Ana içeriğe geç
Sözlük

içermek ile cümle

içermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sınav değişik testleri içermektedir.الاختبار يحتوي على مختلف الأجزاء الاختبارية.
Sınav değişik testleri içermektedir.测试不仅包括阅读理解及听力理解,还有采访问答、讨论及写作测试。
Sınav güzergahı çocukların okula giderken karşılaşacakları olağan trafik durumlarını içermek zorundadır.L'apprentissage du trafic est enseigné aux enfants dès le plus jeune âge.
Sınav güzergahı çocukların okula giderken karşılaşacakları olağan trafik durumlarını içermek zorundadır.Testrutten måste inkludera vanliga trafiksituationer som barnen kommer möta på vägen till skolan.
Sınav güzergahı çocukların okula giderken karşılaşacakları olağan trafik durumlarını içermek zorundadır.Trasa taka musi obejmować sytuacje drogowe, z którymi dzieci zetkną się późŸniej na swej drodze do szkoły.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Así que todo este tema de sujeto-objeto tiene importancia en relación con el humor.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Deci toată chestia asta cu subiect-obiect e relevantă în ce privește umorul.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Donc toute cette histoire de sujet et d'objet a sa place dans l'humour de cette manière.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.그리고 이 모든 주체-대상은 이런 식으로 유머와 관련이 있습니다.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Nochmal, dieses ganze Subjekt-Objekt-Ding ist für den Humor schon relevant.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Portanto, toda esta história de sujeito e objeto tem relevância para o humor.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Quindi questo tema del soggetto-oggetto è rilevante per l'umorismo in questo senso.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Relacja podmiot-przedmiot ma związek z humorem.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Så den her subjekt-objekt-historie spiller en rolle i forhold til humor.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Så hela den här subjekt-objekt saken får relevans för humorn på det här sättet.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Vậy nên toàn bộ sự chủ quan - khách quan đều liên quan đến sự hài hước bằng cách này.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Επομένως αυτό το θέμα υποκειμένου-αντικειμένου σχετίζεται με το χιούμορ με αυτόν τον τρόπο.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Вся эта тема "предмет-объект" имеет значимость для самого типа юмора.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.Така че цялото това нещо субект-обект има отношение към хумора по този начин.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.אז לכל הדבר הזה של הסובייקט-אובייקט יש קשר להומור בצורה הזאת.
Sonuçta bu nesne-obje arasındaki ilişki içinde bu şekilde bir mizah içermektedir.لذا فموضوع الفاعل والمفعول له علاقة بالفكاهة من هذه الناحية
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:As actividades deste observatório cobrem quatro domínios principais:
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:Činnostiagentúry sú rozdelené do štyroch základných okruhov:
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:Die Arbeit der Binnenmarktbeobachtungsstelle ist auf vier Hauptbereiche ausgerichtet:
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:Las actividades de dicho Observatorio abarcan cuatro ámbitos principales:
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:Le attività dell’Osservatorio coprono soprattutto quattro ambiti:
Söz konusu Gözetleme Noktasının faaliyetleri dört anaalanı içermektedir:Toto středisko vyvíjí činnost ve čtyřech hlavních oblastech:
"%s" paketi bulunamadı. Bununla beraber aşağıdaki paketler adlarında "%s" içermekte:تعذر العثور على "%s". على كلّ، الحزمة التالية تحتوي %s" في اسمها:
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Aceast≤ defini†ie se refer≤ ªi la consumul altor tipuri de opiacee, cum este metadona.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.A fogalommeghatározásba hagyományosan az egyéb opiátok, így a metadon használata is beleértendő.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Av hävd innefattas användning av andra opiater som metadon i denna definition.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Darüber hinaus wurde vereinbart, auch den Konsum anderer Opioide wie Methadon in die Definition einzubeziehen.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Definícia konvenčne zahŕňa užívanie iných opiátov, napríklad metadónu.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Do této definice podle dohody spadá užívání i dalších opiátů, jako je např. metadon.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.El perfil de los problemas crónicos relacionados con la droga en Europa es cada vez más complejo.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Il quadro dei problemi di consumo cronico degli stupefacenti in Europa appare sempre più complesso.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Määritelmä kattaa myös muiden opioidien, kuten metadonin, käytön.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Nesta definição convencionou-se incluir o consumo de outros opiáceos, como a metadona.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Omfattet af definitionen er pr. konvention brugen af andre opioider som f.eks. metadon.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Par convention, cette définition englobe l’usage d’autres opiacés, comme la méthadone.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.V definicijo je po dogovoru vključeno tudi uživanje drugih opioidov, kot je metadon.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Volgens afspraak valt ook het gebruik van andere opioïden, zoals methadon, onder deze definitie.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.Zwyczajowo definicja obejmuje również zażywanie innych opiatów, takich jak metadon.
Tanım, usulen, metadon gibi başka opioidlerin kullanımını da içermektedir.По подразбиране тази дефиниция включва и употребата на други опиати, като метадон.
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.Kapitola 7: Infekční nemoci a úmrtí související s drogami
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.La voce «trauma» comprende perlopiù incidenti, omicidi e altri atti violenti.
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.rândurile cohortei era, în medie, mai ridicat de 10 ori în comparaţie cu ansamblul populaţiei.
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.Vammat kattavat useimmat onnettomuudet, tapot ja muun väkivallan.
Uyum süreci eğitimi normalde Fince ya da İsveççe dil öğrenimini içermektedir.Integrationsutbildningen omfattar vanligen studier i finska eller svenska.
Uyum süreci eğitimi normalde Fince ya da İsveççe dil öğrenimini içermektedir.Kotoutumiskoulutukseen kuuluu tavallisesti suomen tai ruotsin kielen opiskelua.
Uyum süreci eğitimi normalde Fince ya da İsveççe dil öğrenimini içermektedir.La formation pour l'intégration comporte habituellement des cours de finnois ou de suédois.
Uyum süreci eğitimi normalde Fince ya da İsveççe dil öğrenimini içermektedir.Por lo general, la formación para la integración incluye el aprendizaje de lengua finesa o lengua sueca.
Uyum süreci eğitimi normalde Fince ya da İsveççe dil öğrenimini içermektedir.Во время обучения вы также ознакомитесь с финском обществом, культурой и трудовой жизнью.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Car, par votre laisse, vous ne devez pas rester seul jusqu'au sainte Eglise incorporer deux en un.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Denn durch deine Blätter, du bist nicht allein bleiben werde bis heilige Kirche sind mit zwei in einem.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Dla, przez liście, nie zostać sama Do świętego Kościoła zawierają dwa w jednym.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Đối với lá của bạn, bạn không được ở một mình Đến thánh nhà thờ kết hợp hai trong một.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Infatti, dalla vostra parte, non deve rimanere da solo Fino santa chiesa incorporare due in uno.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Kajti, ki vam ga zapusti, ga ne sme ostati sam Do cerkve svete vključi dva v enem.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.귀하의 단풍으로, 당신은 거룩한 교회까지 혼자 있으면 안된다, 한 두 통합.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod