Ana içeriğe geç
Sözlük

husus ile cümle

husus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Rajatylittävässä yhteistyössä ei kuitenkaan ole eikä voi olla kyse yksinomaan paikallisesta tasosta.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Sin embargo, la cooperación transfronteriza no afecta, ni puede llegar a afectar, sólo al ámbito local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Toch is en kan grensoverschrijdende samenwerking niet alleen op lokaal niveau worden bekeken.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Totuşi, cooperarea transfrontalieră nu este şi nu se poate desfăşura doar la nivel local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Εντούτοι, η διασυνοριακή συνεργασία δεν αφορά αpiο-κλειστικά το τοpiικό εpiίpiεδο.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Обаче, трансграничното сътрудничество не е, и не може да бъде, само на местно ниво.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.1つ目は 18ヵ月の赤ちゃんは
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Asa ca aici avem doua descoperiri extraordinare.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Así que encontramos aquí dos cosas realmente notables.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Ci sono due cose veramente degne di nota.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Det finns två anmärkningsvärda saker med detta.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Dve resnično pomembni stvari glede tega sta.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Há duas coisas impressionantes em relação a isto.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Il y a donc deux faits réellement remarquables à ce propos,
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Jadi ada dua hal yang menarik tentang hal ini.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.따라서 여기엔 두 가지 실로 주목할 만한 사실이 있습니다.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Možno tu vidieť dve naozaj pozoruhodné veci.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Så der er to bemærkelsesværdige ting her.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Są więc dwie naprawdę niesamowite rzeczy jeśli o to chodzi.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.So gibt es hierzu zwei wirklich bemerkenswerte Sachen.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Tehát itt van két igazán figyelemre méltó dolog ezzel kapcsolatban.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Twee heel opvallende dingen dus.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Vậy là, có hai điều thực sự đáng chú ý trong chuyện này.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Z toho vyplývají dvě pozoruhodné věci.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Υπάρχουν λοιπόν δύο αξιοπρόσεκτες παρατηρήσεις σχετικά μ' αυτό.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.В цьому насправді є дві визначні речі.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Из этого вытекают две замечательные мысли.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Така че има две наистина забележителни неща относно това.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.אז יש שני דברים מדהימים בקשר לזה.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.إذن فهناك أمران جديران بالملاحظة في ذلك.
Bu pelerin hakkında ilginç olan husus şu,Het interessante aan deze mantel is,
Bu pelerin hakkında ilginç olan husus şu,Tento plášť je zajímavý svými ilustracemi.
Bu pelerin hakkında ilginç olan husus şu,و المشوق في هذا الغطاء هو
Burada bir husus daha dikkatimi çekiyor. Klasik dönem heykellerindeki figürler zamansızdır.Це нагадує мені питання часу, оскільки відсутність часу класичного мистецтва входить в один момент.
Burada bir husus daha dikkatimi çekiyor.Zde máme otázku času.
Burada bir husus daha dikkatimi çekiyor.(М) Это наводит на мысль о времени.
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.Dôležité je uvedomiť si, že moje platby išli banke. Dôležité je uvedomiť si, že moje platby išli banke.
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.Důležité je uvědomit si, že mé platby šli bance.
Burada dikkat etmemiz gereken husus, benim ödemelerimi direk bu bankaya yapmam.この私の支払いは銀行への支払いであることです。 これが、不動産担保証券の相場が普及する前の
Burada ilginç birkaç husus var.Agora, há um par de coisas realmente interessantes.
Burada ilginç birkaç husus var.Ahora hay un par de cosas realmente interesantes
Burada ilginç birkaç husus var.Như vậy chúng ta có 2 phát hiện thú vị.
Burada ilginç birkaç husus var.Nyní je zde pár zajímavách věcí.
Burada ilginç birkaç husus var.Nyt on muutama erittäin mielenkiintoinen asia.
Burada ilginç birkaç husus var.Ora ci sono un paio di cose davvero interessanti.
Burada ilginç birkaç husus var.Otrzymaliśmy parę ciekawych wyników.
Burada ilginç birkaç husus var.Τώρα έχουν προκύψει κάποια πολύ ενδιαφέροντα πράγματα.
Burada ilginç birkaç husus var.これは、ひとつの実感の沸く良い時間になります。
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Această problemă este abordată în diverse părţi ale prezentului raport.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Ce point est abordé dans diverses parties de ce rapport.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Den frågan behandlas i olika delar av den här rapporten.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Dette spørgsmål behandles i forskellige dele af denne beretning.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Dieser Aspekt wird in mehreren Abschnitten dieses Berichts aufgegriffen.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Dit thema komt in verschillende delen van het verslag aan de orde.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Este asunto se aborda en diferentes partes del presente informe.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Ezzel a kérdéssel a jelentés számos részében foglalkozunk.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Kwestia ta została poruszona w różnych częściach niniejszego sprawozdania.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.O tem vprašanju smo pisali v različnih delih tega poročila.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.O této otázce pojednávají jednotlivé části této zprávy.
Bu raporun farklı bölümlerinde bu hususa değinilmektedir.Táto otázka je určená rôznym subjektom tejto správy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod