O içeride kimse izin vermez.On ne bo pustil nikogar iti notri.
O içeride kimse izin vermez.Ten sa nenechá nikoho dnu.
O içeride kimse izin vermez.Ten se nenechá nikoho dovnitř.
O içeride kimse izin vermez.Δεν θα αφήσουμε κανέναν πάει μέσα.
O içeride kimse izin vermez.Він не дозволить нікому не заходьте всередину.
O içeride kimse izin vermez.Он не позволит никому не заходите внутрь.
O içeride kimse izin vermez.Той няма да позволя никой да влезем вътре.
O içeride kimse izin vermez.הוא לא ייתן שאף אחד לא נכנס פנימה.
O içeride kimse izin vermez.وقال انه لن ندع أحدا لم يذهب في الداخل.
O içeride kimse izin vermez.それは彼女の庭だった。彼は穴を掘ってthの'ドアを"は、ロックさ
O istediğin, nerede, nerede, nerede? İçeride. Nerede?Missä se on ja mitä tahansa haluatkin, missä, missä, missä?
O kadar sıcaklaşan tek yer orası. İçeride proteinler -- o glüten -- pıhtılaşıyor.Dentro, las proteínas, es decir el gluten, se coagulan.
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Carol Caplinnel a kirakatban jógázva,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Gli ho fatto fare yoga con Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,I-am pus sa faca yoga cu Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Ich habe sie Yoga machen lassen, da drinnen mit Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,I ćwiczą jogę w środku z Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Ik laat ze hierbinnen yoga doen met Carola Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Je leur y ai fait faire du yoga avec Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,그리고 저는 캐롤 카플린과 같이 안에서 요가를 하게도 하였습니다.
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Los tengo haciendo yoga adentro con Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Tôi còn cho dựng cảnh tập yoga trong đấy với Carole Caplin,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Вместе с Кэрол Кэплин они занимаются йогой внутри,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,Поставих ги да правят йога там вътре с Керъл Каплин,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,גרמתי להם לעשות יוגה עם קרול קפלין (מדריכת כושר של שרי בלייר),
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,انا وجدتهم يلغبون اليوجا في الداخل مع كارول كابلن,
Onları Carole Caplin ile içeride yoga yaparken görüntüledim,スヴェンが当時の浮気相手のウルリカ・ヨンソンと いちゃついているところです
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Ați vrea să-l deschideți, să-l despicați, să vă uitați la circuitele interioare.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Bạn muốn có khả năng mở nó ra, tháo tung ra, để nhìn vào đống dây bên trong.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Chceli by ste dokázať ten počítač otvoriť, rozmontovať a pozrieť sa na káble.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Je wil het open doen, ontleden, vanbinnen naar de bedrading kijken.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Ki kellene nyitni, feltörni, megnézni az áramköröket.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.여러분은 컴퓨터를 열어 볼수있기를 바라고, 내부의 전선들을 보고 싶어 합니다.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Potřebovali byste ho umět otevřít, rozebrat, podívat se na vnitřní zapojení.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Przydałoby się go otworzyć i spojrzeć na okablowanie w środku.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Querrían verla abierta, totalmente abierta, ver el cableado interior.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Sie würden ihn öffnen wollen, ihn aufreißen wollen, um sich die Verkabelung im Inneren ansehen zu können.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vocês querem poder abri-lo, escancará-lo, olhar para as ligações internas.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vorreste poterlo aprire, spaccarlo, guardare l'impianto al suo interno.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Vous souhaitez pouvoir l'ouvrir, regarder le circuit électrique à l'intérieur.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Θέλετε να μπορείτε να το ανοίξετε, να το διαλύσετε, να δείτε την εσωτερική καλωδίωση.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Вы бы захотели открыть его, разобрать, чтобы увидеть всю эту проводку внутри.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.Искате да можете да го отворите, да разгледате окабеляването вътре.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.אתם רוצים להיות יכולים לפתוח אותו, ולהסתכל על כל החוטים שבפנים.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.سوف ترغب أن تفتحه، أن تكسره، انظروا إلى الأسلاك الموصوله في داخله.
Onu açabilmek, onu kırıp açabilmek, içerideki kablolara bakmak istersiniz.配線を見られたらいいのに 百年ほど前までは
Orası mutsuzluktur. O burada, içeride aslında.Het is hier [Mooji wijst naar hoofd], binnenin eigenlijk.
Özellikle burada, içeride.Mai ales aici, în interiorul.
Pardon? Tuvalet kađýdý bitmiţ içeride.Κάτσε για λίγα λεπτά.
Pardon? Tuvalet kađýdý bitmiţ içeride.Седни за минутка.
Sadece içeriden açılır.Ça ne s'ouvre que de l'intérieur.
Sadece içeriden açılır.Csak belülről nyílik.
Sadece içeriden açılır.Cửa chỉ mở được từ phía trong.
Sadece içeriden açılır.De deur opent aan de binnenzijde.
Sadece içeriden açılır.Den går bara att öppna inifrån.
Sadece içeriden açılır.Den kan kun åbnes indefra.
Sadece içeriden açılır.Es lässt sich nur von innen öffnen.
Sadece içeriden açılır.Esta coisa só se abre a partir de dentro.
Sadece içeriden açılır.안쪽에서만 열리게 되어있어
Sadece içeriden açılır.Otvírá se to jen zevnitř.