Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlarla müzakere yapması için onu atadık.We delegated him to negotiate with them.
Zararı ödemeyi reddettikleri için mahkemeye gittik.We went to court when they refused to pay for the damage.
Biz onun hatası için üzgünüz.We are sorry for his mistake.
Bir demiryolu inşa etmek için sözleşme yaptık.We contracted to build a railway.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Dua etmek için hepimiz diz çöktük.We all knelt down to pray.
Biz yaşamımız için çalışıyoruz.We work for our living.
Yaşamak için yeriz, yemek için yaşamayız.We eat to live, not live to eat.
Yaşayabilmek için yeriz.We eat so we can live.
Biraz yiyecek almak için dükkâna girdik.We went into a shop to get some food.
Her zaman en kötü için hazırlıklı olmalıyız.We must always be prepared for the worst.
Biz gelecek için bulundurmalıyız.We must provide for the future.
İşteyken sigara içmekten kaçınmayı kabul ettik.We agreed to refrain from smoking while we are at work.
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Zamanların gerisinde kalmamak için gazete okumalıyız.We should read the newspaper so as not to lag behind the times.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Biz çok çalışmak için zorlandık.We were forced to work hard.
Mali yardım için ona güvenebiliriz.We can count on him for financial help.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Kayıp çocuk için ormanı aradık.We searched the woods for the missing child.
Biz bir saldırı için hazırlandık.We prepared for an attack.
Misafirlerimizi karşılamak için kapıda durduk.We stood at the door to welcome our guests.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Planımızı gerçekleştiremediğimiz için hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed because we could not carry out our plan.
Tehlikeler için tetikte olmalıyız.We must be alert to dangers.
Soğuk kış için neredeyse hazırız.We are all but ready for the cold winter.
Okulda buluşmak için söz verdik.We made a promise to meet at school.
Hepimiz ulusal mirasımızı korumak için özen göstermeliyiz.We must all take care to preserve our national heritage.
Şartlar bizi toplantıyı ertelememiz için zorladı.Circumstances forced us to put off the meeting.
Herkes için savaştık.We fought for everyone.
Hepimiz tatilimiz için sabırsızız.We are all impatient for our holiday.
Hepimiz tatil için sabırsızlanıyoruz.We are all impatient for our holiday.
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
Saldırı için hazır değildik.We were not prepared for the assault.
Biz aday için oy kullandık.We voted for the candidate.
Binanın içinde gizli bir geçit bulduk.We found a secret passage into the building.
Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.We sat up half the night just talking.
Bu konuda anlaşma içindeyiz.We are in agreement on this subject.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Her zaman haklarımız için ayağa kalkmalıyız.We must always stand up for our rights.
Yardım için sana güveniyoruz.We are looking to you for help.
Başarısızlığımız için nedenler aşağıdaki gibidir.The reasons for our failure are as follows.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.Heat and light are necessary for our existence.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Sizi ekibimize kattığımız için mutluyuz.We are happy to have you join our team.
Doktor aşırı egzersiz olduğu için koşuyu terk etmemi tavsiye etti.The doctor advised me to leave off jogging because it was excessive exercise.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Telafi etmek için asla çok geç değil.It's never too late to make amends.
Genellikle şekerlemelerin dişleriniz için kötü olduğu söylenir.It is often said that sweets are bad for your teeth.
Bagaj için yer açın.Make room for the baggage.
Benim için çantalarımı taşır mısın?Could you carry my bags for me?
Vazoyu kırdığım için senden özür dilemeliyim.I must apologize to you for breaking the vase.
Hanako babası görmek için Hokkaido'dan tüm yolu geldi.Hanako came all the way from Hokkaido in order to see her father.
Gelinin babası düğün töreni için geç geldi.The bride's father showed up late for the wedding ceremony.
Perşembe akşamı telefon konferansı için telefon numarası 415-904-8873'dir.The phone number for the Thursday evening phone conference is 415-904-8873.
Onların bir yangın başlatmak için planı polis tarafından keşfedildi.Their plot to start a fire was discovered by the police.
Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.It transpired that fire was caused by a careless smoker.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod