İçecek bir şeye ihtiyacım var.I need something to drink.
Bu ne içeriyor?What does that involve?
Hâlâ içeride misin?Are you still in there?
Bu içecekte ne var?What's in this drink?
Kahve içelim.Let's drink coffee.
Bira içelim.Let's drink beer.
Tom içeride değildi.Tom wasn't inside.
Mike sadece şişe su içer.Mike only drinks bottled water.
"İçeriye bakabilir miyim?" "Tabii, neden olmasın?""Can I take a look inside?" "I don't see why not."
Tom, Mary'ye içecek bir şey istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want anything to drink.
Mary Tom'a içecek bir şey istediğini söyledi.Mary told Tom she wanted something to drink.
Tom, Mary'ye içecek bir şey istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted something to drink.
Tom içeri geldiğinde bunu yapacak.Tom is going to do that when he comes in.
Tom Mary'nin içeriye gelmesini bekliyor.Tom has been waiting for Mary to come in.
Tom sorgulama için içeriye getirildi.Tom has been brought in for questioning.
Her hafta ne kadar şarap içersin?How much wine do you drink every week?
Gazlı içecekleri içmeyi bıraktım.I've quit drinking carbonated drinks.
Tom, Mary'nin içeri girmesini bekliyor.Tom is waiting for Mary to come in.
Tom arabasını açtı ve içeri girdi.Tom unlocked his car and got in.
Tom, Mary'nin içe kapanık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was autistic.
Tom'un en sevdiği içecek nedir?What's Tom's favorite drink?
Bu içecekleri kim ödedi?Who paid for these drinks?
Tom içeriye girmemi reddetti.Tom refused to let me in.
Tom içeriye geri taşındı.Tom has moved back in.
Köpeği kim içeri bıraktı?Who let the dog in?
Sabahları genellikle işe gitmeden önce kahve içerim.I usually drink coffee in the morning before I go to work.
Tom sadece su içerek üç gün oruç tuttu.Tom fasted for three days, only drinking water.
Tom çay içer, ama kahve içmez.Tom drinks tea, but he doesn't drink coffee.
Tom yağmur yağdığı için içeride kaldı.Tom stayed inside because it was raining.
Tom bütün gün içeride kalmak zorunda değildi.Tom didn't have to stay inside all day.
Tom her zaman bir şapka takar, içeride bile.Tom always wears a hat, even inside.
Ben kahve içmem ama Tom içer.I don't drink coffee, but Tom does.
Tom eskiden çok içki içerdi.Tom used to be a heavy drinker.
Tom eskiden sünger gibi içerdi.Tom used to be a heavy drinker.
Kahve Tom'un en sevdiği içecektir.Coffee is Tom's favorite drink.
İçecek bir şey yok.There's nothing to drink.
Tom ve ben anahtarla kapıyı açıp içeri girdik.Tom and I let ourselves in.
Bir fincan kahve içelim mi?Shall we drink a cup of coffee?
Tom'un içeri girmesine kim izin verdi?Who let Tom in?
Her sabah bir bardak süt içerim.I drink a glass of milk every morning.
Henüz içecek kadar yaşlı değilsin.You're not yet old enough to drink.
Tom her sabah kahvaltıdan önce bir bardak su içer.Tom drinks a glass of water every morning before he eats breakfast.
İçecek bir şey alalım.Let's get something to drink.
İçki içecek kadar büyük değilim.I'm not old enough to drink.
Tom bütün gün içeride kaldı.Tom stayed inside all day.
Tom içeride değil ama Mary içeride.Tom isn't in, but Mary is.
Tom içeride ama Mary değil.Tom is in, but Mary isn't.
İçeriye bakman gerek.You need to look inward.
İçeride kalalım. Dışarısı korkunç soğuk.Let's stay inside. Outside it's terribly cold.
Sami'nin notu 66 tane kelime içeriyordu.Sami's note contained 66 typed words.
Sami içeri girdi.Sami moved in.
Sami içeride kapana kısıldı.Sami was trapped inside.
Sami, Leyla'ya içecek bir şey getirdi.Sami brought Layla something to drink.
İçeri gelebilir miyim?Is it OK if I come in?
Su içerler mi?Would they drink water?
Sami içeri gitti.Sami went inside.
Sami'nin iğnesi zehir içeriyordu.Sami's needle contained poison.
Babam hırslı bir adamdı ve büyük miktarda kahve içerdi.My father was an ambitious man and would drink massive amounts of coffee.
Benim. İçeri girebilir miyim?It's me. Can I come in?
Bana içecek sıcak bir şey ver.Give me something hot to drink.