içerisi ile cümle
içerisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Melville Adası, Kanada Arktik Adaları içerisinde yer alan geniş, ıssız bir adadır.La isla Melville es una gran isla deshabitada del Archipiélago ártico canadiense.
Hastanede kaldığı süre içerisinde durumu giderek kötüleşti.Durante su permanencia en el hospital su estado empeoró progresivamente.
Kalenin içerisindeki surlardan çok az bir kalıntı kalmıştır.Quedan muy pocos restos del castillo de la Espluga.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Las prefecturas están divididas a su vez en 71 sub-prefecturas.
Dünyanın en yüksek dağı olan Everest, Çin ile birlikte Nepal sınırları içerisinde bulunmaktadır.El monte Everest, el punto más alto de la Tierra, está en la frontera entre China y Nepal.
Bunlardan bir tanesini seçerek üyelik kısa bir süre içerisinde tamamlanabiliyor.Por lo tanto es posible que parlamentarios de estos países lo integren algún día.
Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler.Dice que la educación debe iniciarse desde el nacimiento.
Şimdi, içerisine eğilerek girmek mümkündür.Ahora debes esprintar para poder entrar.
İran kargaşa içerisindeydi.Estuvo involucrado en el escándalo Irán-Contra.
Yirmidört saat içerisinde ise araç artık değerini kaybetmiş ve elden çıkmış bir hale gelmişti.A las 2 paramos a descansar, pues ya era inútil seguir avanzando.
1998 yılında profesyonel oldu ve 1999 yılında, dünya sıralamsında ilk 100 içerisine girdi.Se convirtió en profesional en 1998 y alcanzó al Top 100 en el 1999.
İnisiyatif içerisinde Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden 29 parti yer almaktadır.La Iniciativa tiene 29 partidos miembros de toda Europa.
Aynı sene içerisinde Hollanda ile yapılan savaş bitmiştir.Ese mismo año se reanudó la guerra con los Países Bajos.
Büyük Merdiven'i batırmak için 340 bin litrelik su suya indirildikçe setin içerisine boşaltıldı.Para hundir la gran escalera, se vertieron 340 000 litros de agua en el set conforme se sumergía en el tanque.
Örtü altı tarım yıl içerisinde tek sezon halinde yapılmaktadır. ^Actualmente, el ciclo agrícola consiste en una sola campaña de seis meses por año.
Beth çantalarını hazırlarken, kolundaki alçının içerisine bir adet makas saklar.Cuando Beth empaca, ella esconde un par de tijeras en su yeso.
The New Yorker dergiyi kısa bir süre içerisinde reddetti.La revista fue trasladada a Nueva York poco después.
BOOTP protokolü ilk olarak RFC 951 içerisinde tanımlanmıştı.Originalmente está definido en el RFC 951.
Caillat,Breakthrough adını verdiği ikinci albümünü 2009 yılının Ağustos ayı içerisinde çıkartmıştır.Caillat lanzó su segundo álbum, Breakthrough, en agosto de 2009.
Bu beş sene içerisinde Soap, önce Teğmen ve daha sonra Yüzbaşılığa yükselir.En menos de diez años ascendió a teniente y luego a capitán.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.Contiene un supermasivo agujero negro en el centro.
Kohort içerisinde her centuria'nın bir kıdemi vardı.Cada centuria tenía su estandarte.
Kuantum mekaniğinin elektroniğe özgü uygulaması yarı iletken fiziğinin içerisinde araştırılır.La aplicación específica de la electrónica se investiga dentro de la física del semiconductor.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.Se dice que contraerá matrimonio dentro de unos pocos años.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.El mismo posee un centro comercial.
Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu.Después anadieron a los gamos en el parque.
Ülke uluslararası çatışmaların dışarısında kalma eğilimi içerisindedir.Aquellos que se abstienen en participar en conflictos internacionales.
Zaman içerisinde yaşanan depremlerle kentteki yapılar hasar görmüştür.Con el tiempo, esto produjo efectos desastrosos en las zonas urbanas.
Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.Las piezas de alta relojería con complicaciones se agruparán en una misma colección: Black Tie.
5 tane direktör vardı ve 4 yıllık süre içerisinde 13 direktör görev yaptı.El cargo de Director era muy inestable, habiendo existido catorce directores diferentes en treinta años.
Şair, mutsuzluk içerisinde yurdunu terk etti.La poeta se hunde en su angustia rayana en la desesperación.
Aynı sezon içerisinde Japonya'nın Urawa Red Diamonds takımına geçti.El vencedor de ese año fue Urawa Red Diamonds.
Özellikle maar ve cüruf ürünleri içerisinde yer alırlar.En especial tiene bajo llave las golosinas y gaseosas.
Bu sefer sevgilisini üzüntü içerisinde terk etmektedir.Y dejó su espíritu en esta tristeza.
Topkapı Parkı içerisinde yer almaktadır.Puente situado en el interior del parque.
Sonra cadı evinin içerisine girip Hansel'i palazlandırmak için kuru üzüm ve kuru badem getirmeye gider.Luego entra en la casa para traer las pasas y almendras con las que engordará a Hansel.
Şişe içerisinde süren fermentasyon, biranın gazlanmasını sağlar.La fermentación en pocos días convierte la mezcla en la cerveza de jengibre.
Ancak, mezun olduğu bölüm ile ilgili şu anda bir faaliyet içerisinde değildir.Al momento no cuenta con una educación secundaria, la cual está en proyecto.
Zaman içerisinde edebiyat kavramı büyük bir değişim geçirmiştir.A lo largo de la historia, su valor concreto cambió de forma significativa.
Yüzyıllar içerisinde genişletildi.Ablanitsa a lo largo de los siglos.
Ayrıca içerisinde en çok seslendirmen bulunduran oyundur.También es el Jugador con más presencias.
Aynı grup içerisinde yer alan insanların özdeşleşme düzeyleri birbirinden farklı olabilir.Incluso puede diferir entre los representantes de un mismo grupo.
Şarkı Sebastian tarafından bir hafta içerisinde yazılmıştır.La banda escribió la canción en menos de una hora.
Şehir sakinlerinin %29'u evli veya başka bir yasal birliktelik içerisindedir.El 39% de los registrados están casados o tienen una relación estable.
Twitter üzerinden bu videoyu paylaşarak yeni albüm hazırlığı içerisinde bulunduğunu söyledi.En el Twitter de este declaró que se encuentran en la escritura de un nuevo álbum.
Bazı kurumlar tüm kötü alışkanlıkları (kumar vb.) bu kategori içerisine ekler. ^Todas las botellas contienen al menos una de estas guayabas en su interior.
NGC 3953 içerisinde iki süpernova gözlemlenmiştir: Tip Ia süpernova SN 2001dp ve SN 2006bp.Dos supernovas se han identificado en esta galaxia: SN 2001dp y SN 2006bp.
Belirtiler 3 aylık yaş içerisinde kendini gösterir.Ambos reflejos desaparecen a los 3 meses.
Kişi aynı rakımda kalırsa belirtiler 1-2 gün içerisinde kaybolabilir.Descontinuación del agente que produjo la reacción, lo que lleva a que los síntomas desaparezcan en 1-2 días.
Caminin içerisi sekiz pencere ile aydınlatılmaktadır.Sobre él se abren ocho ventanas simples.
Gördüğüm her arabanın içerisinde bir pug var. yazmıştır.Fue un aplicado jardinero y escribió sobre todo lo que veía.
Müze içerisinde 1700'lü yıllardan itibaren günümüze kadar gelen oyuncaklar sergilenmektedir.Alrededor a 1780, aparece el juego que ha llegado a nuestros días.
2011 yılı içerisinde bina yıkıldı.En el año 2011 se derrumbó.
Köy itibarı ile düzlük ve yarı sulak bir bölge içerisinde yer almaktadır.Tiene su estatua/fuente en la mitad del pueblo.
BH3 içerisinde boron atomu 6 değerlik elektronuna sahiptir.En la molécula de BF3 el átomo de boro central sólo tiene seis electrones a su alrededor.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.Leo es enviado allí después de un accidente de coche.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Además, cuenta con un hipermercado dentro de sus instalaciones.
Yasa 1940'a kadar geçerli olucaktı ve anlaşmazlık durumunda üç yıl içerisinde fesh edilebilecekti.La ley sería revisada en 1940 y podría ser revocada tres años más tarde, si no se llegara a un acuerdo.
Ama zaman içerisinde avlanarak, neredeyse yok olma seviyesine gelmişlerdir.Por ello en el pasado fueron cazados casi hasta la extinción.
Çünkü, o sene içerisinde hapisteydi.Vivió en Cáceres desde ese año.