Ana içeriğe geç
Sözlük

içe ile cümle

içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz su hariç her şeyi içeriz.We drink everything except water.
Ben her gün şarap içerim.I drink wine every day.
Soğuk içecekler servis edilecek.Cold drinks will be served.
Bu insanlara bazı içecekler alın.Get these folks some drinks.
Son birkaç gün içerisinde onunla konuştun mu?Have you spoke to him in the past few days?
Tom şimdi içeri girseydi ne söylerdi?What would Tom say if he walked in right now?
Ben kahve içmek için içeriye gelirim.I come inside to drink coffee.
Kediyi duyabiliyor musun? O içeri girmek istiyor.Can you hear the cat? She's wanting in.
Limonlar sitrik asit içerir.Lemons contain citric acid.
Bir zürafanın uzun boynu bile sadece yedi omurga içerir.Even the long neck of a giraffe contains only seven vertebrae.
355 mililitrelik standart bir teneke kola 39 gram şeker içerir.A standard 355 ml can of cola contains 39 grams of sugar.
355 mililitrelik standart bir kola tenekesi 39 gram şeker içerir.A standard 12 oz can of cola contains 1.38 oz of sugar.
Ben içeride kalmayı tercih ederim.I prefer to stay indoors.
Onların hepsi içeriye girdi.They all went in.
Genellikle öğle yemeği ile iki fincan kahve içerim.Usually I drink two cups of coffee with lunch.
Ben bira içerim.I drink beer.
Sizi içeri almayacağız.We won't let you in.
Onlar sigara içer.They smoke.
Doğa her sayfada büyük bir içerik sağlayan tek kitaptır.Nature is the only book that provides great content on every page.
İçeri giren bir fırtına var gibi görünüyor.Looks like there's a storm coming in.
İçe dönük kimselerin dışa dönük kimselerden daha kısa ömürleri mi var?Do introverts have shorter lives than extroverts?
O gezegen içeriye patladı.That planet has imploded.
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Bu projeler bir sürü yeni ve yenilikçi içerik ve fikirler sunuyor.Those projects offer a lot of new and innovative content and ideas.
Gazze Şeridi'nin sakinleri kirli su içer.The residents of the Gaza Strip drink polluted water.
Saat üçte çay içelim.Let's have tea at three.
Mary Tom'a söyleyip söylemeyeceği üzerinde birazcık ikilem içerisindeydi.Mary is in a bit of a quandary over whether to tell Tom or not.
Tom sadece içeri yürüdü.Tom has just walked in.
Mafya rakip gangsteri öldürmek için kendi planları üzerinde onu içeriye aldı.The mafia let him in on their plans to knock off a rival gangster.
Tom Mary'nin içeri girmesine izin verdi.Tom let Mary in.
O, ondan bir mektup aldı, ancak yalnızca birkaç soğuk söz içeriyordu.She received a letter from her, but it only contained a few cold words.
Ben genellikle kahvemi süt ile içerim.I usually drink my coffee with milk.
Tom eskiden çok içerdi ama artık o, bir içki karşıtı.Tom used to drink a lot, but now he's a teetotaler.
Biraz şarap içelim mi, ahbap?Are we gonna get some wine, dude?
Yapabilirsem çay içeceğim.I'll drink tea, if I can.
Trigonometri üçgenlerin uzunluklarını ve açılarını içeren ilişkileri çalışmaktadır.Trigonometry studies relationships involving lengths and angles of triangles.
Tom günde altı kupa kahve içer.Tom drinks six cups of coffee a day.
Tom günde üç fincan kahve içer.Tom drinks three cups of coffee a day.
Avustralya'da İçki içebilmek için kaç yaşında olmak zorundasın?How old do you have to be in Australia to be able to drink?
Onlar kahve içerler.They drink coffee.
Burada sigara içemezsiniz.You may not smoke here.
Bu benim odam. Sadece böyle içeriye dalamazsın.This is my room. You can't just barge in like that!
Vücudun yiyecek ve içeceğe ihtiyacı var.The body needs food and drink.
Biraz bira içelim.Let's drink some beer.
Önce bir içki içelim.Let's have a drink first.
İçecek soğuk bir şey alalım.Let's get something cold to drink.
Yemeğin gevrek bir şey içerdiğinden emin olalım.Let's make sure the meal includes something crunchy.
Bütün bu insanların yiyecek ve içecek bir şey getirdiğini umalım.Let's hope all these people brought something to eat and drink.
Tom günde üç paket sigara içerdi.Tom used to smoke three packs of cigarettes a day.
Tom sigara içerdi ama şimdi içmiyor.Tom used to smoke, but now he doesn't.
Ben çok içerdim.I used to drink a lot.
Sigara içerdim.I used to smoke.
Genellikle ne kadar içersin?How much do you usually drink?
Ne yiyebilirim ne de içebilirim.I could neither eat nor drink.
Ben sigara içilmeyen alanlarda sigara içen insanlardan nefret ederim.I hate people who smoke in non-smoking areas.
Yabancılardan içecek kabul etmeyin.Don't accept drinks from strangers.
Ben onun birasını içerim.I drink his beer.
Telaş içerisinde terk etti.He left in a rush.
Etiket, içeriklerle eşleşmiyor.The label doesn't match the contents.
Kutunun üzerindeki etiket, içerikle eşleşmiyor.The label on the box doesn't match the contents.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod