O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.Ông vẫn ở trạng thái này phản ánh sản phẩm nào và hòa bình cho đến khi đồng hồ tháp đánh 3:00 vào buổi sáng.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.On je ostal v tem stanju prazne in mirne razmislek do stolp z uro udaril 3:00 zjutraj.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.On pozostał w tym stanie refleksji pusty i spokojnie aż do wieży zegarowej uderzył godzina trzecia nad ranem.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.On zostal v tomto stave prázdneho a pokojného úvahy do veže s hodinami odbili tri hodiny ráno.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.On zůstal v tomto stavu prázdného a pokojného úvahu do věže s hodinami odbily tři hodiny ráno.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.Він залишався в такому стані порожніх і мирного відображення до башти з годинником пробили три години ночі.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.Он оставался в таком состоянии пустых и мирного отражение до башни с часами пробили три часа ночи.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı Sabah 03:00 vurdu.Той остана в това състояние на празна и спокойна размисъл до часовниковата кула удари три часа през нощта.
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldıהוא נשאר במצב זה של הרהורים ריקים ושלווים עד מגדל השעון
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldıبقي في هذه الحالة من التفكير وسلمية فارغة حتى برج الساعة
O kule saat kadar boş ve huzurlu bir yansıması bu durumda kaldı朝の三時を打った。窓から彼が先頭を目撃
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.Д-р Зукер:
Şans hakkında bana söylediklerine inandım. Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Am crezut poveştile tale despre noroc, trifoi cu patru foi, viaţă uşoară şi Farah Diba.
Şimdi kasabamda kendimi ne kadar huzurlu hissettiğimi görüyorum.Je me suis senti si paisible là-bas dans mon village.
Şimdi kasabamda kendimi ne kadar huzurlu hissettiğimi görüyorum.So come mi sentivo in pace nel mio villaggio.
Şimdi kasabamda kendimi ne kadar huzurlu hissettiğimi görüyorum.Veo cómo me sentí tan tranquilo en mi pueblo.
Sizin çocuklarınıza, hepimizin torunlarına? Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.האם לא ניצור עתיד טוב יותר עבור ילדינו,
Sokakta ölmüş olmalısın. Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Musiałeś zginąć na ulicy, ale jakimś cudem, na twoim ciele nie ma żadnych blizn.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.뿐만 아니라, 스티브 핑커에 의하면 우리는 지금 인류 역사상 가장 평화로운 시대에 살고 있지요.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker har vist os at vi rent faktisk lever i den mest fredelige tid nogensinde i menneskets historie.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker hat uns gezeigt, dass wir derzeit in einer sehr friedlichen Zeit der Menschengeschichte leben.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker heeft aangetoond dat we in feite in de meest vredige tijd van de menselijke geschiedenis leven.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker megmutatta nekünk, hogy valójában a történelem legbékésebb korszakában élünk.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker mostrou-nos que estamos a viver na época mais pacífica de sempre na história do Homem.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker nám ukázal, že ve skutečnosti žijeme v nejmírumilovnějším období v historii lidstva.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker nám ukázal, že v skutočnosti žijeme počas najpokojnejšej éry v ľudskej histórii.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker ne-a demonstrat că, de fapt, trăim în cele mai paşnice vremuri de până acum din istoria omenirii.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker nos mostró que estamos viviendo la época más pacífica de la historia de la humanidad.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker nous montre que, en fait, nous vivons la période la plus paisible de l'histoire de l'humanité.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Steve Pinker pokazał nam, że żyjemy w najbardziej spokojnych czasach w historii człowieka.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Стив Пинкер показал нам, что мы живём в один из самых мирных периодов человеческой истории.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.Стив Пинкър ни показа, че, всъщност, ние живеем в най-мирното време в човешката история.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.סטיב פינקר הראה לנו שאנו חיים למעשה בתקופה השלווה ביותר מאז ומעולם בהיסטוריה האנושית.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.قد أكد لنا ستيف بنكر بأننا في الحقيقة نعيش في الوقت الأكثر سلمية في تاريخ البشرية.
Steve Pinker bize aslında insan tarihinin en huzurlu döneminde yaşadığımızı gösterdi.実は 人類は歴史上 もっとも平穏な時代を 過ごしています また チャールス・ケニーによれば
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Aaron rất lạc quan về cuộc sống, điều này cậu ấy<br/>thể hiện ra bằng nhiều cách.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Ci trasferimmo lì, e ammobiliammo la casa, ed era tutto veramente sereno.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Nastěhovali jsme se, vybavili dům a bylo to vážně přátelské.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Nos mudamos, amueblamos la casa, y era muy tranquilo.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Nous avons emménagé, meublé la maison. C'était vraiment reposant.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu. Uzun süredir huzurum yoktu, buna ihtiyacým vardý.انتقلنا إلى منزل غير مفروش، كان فعلاً جواً مُسالماً.. ولفترة طويلة لم تكُن حياتي مُسالمة
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Vi flyttede ind, møblerede huset, det var virkeligt fredfyldt.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Wir zogen ein und möblierten das Haus. Es war wirklich friedlich.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Μετακομίσαμε και επιπλώσαμε το σπίτι και ήταν πραγματικά γαλήνια.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Мы переехали, и оформлены в дом, и это было действительно мирным.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.Ние се нанесохме и обзаведохме къщата, и беше наистина спокойно.
Taţýndýk ve evi döţedik, son derece huzurluydu.私の人生はしばらく平穏とは言えず、 そしてそれは彼も同じでした。
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.A budeme žít v mírumilovném světě.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.A budeme žiť vo svete v mieri.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.Będziemy żyć we wspaniałym świecie.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız. Çok teşekkür ederim.그리고 정말 평화로운 세상에서 살게 될 겁니다. 감사합니다.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız. Çok teşekkür ederim.Vă mulțumesc!
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız. Çok teşekkür ederim.و سوف نعيش في عالم أكثر آمناً ..... شكراً جزيلاً
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız. Çok teşekkür ederim.(拍手)
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.Een wereld die veel vredevoller zal zijn.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.Et nous vivrons dans un monde en paix.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.E vamos viver num mundo muito mais pacífico.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.E vivremo in un mondo molto sereno.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.Kita akan hidup di dunia yang damai.
Ve çok huzurlu bir dünyada yaşıyor olacağız.Och vi kommer att leva i en mycket fredlig värld.