içerisi ile cümle
içerisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şiâ kendi içerisinde birçok alt mezhebe, fırkaya bölünmüştür.Possui em seu acervo uma ampla gama de assuntos em múltiplos suportes.
Bir beyaz cüce içerisindeki elektronların öz kütle numarası 1036 electrons/m³ sırasındadır.Os números da densidade de elétrons em uma anã branca são da ordem de 1036 elétrons/m3.
Çizgi roman serisinde Dale, Andrea ile cinsel bir ilişki içerisindeydi.Na série em quadrinhos, Andrea tem uma relação física com Dale.
Metil asetat, oda sıcaklığındaki su içerisinde %25 kadar bir çözünürlüğe sahiptir.Acetato de metila tem uma solubilidade de 25% em água a temperatura ambiente.
Develi 1957 yılından bu yana il olma çabası içerisindedir.Este desenho tem estado sobre as garrafas do uísque desde 1955.
Sophie ile bir ilişki içerisindedirler.Ele faz um acordo com Sophie.
Devrenin potansiyel hızı, devre içerisinde kullanılan mantık kapılarının ilerleme gecikmeleriyle sınırlıdır.A velocidade do dispositivo é limitado apenas pelo tempo de ||atraso|propagação das portas lógicas utilizadas.
Bu rekabet içerisinde Bryan'ın eski kız arkadaşı AJ, etkileyiciliğini Punk ve Kane'e göstermeye çalıştı.Enquanto isso, a ex-namorada de Bryan, AJ, começou a ter afetos por ambos, Punk e Kane.
Aynı sene içerisinde Eşeğin Kuyruğu koleksiyonunun Moskova'daki bir sergisinde yer aldı.No mesmo ano, participou da exposição colectiva Rabo do burro, em Moscovo.
İki ay içerisinde, Faraday elektromanyetik ürünlenimim bazı belirtilerini bulmuştur.Nos próximos dois meses, Faraday descobriu diversas outras manifestações da indução eletromagnética.
Konferans 1 dakika içerisinde satıldı.O quarto concerto foi vendido em uma hora.
Choe, "KWP içerisinde" ve Kim Jong-il ailesinin dostu olduğu New York Times tarafından açıklanmıştır.Choe é descrito pelo New York Times como "um insider do PTC" e como "amigo da família de Kim Jong-il".
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Estes, por sua vez, estão divididos em 71 gminy.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.Das regiões HII podem nascer milhares de estrelas, durante um período de vários milhões de anos.
Dönemler, zaman içerisinde de değişkenlik gösterir gibidir.Sua vinda no passado, também altera o tempo.
Rijit cisim için, sınırları sürekli çevirme ve dönmeden dolayı zaman içerisinde değişikliğe uğrayabilir.Ele (tipo de ameaça) (quando alguém o ameaça e ele ri) Agora é tarde!
İletkenin içerisindeki akım yoğunluğu değiştiği zaman, manyetik alan da değişir.Quando a intensidade da corrente em um condutor muda, o campo magnético também muda.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Todo o ser vivo interage com outros organismos e com o seu ambiente.
Bu dönem içerisinde pek çok ulusalcı eylemler düzenledi.Em verdade, muitos comediantes da época ali atuavam.
Refah içerisinde yaşamasına rağmen hayatının son yıllarını otel odalarında geçirdi.Vítima do alcoolismo, passou os últimos anos de vida vivendo em albergues.
Bu sefer sevgilisini üzüntü içerisinde terk etmektedir.Isso, por outro lado, deixa o seu namorado desesperado.
Bu süre içerisinde tamamen hareketsiz kalır.Desde então se sente completamente deslocada.
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
Ayrıca çalışan anneler için en iyi 100 şirket içerisindedir.«As 100 melhores empresas para trabalhar».
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.A maioria dos pacientes morre dentre dois anos após o diagnóstico da doença.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.O comportamento animal sexual toma muitas formas diferentes, mesmo dentro da mesma espécie.
Örneğin; orkestranın bir enstrümanı, takım sporları içerisinde futbol gibi.Ou com os pés, por exemplo no futebol.
Tesis içerisinde 2 çim, 1 toprak saha bulunmaktadır.A revista tem 2 histórias, em uma delas, Tijolinho não aparece.
Ve bu durumun onların içerisinde farklı olarak ortaya çıkacağından şüpheliydi.No entanto, elas duvidam que ele comparecerá.
Yabancı paralar da ülke içerisinde serbestçe kullanılıyordu.O uso do dinheiro era proibido entre os internos.
Dağa tırmanış bir gün içerisinde tamamlanabilir.A montanha pode ser subida num dia, do lado ugandês.
Bu süreç içerisinde kurucu ikili kendi paralarını şirketi finanse etmek için kullandılar.Os dois teriam indicado a ela executivos de empresas para contribuir em dinheiro.
Video klibi Purpose: The Movement projesi içerisinde 14 Kasım 2015'te yayımlandı.O videoclipe da canção foi lançado junto com o projeto Purpose: The Movement, em 14 de novembro de 2015.
En büyük sarakinler halka açık ticarettedir ve sıklıkla büyük bankalar ile işbirliği içerisindedir.Os maiores sarakin são conhecidos publicamente e muitas vezes aliados com os grandes bancos.
Ovovivipar, yumurtaları vücut içerisinde gelişen hayvanlardır.São ovovivíparas (os ovos se desenvolvem dentro da mãe).
Hastanede kaldığı süre içerisinde durumu giderek kötüleşti.Durante seu tempo no hospital, sua condição piorou progressivamente.
Bunların içerisinde Jungfraubahn (Jungfrau raylı hattı) 3.454 m.'de son bulur.Todos estes refúgios podem ser atingidos pela estação ferroviária de Jungfraujoch (3454 m).
Bu yönerge 2004 ve 2005'te Debian içerisinde uzun süren çekişmelere sebep olmuştur.Esta política levou a um longo debate no projeto Debian em 2004 e 2005.
Güneş Sistemimiz bu gökada içerisindedir.Este é o estado atual do interior do Sol.
Aynı gün içerisinde albümün adı SM Entertainment tarafından açıklandı.O anúncio foi confirmado mais tarde naquele dia por sua agência SM Entertainment.
İçerisinde klorofil çok az sayıda bulunur ya da hiç yoktur.Em muitas espécies, o clitóris é pequeno ou quase inexistente.
Aland metni Yeni Ahit al yazmaları kategorileri içerisinde Kategori V'e koymaktadır.Kurt Aland colocou-o na Categoria V. O texto é muito próximo do Textus Receptus.
Daryl'in (Norman Reedus) grup içerisindeki popülerliği avcılık yetenekleri sayesinde daha da artmıştır.Daryl Dixon (Norman Reedus) aumentou sua popularidade entre os moradores por seu papel como caçador do grupo.
Bu süreç içerisinde değerlendirilebilecek bir şekilde, onun oğlu Velid b.Apesar de sua debilidade, pedia a seu filho, Salih b.
Tek tohum badıç adı verilen bir yapının içerisinde bulunur.O importante é ter o nome de uma única uva.
Bu süre içerisinde geçimini kendi sanat galerisinde sattığı tablolarla sağladı.Viveu sobretudo da venda de quadros em sua galeria de arte.
Aynı sene içerisinde Hollanda ile yapılan savaş bitmiştir.Nesse mesmo ano ele retomou a guerra com a Holanda.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.Considera-se que tenha um buraco negro supermassivo em seu centro.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.Em 1966, ajudou a formar a Santana Blues Band, nome posteriormente encurtado para Santana.
Ulusal Park içerisinde yer alan yolların birçok bölümünde derin çukurlar mevcuttur.Existem muitas trilhas turísticas dentro do parque nacional.
İçerisinde 4 alfa taneciği bulunur.Em seu interior encontram-se três altares.
Bu mesafe içerisinde Güneş Sistemi de dâhil olmak üzere 56 yıldız sisteminin varlığı bilinmektedir.Além do Sistema Solar, há outros 56 sistemas estelares conhecidos atualmente a até essa distância.
Mezarı bilinmeyen çok sayıda evliyanın köy içerisinde ve köy dışında mezarının olduğu tahmin edilmektedir.Podem ainda ver-se numerosas sepulturas antropomórficas, dentro e fora do castelo.
Şarkışla da, bu depresyon içerisinde yer alır.O ponto para onde retornam acaba ficando com uma depressão.
Acıkan Peter, evdeki tüm kuru yemekleri içerisine su katmadan yer.Morrendo de fome, Peter imediatamente come todas as refeições desidratadas, sem adicionar água.
Daha sonra Gülşen dar bir deri kıyafetin içerisinde, başında avize gibi bir aksesuarla görünür.À frente, um com túnica vermelha está sentado frente a uma escrivaninha parecendo estar a ler um livro.
Yasa 1940'a kadar geçerli olucaktı ve anlaşmazlık durumunda üç yıl içerisinde fesh edilebilecekti.O Acto seria revisto em 1940 e poderia ser revogado três anos depois se não se chegasse a acordo.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Tais ordens, por sua vez, distribuem-se em clados.
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.Cal pega uma pistola e os persegue até o parcialmente inundado salão de jantar da primeira classe.
Not: 2014 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.Exemplo: Qual a Indicção do ano 2014?