İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Emergimos de relacionamentos, e como que nos fundimos uns com os outros.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Kapcsolatokból emelkedünk ki, és mélyen egymásba fonódunk.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Kita tumbuh dari berbagai hubungan. dan kita saling memengaruhi secara mendalam satu sama lain.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.우리는 관계 속에서 나왔고, 깊게 다른이들과 함께 서로 영향을 주고 있습니다.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Ne ivim din relaţii, şi suntem adânc inter-penetraţi, unii cu alţii.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Nous sortons de relations, et nous sommes profondément interpénétrés les uns avec les autres.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Projevujeme se ve vztazích a jsme navzájem jeden s druhým spojeni.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Salimos de relaciones, y estamos muy compenetrados unos con otros.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Siamo definiti dalle relazioni con gli altri, e siamo inestricabilmente legati l'uno all'altro.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Vyvíjame sa na základe vzťahov a sme jeden s druhým hlboko prepojení.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.We komen voort uit relaties, en we zijn diep van elkaar doordrongen.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Wir entstammen Beziehungen und wir durchdringen einander in tiefem Maße.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Wyłaniamy się ze związków, głęboko przenikani, jeden przez drugiego.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Βγαίνουμε από σχέσεις όπου έχουμε δει ο ένας μέσα στον άλλον.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Мы рождаемся из отношений, и мы глубоко взаимосвязаны друг с другом.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Нас формують стосунки, і ми глибоко взаємопроникненні одне з одним.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.Ние произлизаме от отношения и сме дълбоко проникнати взаимно един в друг.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.אנו מתפתחים מתוך מערכות יחסים, ואנו חודרים מאד איש לעומק זולתו.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.لقد ظهرنا للوجود نتيجة العلاقات, ونحن ندخل احداها بالاخرى.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.浮き彫りになりお互いに深くつながっています 他の人を見るとき
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Acesta va deveni un loc în care oamenii se pot întâlni, în care se poate introduce natura.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Będzie miejscem, gdzie ludzie mogą się spotkać, doświadczyć natury.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Bude to místo, kde se lidé budou scházet, kde je příroda.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Ca va être un espace où les gens peuvent se rencontrer, où il va y avoir de la nature.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Đây sẽ là nơi mọi người gặp gỡ, nơi bạn nhìn thấy thiên nhiên.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Es wird ein Ort sein, wo sich Leute treffen können, wo Raum für Natur ist.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Het wordt een ontmoetingsplaats voor mensen, waar je natuur kunt neerzetten.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Ini akan menjadi tempat dimana orang bisa bertemu, dimana anda bisa membuat lingkungan hidup.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.이 곳은 사람들이 소통할 수 있고 자연을 갖다 놓을수 있는 장소가 될 것입니다.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Sarà un luogo dove la gente potrà incontrarsi, un angolo di natura.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Será un lugar donde la gente podrá encontrarse, donde puedes poner naturaleza.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Θα γίνει ένα μέρος όπου ο κόσμος θα μπορεί να συναντηθεί, όπου μπορείτε να βάλετε φύση.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Люди смогут там отдыхать, проводить время на природе.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Това ще е място, където хората могат да се срещат, където може да създадете природа.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.Це буде місце, де люди можуть зустрічатися на лоні природи.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.זה הולך להיות מקום שבו אנשים יוכלו להפגש, מקום בו תוכלו להכניס טבע.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.ستكون مكانا حيث يمكن للناس الالتقاء ، حيث يمكنك صناعة طبيعة.
İnsanların görüşebileceği doğayla iç içe olabileceği bir yer olacak.自然豊かな場所となることでしょう
Kareleri iç içe düşününce karşımıza 3 boyutlu bir ilişki çıkıyor.Anebo je před tím tepleji bílým. Takže z ničeho nic zde máme trojrozměrný vztah.
Kareleri iç içe düşününce karşımıza 3 boyutlu bir ilişki çıkıyor.De pronto, obtenemos una figura tridimensional. ¿Cuánto lo estuviste pensando?
Kareleri iç içe düşününce karşımıza 3 boyutlu bir ilişki çıkıyor.الأبيض الدافئ.إذن كل المفاجئة الأن تكمن في أن لدينا علاقة ثلاثية الابعاد.
Matematiksel olarak değişmediler, ama bizim iç içe olduğumuz fiziksel dünyayı açıklamıyorlar.딱히 수학적으로 틀렸다기 보다는 더이상 제가 앞서 말한 세상의 물리적 특징을 설명하지 않기 때문이죠.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Matisse si tu pohrává s úrovněmi reality. To dělá často.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Матис си играе с нивата на реалността, нали? Често го прави.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.(М) Матисс здесь играет (М) с уровнями реальности, да? (М) Он часто так делает.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Ну що ж, Матісс грає тут із рівнями реальності. Правильно?
New York şehrindeki sayısız hikâye yazarlarına kadar hikâyeler iç içe geçer, -televizyon şovları,구전 동화나 수렵인 부족부터 영화, 연극, 텔레비젼 쇼로 만들어질 이야기를 쓰고 있는
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)Crea directorios recursivamente (útil para crear directorios anidados)
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)Crea directory ricorsivamente (utile per creare directory annidate)
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)Crée des répertoires récursivement (utile pour créer des répertoires imbriqués)
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)Membuat sejumlah direktori secara rekursif (berguna untuk membuat direktori bersarang)
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)递归地创建目录(对创建嵌套目录很有用)
Özyinelemeli şekilde dizin oluştur (iç içe klasörler oluşturmak için kullanışlıdır)遞迴建立目錄,若上層目錄尚未被建立則會一併建立
%s: Kural dışı açık {, iç içe konan gruplamalara izin verilmez%s: فتح غير شرعي (، غير مسموح بتجميعات متداخلة
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.Chúng gồm những dạng hình học đan xen dày đặc.
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.De har en meget rig, sammenflettet geometri.
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.Dodatkowe wymiary cechują się skomplikowaną geometrią.
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.Ele au o geometrie foarte bogat întreţesută.
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.Elles ont une géométrie entremêlée très complexe.
Son derece zengin, iç içe geçmiş bir geometriye sahipler.Hanno una geometria molto ricca e intrecciata.