Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un içeri girdiğini duydum.I heard Tom come in.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.I heard Tom's car drive up, but he hasn't come in yet.
Ben sadece kafeinsiz kahve içerim.I only drink decaffeinated coffee.
İçeriye dönmeliyim.I should get back inside.
Tom'un içeride uyumasına izin verdim.I let Tom sleep in.
İçeriye girmem gerekiyor.I need to go in.
İçeriye girmeliyim.I need to go in.
Sadece sosyal olmak için içerim.I only drink to be sociable.
Sadece bir kez içeriye girdim.I only went inside once.
Bu lokantada pilav olup olmadığını merak ederek içeriye girdim.Wondering if that restaurant had plov, I went inside.
Tam içeri geldiğimde Tom ayrıldı.Tom left just as I came in.
Niçin içeri dalmıyoruz?Why don't we duck back inside?
Tom'un içeri girdiğini gördüm.I saw Tom go inside.
Tom'u orada içeride gördüm.I saw Tom in there.
Sadece içeriye yürümeliydim.I should've just walked right in.
Sanırım içeri gireceğim.I think I'm going to go inside.
Sanırım hepimiz içeri girmeliyiz.I think we should all go inside.
Tom ve Mary zaten içeride.Tom and Mary are already inside.
İçeri girdiğimde Tom ve Mary öpüşüyorlardı.Tom and Mary were kissing each other when I walked in.
On beş dakika içerisinde orada olacağım.I'll be there in fifteen minutes.
O sadece o marka bira içer.He only drinks that brand of beer.
Bu sandık elma içeriyor.This crate contains apples.
İçeri gir ve kapılarını kilitle! Pencerelerini kapat! Sisin içinde bir şey var!Get inside and lock your doors! Close your windows! There is something in the fog!
Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.We'll have our picnic inside if the weather doesn't improve.
Tom içeri girdikten sonra konuşma bitti.After Tom came in, the conversation died.
Erkek kardeşim içerken gözlerini kapatır.My brother closes his eyes when he's drinking.
Kendimi evimin dışında kilitledim, bu yüzden içeri girmek için pencereyi kıracağım.I've locked myself out of my house, so I'm going to break a window to get in.
Tom jaluzileri kapattı, bu yüzden komşular içeri bakamadı.Tom closed the venetian blinds, so the neighbors couldn't look in.
Her hafta sonu Tom arkadaşlarıyla bir yerel barda bira içer.Tom drinks beer with his buddies at the local bar every weekend.
Tom Mary'ye üç yüz dolar içeren bir zarf verdi.Tom gave Mary an envelope containing three hundred dollars.
Tom arkadaşlarıyla içki içerken barda oturdu.Tom sat at the bar drinking with his buddies.
Tom bir günde iki ya da üç sigara içer.Tom smokes two or three cigarettes a day.
Tom elinde bir İngiliz anahtarıyla içeri geldi.Tom came in with a wrench in his hand.
Arabayı park edeceğim ve seninle içeride buluşacağım.I'll park the car and meet you inside.
Tom paltosunu almak için içeriye girdi.Tom went back inside to get his coat.
Tom içeri yürüdü ve kanepeye oturdu.Tom walked in and sat on the couch.
Tom altılık bira paketi taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a six pack of beer.
İçeri girdiğini duyduğumu düşündüm.I thought I heard you come in.
Gizli bir şekilde içeri girmene izin vereceğim.I'll let you in on a secret.
Sen içeri girdiğinde ben buradaydım.I was here when you came in.
Onlar içeri girmene izin vermeyecek, Tom.They won't let you in, Tom.
Şimdi içeri gidiyorum.I'm going to go inside now.
İçeriye geri dönsem iyi olur.I'd better get back inside.
İçeri girebilip giremeyeceğimizi merak ediyorum.I wonder if we can get in.
Tom onları içeri almadı.Tom wouldn't let them in.
Keşke içeri gelseydin.I wish you'd come inside.
Tom içeri girmemize izin vermedi.Tom wouldn't let us in.
Tom'u içeri almıyorum.I'm not letting Tom in.
İçeri gelmem söylendi.I was told to come in.
Tom içeriye geri döndü.Tom went back inside.
Onların hepsi içer.They all have drinks.
Seni içeride göreceğim.I'll see you inside.
Tom sigara içerdi.Tom used to smoke.
Tom, kahve içer.Tom drinks coffee.
Buraya içeri gel, Tom.Get in here, Tom.
Tom bira içer.Tom drinks beer.
Tom içerdeydi.Tom was inside.
İçeri gelirsem kafana takar mısın?Do you mind if I come in?
İçeri girmenin ücreti ne kadar?How much does it cost to get in?
O bir günde üç paket sigara içer.He smokes 3 packs a day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod