içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.W jej centrum znajduje się supermasywna czarna dziura.
1970'ten bu yana kulüp sürekli bir değişm içerisindeydi.Od 1923 roku kuchnia ta była otwarta na stałe.
Grup bu albümle müzik tarihinin bir hafta içerisinde en fazla satan grubu rekorunu kırdı.Najpopularniejszy z nich pobił rekord liczby wyświetleń w ciągu tygodnia.
Bu sırada rehabilitasyonu sona eren Willow, karmaşık duygular içerisinde Sunnydale’e dönmek üzere yola çıkar.W końcu ucieka z Sunnydale by odzyskać duszę, co w końcu mu się udaje.
Su, etanol ve gazyağı içerisinde tamamen karışabilir.Z wodą i z etanolem miesza się w dowolnym stosunku.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.Niemal połowa chorych umiera w ciągu 10 lat od momentu rozpoznania.
Sonuç olaraknükleer fizik içerisinde uygulamalar bulunmuştur ( özel olarak kuark- gluon plazma çalışmasında).Badanie wywołało kontrowersje (głównie w kontekście fizjonomiki).
Depo içerisinde de bir hesaplaşma vardır.Do boiska zalicza się także kosz.
18 saat içerisinde biletlere ilgi gösteren hayran sayısı ise iki milyondur.Liczba widzów klipu w drugim z serwisów w ciągu czterdziestu ośmiu godzin wyniosła dwa miliony.
Oliver'ın ayrılmasına az bir zaman kala, çift kendilerini belirsizlik ve hasret içerisinde bulur.Kiedy Jonathan wyjeżdża i zostają sami, oboje nie potrafią ukryć swoich uczuć.
Bilimsel ismi son 200 yıl içerisinde defalarca değişmiştir.Jej naukowa nazwa wielokrotnie ulegała zmianie.
Bunlar içerisinde Varşova Paktı ülkeleri örneğin Polonyada vardı.Byli to głównie obywatele państw członkowskich Układu Warszawskiego, w tym Polski.
Moğol bayrağı içerisinde de yer alır.Ten znak znajduje się także na fladze Mongolii.
Bu vadi içerisinde ilginç kaya oluşumları vardır.Znajdują się tu ciekawe formy skalne.
Orada bulunduğu süre içerisinde 381 adet kısa hikâye yazdı.W tym czasie rozegrał w Boca 381 ligowych spotkań.
Yukarı doğru bakarken tankın ortasında, onun içerisine doğru giden bir delik görür ve tankın içerisinde girer.Na dnie zbiornika znajduje się wlot gazu, który przepływa przez zbiornik i opuszcza go na górze.
Aynı model yılları içerisinde hatchback kasa tipleri de mevcuttu.Rok później podczas tych samych targów motoryzacyjnych zaprezentowano wersję hatchback.
Örgüt Avrupa Konseyi ile danışmalık statüsü içerisindedir ve UNESCO ile çalışmalar yapmaktadır.Fundacja ma status członka w Radzie Europy oraz umowy o współpracy między innymi z UNICEF i UNESCO.
Scarsdale, New York eyaleti içerisinde banliyö bir semttir.Scarsdale – miasto w Stanach Zjednoczonych, w stanie Nowy Jork, w hrabstwie Westchester.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Niestety niewiele gier wykorzystuje to urządzenie.
SSCB'nin dağılması sonucunda Ukrayna sınırları içerisinde kaldı.W rezultacie Sopoćkinie pozostały w granicach Białoruskiej SRR.
24 Aralık 2011 tarihinde NGC 4809 içerisinde Tip-Ic süpernova SN 2011jm keşfedilmiştir.W galaktyce NGC 4809 zaobserwowano supernową SN 2011jm.
Kulaç atma, yüzücüye su içerisinde en çok hız kazandıran harekettir.Służy on jako główna siła napędowa podczas pływania.
Güney Afrika Ulusal Öğrenci Birliği içerisinde yer aldı.Pierwotnie działał w wieloetnicznym National Union of South African Students.
Pulpa içerisinde, çevredekinden bir miktar daha fazla basınç mevcuttur (yaklaşık 30 cm H20).1 atmosfery (ciśnienie absolutne około 202 kPa).
Tesis içerisinde 2 çim, 1 toprak saha bulunmaktadır.Jezioro posiada 2 dopływy, jeden z jez.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.Wewnątrz niego zarysowywała się stopniowo rywalizacja między Prusami a Austrią.
Zaman içerisinde başka büyük kentlere de yayılmıştır.Z czasem protesty rozprzestrzeniły do innych większych i średnich miast.
Galaksi içerisinde iki adet süpernova gözlemlenmiştir.Dwie supernowe w jednej galaktyce! (pol.).
Hemen hemen tüm pillerde elektrotlar ve elektrolit tek bir kap içerisindedir.Zamiast tego on lub ona znajduje luki w prawie każdym ciągu filetycznym.
Çünkü içerisindeki kristaller birbirlerine sıkı bir şekilde bağlanmıştır.Cienkie igiełki kryształów są ze sobą bardzo gęsto połączone.
Ancak son 20 yıl içerisinde göç arttığı için nüfus azalmış, gelir kaynakları kısıtlanmıştır.Liczba ta zmniejszała się nadal, gdyż przez kolejne dekady udoskonalano ochronę granicy.
NGC 3953 içerisinde iki süpernova gözlemlenmiştir: Tip Ia süpernova SN 2001dp ve SN 2006bp.Do tej pory w galaktyce NGC 3953 zaobserwowano dwie supernowe – SN 2001dp i SN 2006bp.
İlkinde piyade tümenleri içerisinde tanksavar alayı olarak (4 batarya her batarya 12şer toptan oluşuyordu).Zorganizowano ją w system batalionowy na wzór batalionów piechoty liniowej, (każdy w składzie 4 kompanii).
Günümüzde bu bölgenin toprakları Rusya ve Ukrayna sınırları içerisindedir.Obecnie ziemie te znajdują się na pograniczu Polski i Ukrainy.
Bu yönerge 2004 ve 2005'te Debian içerisinde uzun süren çekişmelere sebep olmuştur.Gwałtowny wzrost zainteresowania podkastingiem nastąpił na przełomie lat 2004 i 2005.
İlk iki gün içerisinde doksan Seminole teslim olur.W pierwszej drużynie Unterhaching spędził 2 lata.
Adolf Hitler iktidara gelene kadar, birkaç ay içerisinde kitap çok ilgi gördü.Kilkakrotnie na wizytację ich budowy przyjeżdżał Adolf Hitler.
"Patriklik Anılarım" isimli kitabında dönem içerisinde yaşanan olayları kendi bakış açısıyla anlattı.W Liber visionum opisuje m.in. wizje, które miał w zwrotnych momentach swego życia.
Zaman içerisinde "Urdun" ismini almıştır.Okazjonalnie publikował, jak dawniej, w „Uranii”.
Bu beş sene içerisinde Soap, önce Teğmen ve daha sonra Yüzbaşılığa yükselir.W drugiej połowie roku szybko awansował, najpierw na porucznika, a następnie otrzymał szlify kapitana.
İbadiler de bu fırkanın içerisinde yer alır. ^ KhalifaЯ нашёл э́тот гриб. → Znalazłem tego grzyba.
Bununla beraber, Wittgenstein çifti, o asır içerisinde Viyana’da bulunan en zengin ailelerden biriydi.Wittgensteinowie byli jedną z najbogatszych rodzin Austrii.
Bu darbe de bir hafta içerisinde sonlandırılarak yönetim yeniden sivillere devredilmiştir.W wyniku wspólnej akcji miasto zostało w ciągu kilku dni odzyskane.
Kayalık ve yeşil bir alan içerisinde bulunan bu bölgede birçok mağara vardır.Znajdują się w nim liczne, ukryte wśród drzew skałki i ściany skalne.
Buna ek olarak uzman hakimler Japon toplumu içerisinde büyük bir güvene sahipti.Ważnym elementem było doświadczenie bojowe, jakie mieli Japończycy.
Kitabın ismi, içerisindeki aynı ismi taşıyan bir bölümden gelmektedir.Nazwa zbioru pochodzi od jednego z opowiadań w nim zawartych.
O sırada arabanın içerisinde anne ve bebeği bulunmaktadır.Uczestniczą w niej rodzice z niemowlakami w wózkach.
Metot etüdü içerisinde emek faktörü bulunan her düzeydeki faaliyet için uygulanabilir.Można ją, odpowiednio dobraną, stosować na wszystkich poziomach sprawności ruchowej.
Hidroponik Sistem kendi içerisinde çeşitli şekillere ayrılır.Hełm łączy w sobie elementy różnych stylów.
Metan konsentrasyonları 100 yıl içerisinde iki katına çıkmıştır.Średnio Katla wybuchała dwa razy na sto lat.
Bu süre içerisinde Jericho karakter değişimine gitti.Niedługo potem Jericho zmienił swój wizerunek.
Şair, mutsuzluk içerisinde yurdunu terk etti.Poeta podupadł na zdrowiu.
Ancak bu süreç içerisinde beklenmedik bir biçimde hayatını kaybetti.Na jednej z takich wypraw omal nie stracił życia.
Bunların içerisinde de Nemrut Dağı Ören Yeri bulunmaktadır.Terrängen runt Əfənditəpə Dağı är varierad.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Röntgenfynd försvinner normalt inom fyra veckor och mortaliteten är låg (lägre än 1 %).
Türkiye'de İstanbul konseri için satışa sunulan 47.000 bilet dört gün içerisinde tükendi .I Turkiet sålde 47 000 biljetter till konserten i Istanbul slut på fyra dagar.
İtalyan mutfağı yüzyıllar içerisinde gelişti.Det italienska köket har utvecklats avsevärt under många hundra år.
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.Inom 5-7 dagar ramlar den förtorkade hemorrojden av.
Aynı yıl içerisinde Kaduna'da modern bir alışveriş merkezi açtı.Samma år öppnade han även ett köpcentrum i Kaduna.
İlgili Sayfalar