Bu, hurafenin modern bir biçimidir.That is a modern form of superstition.
Çocuklarımı yetiştireceğim böylece hurafeden korunmuş olacaklar.I will raise my children so that they will be protected from superstition.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.But first I'd like to debunk some common myths when it comes to longevity.
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.And the first myth is if you try really hard you can live to be 100.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...There's pseudo-science, crop circles, alien autopsy, haunted houses, or disasters.
Bizim merakımızı nasıl cezbetmiyor da, onu basit, insan uydurması hurafelerle ve yaratıklarlaHow does it so fail to hold our attention That we have to diminish it with the invention
Bu, onların hurafeleri/anlamını bilmeden okuyuşları/kuruntularıdır.Such are their fancies.
Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter.Satan promises them and arouses desire in them.
13'üncü Cuma, Batı'nın hurafe anlayışında şanssız bir gün olarak kabul edilir.Friday the 13th is considered an unlucky day in Western superstition.
Medyada ve akademik yazılarda "bilim", "dini hurafeler"in karşısına konuldu."Science" was counterposed to "religious superstition" in the media and in academic writing.
Hurafeler toplumların inançlarını ve tutumlarını yansıtmaları bakımından bilgilendiricidir.Der Mensch als Wissender und Glaubender.
Jupiter hurafelere inanır ve öylesine bilgisizdir ki sağı ile solunu birbirine karıştırır.Юпитер описан суеверным и настолько лишенным интеллекта, что даже не может отличить лево от права.
Bilimden çok hurafeler ilgilerini çeker ve inanırlar."Těžko se hledá grip, musíte si věřit“.
Böylece "hakemler Jordan'a veteran muamelesi yapıyor" hurafesi de tarihe gömülmüş oldu.За отношението на готите към лечебните бани Йордан пише: .
Onların temel hedefleri "dinden hurafelerin silinmesi"dir.Njihova glavna dužnost je zabijanje golova.
Bizim merakımızı nasıl cezbetmiyor da, onu basit, insan uydurması hurafelerle ve yaratıklarlaWie versagt sie so darin unser Interesse zu wecken Dass wir sie schmälern müssen mit der Erfindung
Bizim merakımızı nasıl cezbetmiyor da, onu basit, insan uydurması hurafelerle ve yaratıklarlaלמה מה שנראה נכשל לספקנו שאנחנו חייבים להמציא לעצמנו
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Aber zunächst möchte ich einige verbreitete Mythen entlarven wenn es um Langlebigkeit geht.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Ale najpierw obalmy kilka mitów długowieczności.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Ale nejdříve odhalím některé běžné mýty o dlouhověkosti.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Dar la inceput as dori sa demontez cateva mituri cunoscute cu privire la longevitate.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.De előbb szertnék pár, a hosszú életről szóló tévhitet megcáfolni.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.그전에 앞서 장수에 관련된 거짓된 믿음을 폭로하겠습니다.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Maar eerst wil ik een paar algemene mythen ontkrachten die over ouder worden gaan.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Mais tout d'abord je voudrais briser certains mythes concernant la longévité.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Ma prima vorrei sfatare alcuni miti comuni attorno alla longevità.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Men först skulle jag vilja avslöja några vanliga myter angående att uppnå ett långt liv.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Men først vil jeg aflive nogle almindelige myter om hvordan man opnår et langt liv.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Namun pertama saya ingin menghilangkan beberapa mitos umum tentang panjang umur.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Nhưng trước hết tôi muốn làm sáng tỏ một số giai thoại liên quan đến kéo dài tuổi thọ
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Pero primero me gustaría refutar algunos mitos comunes en lo que respecta a la longevidad.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Όμως πρώτα θα ήθελα να απομυθοποιήσω κάποιους κοινούς μύθους που αφορούν τη μακροζωία
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Але, спершу, я б хотів розвіяти декілька загальновідомих міфів щодо довголіття.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Но най-напред бих искал да развенчая някои общоприети митове, когато става дума за дълголетие.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.Но сначала хочу развенчать несколько популярных мифов, касающихся долголетия.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.אבל ראשית אני רוצה להפריך כמה מיתוסים בהקשר לתוחלת חיים ארוכה
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.ولكن أولا أود أن أفضح زيف بعض الخرافات الشائعة عندما يتعلق الأمر بطول العمر.
Fakat öncelikle, uzun yaşam konusuyla ilgili bazı yaygın hurafelerden bahsetmek istiyorum.正体を暴きましょう 最初は「一生懸命努力すれば
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Ci sono le pseudo-scienze, i cerchi nel grano, le autopsie aliene, le case stregate, o i disastri.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Există o pseudo-știință, culturile de cercuri, autopsia străină, casele bântuite, sau dezastrele.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Hun pseudowetenschap, graancirkels, buitenaardse wezens en spookhuizen zijn rampen.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...제공하는 데 주저하는 언론이 있었습니다.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Pseudo-nauka, kręgi w zbożu, sekcje kosmitów, nawiedzone domy, katastrofy.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Има псевдо-наука, житни кръгове, аутопсия на извънземни, къщи обитавани от духове или катаклизми.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...Нам показывают лженауку, круги на полях, вскрытие инопланетян, дома с привидениями, или стихийные бедствия.
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...הם עוסקים בפסאודו-מדע, מעגלי תבואה, נתיחות חייזרים, בתים רדופי רוחות,
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...هناك علم زائف، ودوائر فارغة تشريح للغرباء، منازل مسكونة
Hurafeler, hasat çemberleri, uzaylı otopsileri, perili evler, afetler...疑似科学だの ミステリーサークルだの エイリアンの解剖だの 幽霊屋敷だの 惨事が扱われますが
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.Den anden myte er, at der er behandlinger, som kan hjælpe med at sænke, vende, eller tilmed stoppe aldring.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.Den andra myten är att det finns behandlingar som kan sakta ned, vända, eller till och med stanna åldrandet.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.De tweede mythe is, dat er behandelingen zijn die veroudering kunnen tegengaan of zelfs stoppen.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.Druhým mýtem je, že existuje léčba, která může zpomalit, zvrátit či dokonce zastavit stárnutí.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.두번째 미신. 노화를 느리게 하거나 되돌리고, 혹은 멈출수 있기까지 한 치료법이 있다.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.Mitos kedua adalah ada perawatan yang dapat memperlambat, membalikkan, atau menghentikan penuaan.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.Вторият мит е, че има лечения, които могат да помогнат да забавят, обърнат, или дори да спрат стареенето.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.המיתוס השני הוא, שיש טיפולים שיכולים להאט, להחזיר לאחור או אפילו לעצור הזדקנות.
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.الاسطورة الثانية هي، أنه يوجد علاج بأمكانه المساعده على أبطاء , إعادة ، أو حتى أيقاف عملية الشيخوخه .
İkinci hurafe ise, yaşlanmayı geciktiren, tersine çeviren ve hatta durduran tedavilerin mevcut olduğu.「加齢を遅らせる、逆転させる、あるいは 止める治療法がある」というものです 間違いです
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.100歳まで生きられるか」です
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.Az első tévhit az, ha keményen dolgozik az ember rajta elérheti a 100 éves kort.