Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.Please review the contents and provide any appropriate feedback.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Jiro içeride değildir.Jiro is not in.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Ya içeri gel ya da dışarı git.Either come in or go out.
O içeriye girer girmez düştü.The instant he came in, he fell down.
İçeriye girmeyebilirsin.You may not come in.
Adam içeri gelsen iyi olur dedi."You'd better come in," the man said.
İçeri girmeden önce kapıyı çalmalıydın.You should have knocked before you came in.
O içeri girdi ve aynı zamanda zil çaldı.He came in, and at the same time the bell rang.
O içeri geldiğinde, bir saattir kitap okuyordum.I had been reading for an hour when he came in.
O içeri geldiğinde, ben yaklaşık bir saattir bir kitap okuyordum.I had been reading a book for about an hour when he came in.
Onun içeri gelişini fark ettin mi?Did you notice him coming in?
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.It was dark when he came in.
O içeri geldiğinde iki saattir İngilizce çalışıyordum.I had been studying English for two hours when he came in.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.I had been reading a book when he came in.
O içeri geldiğinde, o iki saat boyunca kitap okuyordu.He had been reading for two hours when she came in.
O uyurken içeri bir hırsız girdi.A burglar broke in while he was asleep.
Konuşmasının içeriği ilgi çekiciydi.The content of his speech was interesting.
Konuşması birçok güzel cümle içeriyordu.His speech contained many fine phrases.
O uyuklarken biri zorla içeriye girdi.Someone broke in while he was asleep.
Konuşmasının içeriği, konu ile ilgili değildir.The content of his speech is not relevant to the subject.
O, on dakika içerisinde geri gelecek.He will be back in ten minutes.
Günde bir paket sigara içer.He smokes a pack of cigarettes a day.
O çok fazla bira içer.He drinks too much beer.
O çok içer.He drinks too much.
O her zaman kahvesini koyu içer.He always takes his coffee strong.
O, her zaman kahvesini sade içer.He drinks his coffee black every time.
İki saatten daha fazla bir süre onlar kahve içerken sohbet ettiler.They chatted over coffee for more than two hours.
Bir fincan kahve içerken onunla sohbet etti.He visited with her over a cup of coffee.
O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.He sneaked around to the back door.
O her zaman içer ama her zaman ayık görünür.He drinks a lot but always seems sober.
O, pipo içerken orada oturdu.He sat there smoking a pipe.
O, ne sigara ne de içki içer.He neither smokes nor drinks.
O, kapıda içeriye baktı.He looked in at the door.
Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.He thrust the door open and marched in.
Kapıyı çaldı, sonra içeri girdi.He knocked on the door, then came in.
O, bazen içeride uyur.He sometimes sleeps in.
Öncelikle o tembeldir, diğer taraftan içki içer.For one thing he is lazy, for another he drinks.
O zaman içerisinde gerçekleri öğrenecek.He will learn the facts in the course of time.
Sigara içerdi fakat artık içmiyor.He used to smoke, but now he doesn't.
O içeride değil.He is not in.
Dün hastane onu içeri aldı.The hospital took him in yesterday.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.He flatly refused to let me in.
O bazen şaraptan hoşlanır ama çoğunlukla viski içer.He enjoys wine sometimes, but mostly he drinks whisky.
O iyi bir ruh hali içerisindeydi.He was in good spirits.
o patronla birlikte içeride.He is in with the boss.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.He began his meal by drinking half a glass of ale.
O eskiden içerdi.He used to drink.
O bir balık gibi içer.He drinks like a fish.
İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.He was surprised to hear a cry from within.
Makul miktarda kahve içer.He drinks a moderate amount of coffee.
O içeri girmeyeceğini söyledi, ancak nihayet içeriye girdi.He said he would not come in, but he came in after all.
O onun içeriklerinin kutusunu boşalttı.He emptied the box of its contents.
O her sabah bir bardak su içer.He drinks a glass of water every morning.
O, her gün çok süt içer.He drinks a lot of milk every day.
Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.He drinks a bottle of beer at dinner.
Onlar kola içerler.They drink coke.
Bir fincan kahve içerken sohbet ettiler.They talked over a cup of coffee.
Onlar evi bir gün içerisinde yıkacaklar.They will take down the house in a day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içer ile cümle - Sayfa 5 - içer kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App