, что мозг замысловато устроен.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.גם מדעי המוח והגנטיקה מראים יותר ויותר שהמוח הוא מבנה מורכב.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.أيضاً، الوراثة و علم دراسة العقل تظُهر لنا بإزدياد مستمر أن العقل له هيكل معقد جداَ .
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.脳の構造は複雑であることを 立証する研究が増えています これは 神経科学者ポール トンプソンらの
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Alle diese drei Dinge müssen dann miteinander kombiniert werden.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Alle drie deze zaken moeten zich vermengen met elkaar.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Ba thứ đó phải đi chung với nhau.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Ketiga hal tersebut harus disatukan.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.이 세가지가 함께 어우러져야 합니다.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Luego, estas tres cosas se deben unir.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Toate aceste trei lucru trebuie sa fie combinate.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Toutes ces 3 choses doivent donc être combinées ensemble.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Tutte questi tre aspetti devono essere messi assieme.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Wszystkie trzy trzeba połączyć.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Όλα τα τρία πράγματα έπειτα πρέπει να ενωθούν μαζί.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.После всички тези неща трябва да бъдат споени заедно.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Усі ці три почуття повинні бути об'єднані.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Эти три понятия должны быть соединены вместе.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.שלושת הדברים האלה אמורים להתערבב יחד.
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.وعلى هذه العناصر الثلاث ان تجتمع معا
Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.正義があれば、私たちの人生に境界線をひくことができます
Chesed. Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Alla dessa tre saker måste sedan föras samman.
Chesed. Bu 3 şey içiçe geçmiş olmalı.Todas estas três coisas têm que se misturar.
Düz, içiçe'den iyidir.수평 구조가 겹쳐진 구조보다 낫다.
Düz, içiçe'den iyidir.La lisibilité est importante.
Düz, içiçe'den iyidir. Okunabilirlik önemli.Si la implementación es fácil de explicar, puede ser una buena idea.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Assim, na vida e nos recortes de papel, tudo se encontra ligado.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Az életben és a papírvágásban minden összefügg mindennel.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Donc dans la vie et dans la découpe de papier, tout est lié.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.En la vida como en el recorte de papel todo está conectado.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Im Leben und im Papierschnitt ist alles verbunden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod