Ana içeriğe geç
Sözlük

içeri ile cümle

içeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un içeri girmesini ister misin?Would you ask Tom to come in?
Bugünlerde yediğiniz hemen her şey yüksek fruktozlu mısır şurubu içeriyor.High fructose corn syrup is found in about everything you eat these days.
Tom içeri paket yaptırdığı yemek torbalarıyla girdi.Tom walked in with bags of take-out food.
Daha demin birisi içeri gelip Tom'u sordu.Someone just came in asking for Tom.
Kapı açık, içeri gir.Come in, it's open.
Bu içeri girdiğin yer.That's where you come in.
Sadece biri içeri girebildi.Anyone could just walk in.
Her an birisi içeri girebilirdi.Anyone could just walk in.
Sadece Tom'un içeri girmesine izin ver.Just let Tom in.
Bizi içeri alabilirim.I can get us in.
Tom'un içeri girme yöntemi bu.That's how Tom got in.
Seni içeri alabilirim.I can get you in.
Şimdi sorgulamak için onu içeri getiriyorlar.They're bringing him in for questioning now.
Polis dedektifi tüm kapıların ve pencerelerin içeriden kilitli olduğunu söyledi.The police detective said that all of the doors and windows were locked from the inside.
Lütfen içeriye geri gidin.Please go back inside.
Sanırım içeride kalsak iyi olur.I think we'd better stay inside.
Tom pencereyi açmamı istiyor, bu yüzden o içeriye tırmanabilir.Tom wants me to open the window, so he can climb in.
Çikolata bile vitaminler içerir.Even chocolate contains vitamins.
Çikolata bile vitamin içerir.Even chocolate contains vitamins.
Süt yerine kahve içerim.I drink coffee instead of milk.
Sen bununla içeri giremezsin.You can't come in with this.
Eve git ve kapıyı içeriden kilitle.Go home and lock the door from the inside.
Tom, onu, o içeri girdiğinde yapacak.Tom will do it when he comes in.
Bütün tahminler belirli bir ölçüde belirsizlik içerirler.All forecasts have a certain degree of uncertainty.
Birinin içeri girdiğini görmedin, değil mi?You didn't see anyone come in, did you?
Neden bizi içeri almıyorsun?Why won't you let us in?
Kapıyı üç kez çalarsan, Tom içeri girmene izin verecektir.If you knock three times, Tom will let you in.
Biz içeri girmeden önce herkes dışarı çıkıncaya kadar bekleyelim.Let's wait until everyone comes out before we go in.
Tom'u içeri almamalısın.You shouldn't let Tom in.
Tom senin içeri girdiğini görmüş olabilir.Tom may have seen you come in.
Tom senin içeri girdiğini görmemiş olabilir.Tom may not have seen you come in.
Mağaranın içerisindeki bütün bu insanları alın.Get all these people inside the cave.
Arabanın anahtarı içeride kilitli kaldı.I've locked myself out of my car.
Güvenlik görevlin içeri girmeme izin vermedi.Your security guard wouldn't let me in.
Sekreterin içeri girmemi söyledi.Your secretary said to come in.
Asistanınız içeri girmeme izin vermedi.Your assistant wouldn't let me in.
Eğer onları içeri alırsanız sizi kendim öldürürüm.If you let them in, I'll kill you myself.
Basın içeriye giremez.The press is not allowed inside.
Onlara köpeğin içeri girmesine izin vermelerini söyle.Tell them to let the dog in.
Ona köpeğin içeri girmesine izin vermesini söyle.Tell him to let the dog in.
Onları içeri götür.Take them inside.
Onu içeri götür.Take him inside.
Onların içeriye girdiğini gördüm.I saw them go inside.
Onun içeriye girdiğini gördüm.I saw him go inside.
Onların içeri girmesine izin vermemelisin.You shouldn't let them in.
Onun içeri girmesine izin vermemelisin.You shouldn't let him in.
Onların içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let them in.
Biz onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let him in.
Onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let her in.
Biz onların içeri girmelerine izin vermeyeceğiz.We won't let them in.
Tom içeri girmemize izin vermeyecek.Tom won't let us in.
Tom içeri girmeme izin vermeyecek.Tom won't let me in.
Onlar içeri girmene izin vermeyecek.They won't let you in.
Onlar onun içeri girmesine izin vermeyecekler.They won't let him in.
Onların içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let them in.
Senin içeri girmene izin vermeyeceğim.I won't let you come in.
Onun içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let him come in.
Onun içeri girmesine izin verme.Don't let him in.
Sadece içeri girmemize izin verin.Just let us in.
Sadece onların içeri girmesine izin verin.Just let them in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod