Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Блаженны кроткие, ибо они наследуют землю.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.אשרי הענוים כי המה יירשו הארץ׃
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.طوبى للودعاء. لانهم يرثون الارض.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.溫 柔 的 人 有 福 了 . 因 為 他 們 必 承 受 地 土
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.溫柔 的 人 有 福 了 . 因為 他 們必 承受 地土
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Din fericire, nodulul ei s-a dovedit a fi benign.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Fortunatamente il suo nodulo era benigno.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Glücklicherweise erwies sich ihr Knoten als gutartig.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Heureusement, sa grosseur se révéla bénigne.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.다행히도, 유방종괴는 양성으로 판명되었습니다.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.May mắn thay, khối u của cô được chẩn đoán là lành tính.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Našťastie sa jej hrčka ukázala byť benígna.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Naštěstí bulka se ukázala jako nezhoubná.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Na szczęście guzek był łagodny.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Por suerte, el bulto resultó ser benigno.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Szerencsére kiderült, a daganata jóindulatú volt.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Untungnya, benjolan itu ternyata jinak.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.Ευτυχώς, το εξόγκωμά της αποδείχθηκε καλόηθες.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.За щастие, бучката се оказа, че е доброкачествена.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.К счастью, ее опухоль оказалась доброкачественной.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.На щастя, ущільнення виявилося доброякісним.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.למרבה המזל, הגוש היה שפיר.
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.لحسن الحظ كان التورم الذي اكتشف في بدايته
Neyse ki kitle iyi huylu çıktı.彼女は こう質問しました
- Sahibi Harvard'dan, iyi huylu genç bir beyefendiymiţ. Ve doktor olmak için çalýţýyormuţ.C'est un jeune homme bien élevé, éduqué à Harvard, et un futur médecin.
- Sahibi Harvard'dan, iyi huylu genç bir beyefendiymiţ. Ve doktor olmak için çalýţýyormuţ.Je to mladý muž s dobrými způsoby, který na Harvardu studuje medicínu.
- Sahibi Harvard'dan, iyi huylu genç bir beyefendiymiţ. Ve doktor olmak için çalýţýyormuţ.Это благовоспитанный молодой человек из Гарвада, который учится на доктора.
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor"Der Tumor in Ihrem Bein stimmt nicht mit einem gutartigen Geschwür überein.
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""El tumor en tu pierna no se condice con un tumor benigno".
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Il tumore cha hai nella gamba non è compatibile con un tumore benigno".
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""당신 왼쪽 다리의 종양이 양성이 아닌 것으로 밝혀졌습니다."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""La tumeur dans votre jambe ne ressemble pas à une tumeur bénigne."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Nowotwór w twojej nodze nie jest nowotworem niezłośliwym".
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Tumora din piciorul tău nu are caracteristicile uneia benigne."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Tumor di kaki anda sepertinya bukan tumor jinak."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Ο όγκος στο πόδι σου δεν είναι συνεπής με καλοήθη όγκο".
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Опухоль в твоей ноге не соответствует признакам доброкачественной опухоли".
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""Туморът на крака ти не наподобява доброкачествен тумор."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor""הגידול שברגל שלך אינו עולה בקנה אחד עם גידול שפיר."
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor"يخبرني ان الورم الذي في قدمي تجاوز كونه ورماً
"Sol bacağındaki tümör iyi huylu bir tümöre benzemiyor"良性のものではないようです」 ぼくの足はぴたっと止まりました
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Abschließend wollen wir zwischen gutartigen und konfrontativen Umgebungen unterscheiden.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Afslutningsvis skelner vi mellem godartede og konkurrenceprægede miljøer.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.A nakonec, rozlišujeme benigní [vlídný] vs. adversariální [nepřátelský] prostředí.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Cuối cùng, ta phân biệt 'môi trường ôn hòa' với 'môi trường đối kháng'
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Enfin, on distingue les environnements coopératifs des environnements concurrentiels.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Infine, distinguiamo tra ambiente benevolo e ambiente avverso.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.In sfarsit, distingem medii benign vs. adversariale.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.마지막으로, 양성적 환경과 적대적 환경을 구분해야 합니다.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Nakoniec si rozlíšime neškodné, od súperiaceho prostredia.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Slutligen skiljer vi mellan godartade (benigna) respektive fientliga miljöer.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Wreszcie rozróżniamy pomiędzy środowiskami łagodnymi i antagonistycznymi.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Τέλος, ξεχωρίζουμε τα καλοήθη και ανταγωνιστικά περιβάλλοντα.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.І останнє, ми розрізняємо сприятливе та вороже середовища.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Наконец, мы разграничим благоприятные и противостоящие среды.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.Последния тип среди това са приятелски срещу враждебни.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.חלוקה אחרונה היא בין סביבה שפירה לעומת סביבה עוינת.
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.أخر مصطلح، سنميز بين البيئات الحميدة benign والخصومية adversarial .
Son olarak, iyi huylu ve rekabetçi ortam arasındaki farkı görelim.友好的な環境ではその環境はランダムです
Ve bazen de deli gibi çoğalmaya başliyor. Eğer sadece çoğalıp hiç zarar vermiyorsa iyi huyludur.Iar uneori, se reproduc haotic, dar nu cauzează stricăciuni majore.