İçeriği her türlü kategoriden yapı objelerine dair dokümantasyon ve bilgiler içermektedir.A ta obejmuje dokumentację i informacje dotyczące obiektów budowlanych wszystkich kategorii.
"Déjà Vu" şarkısı altyapısında bas gitar, konga, hi-hat, korno ve 808 içermektedir.Przykład stanowi utwór „Déjà Vu”, w którym pojawia się gitara basowa, kongi, róg, hi-hat i 808.
Prostellar halindeki güneşin fotosferi %71.1 hidrojen %27.4 helyum ve %1.5 ağır metal içermekteydi.Słońce w fazie protogwiazdy zawierało przypuszczalnie 71,1% wodoru, 27,4% helu i 1,5% metali.
SHA-2, kendinden önce gelen SHA-1’den önemli farklılıklar içermektedir.SHA-2 zawiera szereg zmian odróżniających go od poprzednika SHA-1.
Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir.Węglan magnezu MgCO3 (pol.). .
38% oranında alkol içermektedir.Zawiera około 38% alkoholu.
İki ışık tepesi birkaç milyon yoğun yıldız içermektedir.Gromada zawiera kilka milionów gwiazd.
Bu alanların her biri de bir dizi süreç içermektedir.Każda z tych części ma również swoje etapy.
Bu mozale Toprak askerleride içermektedir.Składa się tylko z wojsk lądowych.
World Wide Web'in bir arşivini içermektedir.Dostępny w World Wide Web:
Kromozom 17, muhtemelen 1,200 ile 1,500 arasında gen içermektedir.Liczbę genów chromosomu 17 szacuje się na 1 200-1 500.
Bu koalisyon Yoruba partilerini içermemişti.Dlaczego Jerozolima nie powinna organizować imprezy?
Kromozom 18, muhtemelen 300 ile 400 arasında gen içermektedir.Liczbę genów chromosomu 18 szacuje się na 300-400.
Kromozom 5 muhtemelen 900 ile 1,300 arasında gen içermektedir.Liczbę genów chromosomu 5 szacuje się na 900-1 300.
Diğer ortaya atılan faktörler cinsel yönelim üstündeki genetik kontrolü içermektedir.Pozostałe umożliwiają kontrolowany dostęp do genów.
Toplam 21 makale içermektedir.Całość liczy 21 rozdziałów.
Günümüzdeki ve geçmişteki dizileri içermektedir.Występuje w czasie teraźniejszym i przeszłym.
Seri 11 turnuvayı içermektedir.Tournée liczyło 11 koncertów.
Şarkı, İtalyan besteci Vittorio Monti'nin Csárdás adlı keman şov parçasından melodi içermektedir.Utwór zawiera fragment widowiska skrzypcowego „Csárdás” włoskiego kompozytora Vittorio Montiego.
Kromozom 16, muhtemelen 850 ile 1,200 arasında gen içermektedir.Liczbę genów mających swoje locus na chromosomie 16 szacuje się na 850-1 200.
Bu maliyetler spermisitleri içermez.Samice nie magazynują spermy.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Brała ona udział także w akcjach przeciwko ruchowi oporu.
Görev aynı zamanda iniş iptal simülasyonu da içermekteydi.W członie zniżania znajdował się także radar lądowania.
Grubun bazı şarkıları Aroyo'nun ana dili olan Bulgarca sözler içermektedir.Specyfiką niektórych piosenek jest to, że zostały nagrane w języku bułgarskim - rodzimym języku Miry Aroyo.
Bu araştırmalar B-şeritlerinin temel çalışmasını da içermektedir.Do jednych z podstawowych zadań Oddziału należy prowadzenie „Kartoteki b.
"Jesus Built My Hotrod", Butthole Surfers'In solisti Gibby Haynes'ın konuk vokallerini içermektedir.W Jesus Built My Hotrod zaśpiewał Gibby Haynes, muzyk Butthole Surfers.
Her iki füze de birbirleri ile pek çok ortak parça içermektedir.Wkrótce okazuje się, że oboje mają ze sobą bardzo wiele wspólnego...
Ve bazı cinselliğe gönderme yapan sahneler içermektedir (filmin sahneleri kesilmiş versiyonunda).Zespół przygotowuje stroje i zachowanie na scenie (odgrywanie scen obrazujących teksty piosenek).
Bu liste 2010 yılından günümüze demiryolu kazaları listesini içermektedir.Jego imię od 2010 nosi także jeden z pociągów InterRegio.
Bu belgeler MÖ 495 ila MÖ 399 yılları arasındaki bilgileri içermektedir.Papirusy dokumentują okres od roku 495 do 399 pp. n.e.
The Saw Is the Law adlı EP 3 parça içermekteydi.AK, w skład której wchodził 3 pp Leg.
Yazıtlar ise çok kısa olup çok az sayıda sözcük içermektedir.Większość materiałów zawiera jedynie krótkie wzmianki i ma ograniczoną tematykę.
Biao (表) veya "Kronolojiler"in 10 cildi ise olayların kronolojilerini (zaman çizelgelerini) içermektedir.10 rozdziałów Biao (表), czyli tablic chronologicznych.
Dizi, 51 bölüm ve bir film içermektedir.Serial liczył 51 odcinków oraz 2 filmy.
Çalışmaları genellikle sürrealist ve grotesk görüntüler içermektedir.Eseista często w swoich tekstach stosuje groteskę i ironię.
Yer ve karakter isimleri içermez.Imion i nazwisk świadkowie nie podają.
Her geceye bir masal içermektedir.Każdego wieczora przeżywaliśmy koszmar.
Rol dağıtımı, iş fırsatları ve kariyer tavsiyeleri de içermektedir.Prowadzi on m.in. działalność doradczą w zakresie rozwoju zawodowego oraz wybory ścieżki kariery.
Koleksiyon ayrıca üç oyunun da mevcut mücadele oyun modlarını içermektedir.Gracze mają do dyspozycji również trzy nowe areny walki.
Önbellek 7.2 milyon transistör içermektedir.3,2 miliona tranzystorów.
Nüshaların çoğu yaklaşık 50-78 arasında hikâye içermektedir.W większości przypadków zawodnikom tym przypisuje się numery z zakresu 50-79.
Bu dönemde tüketilen biralar bugünkülere göre daha koyu renkte ve daha az alkol oranı içermekteydi.Ziemia była wtedy dość zimna, Słońce wysyłało o 30% energii mniej niż w czasach dzisiejszych.
Bu küme 13 ile 27 arası gökada içermektedir.Grupa ta zawiera od 13 do 27 galaktyk.
Bu madde 1987 yılında yayınlanan Sid Meier's Pirates! oyunuyla ilgili bilgileri içermektedir.Jest to oficjalny remake wydanej w 1987 roku Sid Meier’s Pirates!.
Deneysel veri içermeyen kuramların bilimsel ve felsefi fikir alanında olduğu gibi farklılıkları bulunur.Istnienie życia poza Ziemią ma ważne naukowe i filozoficzne implikacje.
Sözlük, bir etimoloji sözlüğü olmamasına karşın sözcüklerin etimolojik açıklamaları da içermektedir.Opinie krytyczne o słowniku nie dotyczą objaśnień etymologicznych.
Arama motorları görevlerine göre birden fazla karmaşık teknoloji içermektedir.Po badaniach uznano jego konstrukcje za zbyt skomplikowaną technologicznie.
Bu liste 20.yüzyılda eser vermiş bestecileri içermektedir.Z tego okresu pochodzą odkryte w XX wieku gliniane naczynia.
Kromozom 13, muhtemelen 300 ile 700 arasında gen içermektedir.Liczbę genów mających swoje locus na chromosomie 13 ocenia się na 300-700.
Müze parkı 44 hektarlık alanda olup çeşitli yerlerden ve tarihi dönemlerden kalma binalar içermektedir.Museiparken är 44 hektar stor och har byggnader från olika platser och från flera historiska perioder.
Deneydeki bir sistem kendi sentezlerini katalizleyen AATE'nin türevlerini içermekteydi.Ett av de experimentella systemen innehöll varianter av AATE som katalyserade syntes av sig självt.
Günümüzde Oyunlar, Haziran ayının başlarında düzenlenmekte olup, 9 adet olimpik sporu içermektedir.Spelen hålls numera i juni, och innehåller nio av de olympiska sporterna.
Grup, Hollanda, Japonya, Danimarka ve Kamerun takımlarını içermektedir.I gruppen spelade Nederländerna, Danmark, Japan och Kamerun.
Türkiye Türkçesinde iki kelime farklı anlamlar içermektedir.Ordet är en baserat på två grekiska ord.
Kolesterol içermez.Innehåller inget kolesterol.
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.Denna ringled kräver ingen teknisk klättring.
Bu liste Pushing Daisies adlı dizide yer alan kurgusal karakterleri içermektedir.Nedanför är en lista över rollfigurerna i Pushing Daisies.
Roma anayasası resmi bir yazılı anayasa belgesi içermemekte idi.Det kejserliga Romarriket hade ingen skriven författning.
Grup, ev sahibi Güney Afrika, Meksika, Uruguay ve Fransa takımlarını içermektedir.I gruppen spelade värdnationen Sydafrika, Mexiko, Uruguay och Frankrike.
Çiğ tavuk eti kullanımında, etin Salmonella içermemesine dikkat edilmelidir.Kyckling som marinerats behöver enligt nuvarande regelverk inte testas för salmonella.