Rüzgarla körüklendiği için, alevler her yöne yayıldı.Fanned by the strong wind, the flames spread in all directions.
Ev, yangın çabuk söndürüldüğü için fazla zarar görmedi.The house did not suffer much damage because the fire was quickly put out.
Ateşin kullanılması insanın en büyük icadı olarak kabul edilmektedir.Making use of fire may be regarded as man's greatest invention.
Oksijen yanma için gereklidir.Oxygen is needed for combustion.
Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.As he had no way of making fire, he ate the fish raw.
Meyvelerin içlerinde tohumları vardır.Fruits have seeds in them.
Meyve ağaçları büyümek için geniş bir alan alanı gerektirir.Fruit trees require a large amount of space in which to grow.
Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.I strolled along the streets to kill time.
Zaman öldürmek için bazı video oyunları oynayalım.Let's play some video games to kill time.
Boş olduğu için, dışarı yürüyüşe çıktı.Being free, she went out for a walk.
Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.Scientists will come up with new methods of increasing the world's food supply.
Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar.Scientists are working hard to put an end to AIDS.
Duygusal olmak bir bilim adamı için iyi değil.It is not good for a scientist to get emotional.
Teknoloji insanlığa hizmet etmedikçe kendi içinde anlamsızdır.Technology is in itself meaningless unless it serves mankind.
Kirayı ödeyemediğim için, ondan yardımını istedim.Unable to pay the rent, I asked him for assistance.
O, ailesini desteklemek için çok çalışmak zorunda.He has to work hard so as to support his family.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Aileleri ile vakit geçirmek için vakitleri var veya hobilerinden zevk alıyorlar.They have time to spend with their families or to enjoy their hobbies.
Ev alevler içindeydi.The house was in flames.
Ev ödemelerimizi yapmak için, kemerlerimizi sıkıştırmak zorunda kalacağız.To make our house payments, we're going to have to tighten our belts.
Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.The homeless sought shelter from the chilly shower.
Eve giderken Noel için biraz alışveriş yaptım.I did some shopping for Christmas on my way home.
Dün akşam yemeği için misafirlerimiz vardı.We had guests for dinner yesterday.
Yaz tatilinden önce gitmek için beş günümüz var.We have five days to go before the summer vacation.
Yaz için planlarımız şekil alıyor.Our plans for the summer are taking shape.
Yaz tatili için hiç planınız var mı?Do you have any plans for the summer vacation?
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Yaz tatili için sabırsızlanıyorum.I look forward to the summer vacation.
Yaz için planım Avrupa'ya gitmektir.My plan for the summer is to go to Europe.
Yazın yüzmek için ırmağa giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın, yüzmek için nehre giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yaz için bir yere gittin mi?Did you go anywhere for the summer?
Bay Kato çalışmak için artık çok yaşlıydı.Mr Kato was too old to work any longer.
İthal arabalar için talep daha düşük fiyatlardan dolayı artıyor.Demand for imported cars is increasing due to lower prices.
Kaç gecelik için?For how many nights?
Kaç gece için?For how many nights?
Birkaç içkiden sonra adam acı hissetmiyordu.After a couple of drinks, the guy was feeling no pain.
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
Gelmeniz için saatlerce bekliyoruz.We've been waiting for hours for you to show up.
Sizin için ne zaman uygundur?When is it convenient for you?
Herkes ne olduğunu öğrenmek için merak içindeydi.Everybody was anxious to know what had happened.
Ne olursa olsun ben bunun için hazırım.Whatever may happen, I am prepared for it.
En iyi şekilde yararlanmak için satır aralarını iyi okumak zorundasın.You have to read between the lines to get the most out of anything.
Ne için bekliyorsun?What're you waiting for?
Düşünceleriniz için bir peni.A penny for your thoughts.
Ne söyleyeceğini bilmediği için, o sessiz kaldı.Not knowing what to say, he remained silent.
Ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kalmaya devam etti.Not knowing what to say, she remained silent.
İçmek için ne alacaksın?What will you have to drink?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Vakit geçirmek için ne yaparsın?What do you do to pass the time?
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne içmek istersiniz?What would you like to drink?
Ne içmek istersin?What would you like to drink?
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Ondan haber almadığım için ona yine yazdım.Not having heard from him, I wrote to him again.
Hiçbir şey ondan vazgeçmem için beni zorlayamaz.Nothing can force me to give it up.
Yapacak bir şey olmadığı için, televizyon izledim.Having nothing to do, I watched television.
Her şey şimdi sizin için hazırdır.Everything is now ready for you.
İngilizceyi ne için öğreniyorsun?What do you learn English for?