Ana içeriğe geç
Sözlük

iç bölge ile cümle

iç bölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.During the winter, coastal fishing groups moved inland to hunt and trap fresh food and furs.
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.The population fled to inner regions.
Kıyı ve iç bölgeler arasında kültürel farklılıklar da vardı.Also noticeable is the difference between coastal regions and the inland.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Epigraphic evidence also shows extensive Hellenistic influence in the interior.
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.He dispatched friars to new lands.
Daha çok iç bölge İnyupiklerinde yiyecek olarak kullanılır.Similarly, in most German regions it is only used in connection with meals.
Adanın iç bölgelerindeki diğer kısımları tarım endüstrisine katkıda bulunur.A number of other industries on the island contribute to the economy.
Bulutsunun iç bölgelerinde, küçük kaya parçaları birleşmeye başlarlar.In the inner regions of that nebula, small pieces of rock begin to coalesce.
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.So Rome shaped its hinterland through its appetite.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırAnd in the smoldering interior, there are giants
Türkiye'de Eskişehir ve Gaziantep başta olmak üzere birçok iç bölgede bilinen bir yemektir.It is a common food in many inner regions of Turkey in cities like Eskişehir ve Gaziantep.
Ekolojik bölgenin bir diğer özelliği kıyı çayırlarının çok iç bölgelere ulaşmasıdır.A characteristic of the ecoregion is that the coastal meadows reach far inland.
[1] Sonunda Bingazi ve bir iç bölge olan Fizan da ilhak edildi.Eventually Benghazi and the hinterland Fezzan were also annexed.
Libya ve Tunus'u ziyaret etti, ancak bölgedeki karışıklıklar nedeniyle iç bölgelere gidemedi.He visited Libya and Tunisia but was unable to go as far inland as he wished due to local unrest.
1918'de Fransızlar Suriye kıyılarını işgal etti ve iç bölgelere doğru ilerlemeye başladı.In 1918 the French occupied the Syrian coast and began to move into the interior.
Serhas'in yönetimi görünüşe göre yalnızca Perslerin iç bölgelerinde tanındı.Xerxes II's rule was apparently only recognized in the Persian heartlands.
İç bölgedeki sıcaklık dağılımı artık ilişkin Dirichlet probleminin çözümü tarafından verilecektir.Damit ist die Temperaturverteilung im Inneren die Lösung eines Dirichlet-Randwertproblems.
Kıyı ve iç bölgeler arasında kültürel farklılıklar da vardı.Es gab sicherlich kulturelle Unterschiede zwischen den Darug des Westens und an der Küste.
Bu sebepten Türkiye'nin iç bölgelerindeki üretimi kısıtlıdır.Le service est proposé dans une zone géographique limitée de l'Inde.
Hŭich'ŏ, iç bölgedeki stratejik konumu nedeniyle, mühimmat üretimi için de önemli bir yerdir.Mais surtout, la serra di Tenda est un site militaire stratégique de par sa situation géographique.
İç bölgelerde en soğuk ay Ocaktır.En las zonas montañosas hace más frío.
(Burada int(K) ifadesi K kümesinin içini (iç bölge) temsil etmektedir.)Egli decide allora di pubblicare da solo Über den Ur-Qur'an (Sul Corano primitivo).
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Prove epigrafiche mostrano un'ampia influenza ellenistica all'interno.
Sadece Antarktika kıtasının iç bölgelerinden görünmez.È infatti invisibile solo nelle regioni antartiche.
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.Il Fabric occupa gli spazi rimessi a nuovo degli ex Metropolitan Cold Stores.
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.Несмотря на это, холод всё равно заставлял людей откапывать себе новые ямы.
Güney Amerika'nın iç bölgelerinde dağlar görünür.Обитатели горных районов Южной Америки.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.وخلال فصل الشتاء كانت مجموعات الصيد الساحلي تتحرك نحو الداخل للصيد وجمع المواد الغذائية الطازجة والفراء.
(Burada int(K) ifadesi K kümesinin içini (iç bölge) temsil etmektedir.)Ele é do signo de Touro (embora que na revista tenha sido erroneamente descrito como de Sagitário).
Kıyılardan iç bölgelere kadar her yerde bulunabilir.Ze kunnen worden aangetroffen van laaggelegen gebieden tot in bergstreken.
Nüfusun bir kısmı ise Anadolu'nun iç bölgelerine sürüldü.Hiertoe behoorde ook een deel van de buurtschap De Zanden.
Güney Amerika'nın iç bölgelerinde dağlar görünür.De soorten komen voor in bergachtige gebieden van Zuid-Amerika.
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.Wszyscy uciekają przed gniewnymi tubylcami.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.Весною люди ходили копати і їли.
Sadece Antarktika kıtasının iç bölgelerinden görünmez.Je neviditelná pouze na vnitřních oblastech Antarktidy.
Sadece Antarktika kıtasının iç bölgelerinden görünmez.Nu este vizibilă din regiunile din interiorul continentului antarctic.
Kıyı ve iç bölgeler arasında kültürel farklılıklar da vardı.Jelentős gazdasági különbségek figyelhetők meg a part menti és a szárazföldi területek közt.
Ölçülen en yüksek sıcaklık sahilde 33 °C , iç bölgelerde 30 °C civarındadır.2. A csípő ideális lejtése 30 fok a földhöz képest.
Kıyı ve iç bölgeler arasında kültürel farklılıklar da vardı.Kulttuurisia eroja on ollut myös sisämaan ja rannikon välillä.
Bu şekilde, Çin'in az gelişmiş iç bölgelerinin kalkınmasına katkı sağlanması beklenmektedir.Hankkeen odotetaan myös auttavan Kiinan alikehittyneiden länsiosien kehityksessä.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Flere menneskerettighetsrapporter viser at det foregår omfattende etnisk rensing i Burma.
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.Befolkningen flyktet inn i skogene.
(Burada int(K) ifadesi K kümesinin içini (iç bölge) temsil etmektedir.)Dalam istilah Islam, al-Qur’ān berarti 'Pembacaan', menunjukkan kandungannya.
Kıyılardan iç bölgelere kadar her yerde bulunabilir.沿岸から大陸棚上の沖合まで見られることがある。
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.新化県・冷水江区が婁底地区に編入。
Kıyı ve iç bölgelerdeki kent merkezlerinin tamamı Romanize olmuşken taşrada durum tamamıyla farklıdır.尽管沿海和内陆的城市中心几乎完全罗马化,农村状况却截然不同。
(Burada int(K) ifadesi K kümesinin içini (iç bölge) temsil etmektedir.)在獄中,他與黃鞏研究《易經》的九卦,闡明憂患之道。
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.考古材料还证明,在边疆地区,丝织业也有很大的发展。
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.הנותרים נמלטו אל הערים הסמוכות.
Kıyı ve iç bölgelerdeki kent merkezlerinin tamamı Romanize olmuşken taşrada durum tamamıyla farklıdır.Пътищата в града, а и в цялата провинция Маниема са като цяло в лошо състояние.
Sadece Antarktika kıtasının iç bölgelerinden görünmez.Изключение от това прави само вътрешността на Антарктида.
Haziran sonunda ya da daha geç bir zamanda iç bölge İnyupikleri kıyıya inerler.Вероятно през тази или началото на следващата година той получава подкрепления от арабски отряди.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Epigrafski spomenici pokazuju nam da se ovdje intenzivirala rudarska djelatnost.
İç bölgelerde en soğuk ay Ocaktır.Najhladneje je v gorskih dolinah.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.Pozimi so poplavljena območja omogočala ribolov, lov, iskanje hrane.
Adanın iç bölgelerindeki diğer kısımları tarım endüstrisine katkıda bulunur.Likusioje salos dalyje vystomas priemiestinis žemės ūkis.
Bence bu olağanüstü bir şey. Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Então, Roma modelou o seu interior de acordo com o seu apetite.
Bence bu olağanüstü bir şey. Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.מפני שהיה קשה מאד להעביר מזון בדרכי היבשה,
Bu yüzden Roma, iç bölgelerini iştahına göre şekillendirdi.Ainsi Rome a façonné son arrière-pays grâce son appétit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod