Ana içeriğe geç
Sözlük

içeri ile cümle

içeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom içeri girmeme izin verdi.Tom let me in.
Tom az önce içeriye girdi.Tom just went inside.
Tom ışığı açtı ve içeri girdi.Tom turned on the light and walked in.
Tom kenara çekildi ve Mary'nin içeri girmesine izin verdi.Tom stepped aside and let Mary walk in.
Tom ön kapıdan içeri girdi.Tom walked in through the front door.
Tom içeriye girdi ve Mary için etrafına bakındı.Tom walked in and looked around for Mary.
Neden içeri gelmiyorsun?Why don't you come inside?
Ben bile Tom'un kimle içeriye girdiğini fark etmedim.I didn't even notice who Tom came in with.
Onu içeriye götüreceğim.I'll take it inside.
Tekrar içeriye giriyorum.I'm going back inside.
Kapıyı açtı ve genç çiftçiyi içeriye davet etti.She opened the door and invited the young farmer in.
Tom'un içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let Tom in.
Onu içeri gönderin.Send him in.
Onu içeri gönder.Send her in.
Sadece su içerim.I only drink water.
Sadece içtiğim zaman sigara içerim.I only smoke when I drink.
O bara gideceğimi düşündüm ama onlar benim içeri girmeme izin vermedi.I thought I was going to get into that bar, but they wouldn't let me in.
Tom'un içeriye girmediğini umalım.Let's hope Tom doesn't walk in.
Hadi içeriye bir bakalım.Let's have a look inside.
Sadece içeriye girelim.Let's just go inside.
Onu içeriye alalım.Let's get it inside.
Mantarlar önemli miktarda mineral içerirler.Mushrooms contain significant amounts of minerals.
Derhal içeri girmemizi istiyorlar.They want us to come in right away.
Bu tür hava benim içeride kalmayı istememe sebep olur.This kind of weather makes me want to stay inside.
Oo sen. Gir içeri.Oh, it's you. Come in.
Köpeğini bütün gün içeride bırakma.Don't leave your dog inside all day.
Bu kutunun içerisinde bir şey var.There's something inside this box.
Kimse içeri giremez.No one can get in.
Biz içerideyiz.We're inside.
Biz içeride kahvaltı yiyoruz.We are eating breakfast inside.
Kapı açılıyor ve arkadaşım içeri giriyor.The door opens and in walks my friend.
Onun gömleğinden içeri bir buz küpü kaçırdım.I slipped an ice cube down her shirt.
Enerji içeriden gelir.Energy comes from inside.
Tom içeridedir.Tom is inside.
Mary ve John içeri girdiğinde Tom yalnızdı.Tom was alone when Mary and John walked in.
Mary içeri girdiğinde Tom mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at the kitchen table when Mary walked in.
Neden içeri gelmiyorsun ve bir fincan kahve içmiyorsun?Why don't you come in and have a cup of coffee?
Neden içeri gelmiyorsun ve bunun hakkında konuşacağız.Why don't you come in and we'll talk about this?
Neden içeri girmiyorsunuz ve beklemiyorsunuz?Why don't you come inside and wait?
Neden içeri gelmiyorsun? O konuda konuşabiliriz.Why don't you come inside and we can talk about it?
Neden içeri girmiyorsun?Why don't you come on in?
Tom içeriyi dolduracak.Tom will fill in.
Tom'u içeri getir.Bring Tom in.
Tom'u içeride tut.Keep Tom inside.
Tom'un içeri girmesine izin ver.Let Tom in.
Tom'u içeriye gönder.Send Tom in.
Tom'a içeri al.Show Tom in.
Tom'u içeri götür.Take Tom inside.
Tom içeri girdi.Tom came in.
Tom içeriye geldi.Tom came inside.
Tom içeride.Tom is in.
Tom içeride değil.Tom isn't in.
Tom içeriye baktı.Tom looked inside.
Tom gergin biçimde içeri girdi.Tom nervously entered.
Tom içeriye dikkatle baktı.Tom peered inside.
Tom içeriye koştu.Tom rushed in.
Tom içeride sendeledi.Tom staggered in.
Tom içeride bekledi.Tom waited inside.
Tom içeride yürüdü.Tom walked in.
Tom içeriye girdi.Tom went inside.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içeri ile cümle - Sayfa 7 - içeri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App