içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Okul evimin yürüme mesafesi içerisindedir.The school is within walking distance of my house.
Bir hafta içerisinde teslim edebiliriz.We are able to deliver within a week.
Birkaç ay içerisinde İngilizceyi akıcı olarak konuşabileceksin.You will be able to speak fluent English in another few months.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Mavi elbise içerisinde çok iyi görünüyorsunYou look very good in blue.
İki lise öğrecisi Tom'u döğüp çürükler içerisinde bıraktılar.Two high school boys beat Tom black and blue.
Bütün konular içerisinde en çok İngilizceyi severim.I like English best of all subjects.
Bu birkaç aylık zaman içerisinde unutulacak.It'll be forgotten in a few months' time.
İşi bir hafta içerisinde bitirmen gerektiğini aklından çıkarma.Be sure to keep in mind that you're supposed to complete the work within a week.
Evet, bir dakika içerisinde seninle birlikte olacak.Yes, she'll be with you in a minute.
Konuşmanızı bir dakika içerisinde bağlayacağım.I'll put your call through in a minute.
Bir dakika içerisinde orada olacağım.I'll be there in a minute.
Bu yıllar içerisinde ölümsüz şiirler yazdı.During these years he wrote immortal poems.
Kuzenlerim birkaç gün içerisinde geliyorlar.My cousins are coming in a few days.
On dakika içerisinde işim bitecek.I will be free in ten minutes.
Tüm bu parayı üç ay içerisinde harcamış olacağım.I will have spent all this money in three months.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Can I call you back in twenty minutes?
Bir saat içerisinde gideceğiz.We will leave in an hour.
Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim.I'll be back in an hour or so.
O, on dakika içerisinde gelecek.He'll be along in ten minutes.
Bunun bizim yirmi yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kış olduğunu duydum.This is the coldest winter we have had in twenty years, I hear.
Bu, otuz yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kıştır.This is the coldest winter that we have had in thirty years.
Hayatımızı kaybetme tehlikesi içerisindeydik.We were in danger of losing our lives.
Kedi ve köpeğim birbiriyle uyum içerisinde yaşıyor.My dog and cat live in harmony with each other.
Sorunu büyümeden halletmeyi zaman içerisinde öğreneceksiniz.You'll learn in time that a stitch in time saves nine.
Birkaç yıl içerisinde Japonyayı tekrar ziyaret edeceğim.I'll be visiting Japan again in a few years.
Elektrik birkaç dakika içerisinde tekrar geldi.The electricity came on again in a few minutes.
O, on dakika içerisinde geri gelecek.He will be back in ten minutes.
O zaman içerisinde gerçekleri öğrenecek.He will learn the facts in the course of time.
O iyi bir ruh hali içerisindeydi.He was in good spirits.
Onlar evi bir gün içerisinde yıkacaklar.They will take down the house in a day.
O, kötü bir ruh hali içerisinde olması dolayısıyla seninle konuşmayı reddedebilir.She may well refuse to speak to you because she's in a very bad mood.
Yüzüncü doğum gününde birkaç gün içerisinde öldü.He died within a few days of his hundredth birthday.
Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash.
Çoğu durumda üç iş günü içerisinde teslim edebiliyoruz.In most cases, we can deliver within three business days.
On dakika içerisinde orada olacak.He'll be there in ten minutes.
Arabayı ne zaman yıkayacaksın?- Sanırım bu hafta içerisinde."When will you wash your car?" "Sometime this week, I think."
Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.They'll get out of class in forty minutes.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Tom iki gün içerisinde apartmanını boşaltmak zorundaydı.Tom had to empty his apartment in two days.
On yıl içerisinde Tom'un sekiz işi oldu.Tom has had eight jobs in ten years.
İki dakika içerisinde arabamızın benzini biter.Our car will run out of petrol in 2 minutes.
Kız kardeşler birbirleriyle ahenk içerisinde yaşadı.The sisters lived in harmony with each other.
Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.Within days, Japan captured the American island of Guam.
Görünüşe göre, biz iki ay içerisinde bir artış alacağız.Apparently, we'll be getting a raise within two months.
Birkaç dakika içerisinde hazır olacağım.I'll be ready in a few moments.
Tom'un küçük bir kutu içerisinde Mary'ye bir şey verdiğini gördüm.I saw Tom give Mary something in a small box.
Tom bir kano içerisinde nehrin aşağısına gitti.Tom went down the river in a canoe.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom tripled his investment in six months.
Tom Mary'nin maviler içerisinde muhteşem göründüğünü düşünüyor.Tom thinks Mary looks great in blue.
Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.Tom should be here within fifteen minutes.
Tom sahip olduğu her şeyi küçük bir valiz içerisinde taşıdı.Tom carried everything he owned in a small suitcase.
Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door within three minutes after the phone call.
Bu kasaba son on yıl içerisinde çok fazla değişmedi.This town hasn't changed much in the last ten years.
Sabah kahvaltısı tabakları hâlâ lavabonun içerisindeydi.The breakfast dishes were still in the sink.
Belki bir aylık zaman içerisinde akıcı şekilde konuşabileceğim.Maybe I'll be able to speak fluently in a month's time.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitirmeyi planlıyorum.I plan to finish it in two or three minutes.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitireceğim.I'll finish it in two or three minutes.
Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.In a closed system the sum of the contained energies remains constant.
İlgili Sayfalar