içen ile cümle

içen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Lebo ten, kto nehodne jie a pije, jie a pije si súd nerozsudzujúc tela Pánovho.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Nebo kdož jí a pije nehodně, odsouzení sobě jí a pije, nerozsuzuje těla Páně.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.perché chi mangia e beve senza riconoscere il corpo del Signore, mangia e beve la propria condanna
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Porque el que come y bebe, no discerniendo el cuerpo, juicio come y bebe para sí
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Porque quem come e bebe, come e bebe para sua própria condenação, se não discernir o corpo do Senhor.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.sillä joka syö ja juo erottamatta Herran ruumista muusta, syö ja juo tuomioksensa.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Thi den, som æder og drikker, æder og drikker sig selv en Dom til, når han ikke agter på Legenet.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.vì người nào không phân biệt thân Chúa mà ăn bánh uống chén đó, tức là ăn uống sự xét đoán cho mình.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.vì người nào không phân_biệt thân Chúa mà ăn bánh uống chén đó , tức_là ăn_uống sự xét_đoán cho mình .
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.zakaj kdor jé in pije nevredno, jé in pije sebi sodbo, ker ne razločuje telesa Gospodovega.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.διοτι ο τρωγων και πινων αναξιως τρωγει και πινει κατακρισιν εις εαυτον, μη διακρινων το σωμα του Κυριου.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Вие знаете, че когато бяхте езичници, отвличахте се към нямите идоли, както и да ви водеха.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Ибо, кто ест и пьет недостойно, тот ест и пьет осуждение себе, не рассуждаяо Теле Господнем.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Хто бо їсть і пє недостойно, суд собі їсть і пє, нерозсуджаючи про тіло Господнє.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.כי האכל והשתה שלא כראוי אכל ושתה דין לנפשו יען אשר לא הפלה את גוף האדון׃
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.لان الذي يأكل ويشرب بدون استحقاق يأكل ويشرب دينونة لنفسه غير مميّز جسد الرب.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.因 為 人 喫 喝 、 若 不 分 辨 是 主 的 身 體 、 就 是 喫 喝 自 己 的 罪 了
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.因為 人 喫喝 、 若 不 分辨 是 主 的 身體 、 就 是 喫喝 自己 的 罪了
Evet. Sınıfımda en iyi içen bendim.نعم, لا احد في كليتي يهزمني
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Chẳng còn vừa uống rượu vừa hát nữa ; những tay ghiền rượu cho rượu_mạnh là cay_đắng .
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Chẳng còn vừa uống rượu vừa hát nữa; những tay ghiền rượu cho rượu mạnh là cay đắng.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.De blijdschap van wijn en zang zijn niet meer; de sterke drank geeft een bittere smaak in de mond.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.De drikker ej Vin under Sang, besk smager den stærke Drik.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.De drikker ikke lenger vin under sang; besk er den sterke drikk for dem som drikker den.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Ei laulaen viiniä juoda, väkijuoma käy karvaaksi juojillensa.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Énekléssel nem isznak bort; keserû a részegítõ ital az ívónak;
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Já não bebem vinho ao som das canções; a bebida forte é amarga para os que a bebem.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.노래하며 포도주를 마시지 못하고 독주는 그 마시는 자에게 쓰게될 것이며
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Man singt nicht mehr beim Weintrinken, und gutes Getränk ist bitter denen, die es trinken.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Nebudou píti vína s prozpěvováním, zhořkne opojný nápoj pitelům jeho.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Nebudú piť vína pri speve; zhorkne opojný nápoj tým, ktorí ho pijú.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Nie będą pić wina z śpiewaniem; gorzki będzie napój mocny pijącym go.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.No beben el vino con canción; el licor es amargo a los que lo beben
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Non si beve più il vino tra i canti, la bevanda inebriante è amara per chi la beve
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Nu se mai cîntă cînd se bea vin, şi băuturile tari li se par amare celor ce le beau.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.On ne boit plus de vin en chantant; Les liqueurs fortes sont amères au buveur.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.S petjem ne bodo več pili vina, grenela bo opojna pijača njim, ki jo pijo.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Tak ada lagi yang minum anggur dengan bernyanyi, tak ada lagi yang menikmati lezatnya minuman keras
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Vin dricker man icke mer under sång, rusdrycken kännes bitter för dem som dricka den.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Δεν θελουσι πινει οινον μετα ασματων το σικερα θελει εισθαι πικρον εις τους πινοντας αυτο.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.Няма да пият вино с песни; Спиртното питие ще бъде горчиво за тия, които го пият.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.уже не пьют вина с песнями; горька сикера для пьющих ее.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.בשיר לא ישתו יין ימר שכר לשתיו׃
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.لا يشربون خمرا بالغناء. يكون المسكر مرا لشاربيه.
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.人 必 不 得 飲 酒 唱 歌 . 喝 濃 酒 的 、 必 以 為 苦
Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.人 必 不得飲 酒 唱歌 . 喝濃酒 的 、 必 以 為苦
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.De helderziende zegt: "Ik geef rokers korting," "omdat er niet zoveel valt te voorspellen.." En-- (gelach)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Der Wahrsager sagt: "Raucher bekommen einen Rabatt, weil es nicht so viel vorauszusagen gibt." (Lachen)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.점장이가 말하길, "저는 흡연자에겐 할인해줍니다, 미래가 뻔하기 때문이죠." (웃음)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.La adivina dice, "A los fumadores les hago un descuento porque no hay mucho qué decir." (Risas)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.O ghicitoare spunea ,,Le fac reducere fumatorilor pentru ca nu prea am ce sa le spun " .
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Spåkonen siger, "Jeg giver rygere rabat fordi der er ikke så meget at fortælle." (Latter)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Thầy tài vận nói, "Tôi giảm giá cho người hút thuốc vì không có gì nhiều để nói cả." Và--( Tiếng cười)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Wróżka mówi, "Daję palaczom zniżkę, bo nie trzeba im dużo mówić." I -- (Śmiech)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Η χαρτορίχτρα λέει, "Δίνω την έκπτωση του καπνιστή επειδή δεν έχω και πολλά να πω."
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Врачката казва, "Давам на пушачите отстъпка защото няма какво толкова да им се каже" И -- (смях)
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.Гадалка говорит: "Курильщикам - скидка, так как тут много не скажешь".
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.מגדת העתידות אומרת, "אני נותנת למעשנים הנחה "כי יש הרבה פחות דברים לנבא להם."
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.يقول العراف "انا اعطي خصومات للمدخنين لأنه لا يوجد الكثير لقوله"
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.短い予言になるのでね 」 (笑) このスライドは動機付けに 何が効いて何が効かないか
İlgili Sayfalar