hristiyan ile cümle
hristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Pachomios'un dünyada bilinen ilk hristiyan manastırının kurucusu olduğu kabul edilir.Pachomiost peetakse esimeseks kristlaseks, kes võttis kasutusele palvehelmed.
2. yüzyılda Hristiyanlık yayılmaya başladı.10. sajandi teisest poolest hakkas levima kristlus.
1731 de yayinlanan bir kitapta... "Hristiyan toplumlari gecmiste neden..."Porque é que as nações cristãs, tão fracas no passado,
Ağır geliyor insanlara. Anladık Hristiyanlar, Yahudiler söylemez.الناس تجد صعوبة في قولها . حسنا ، نحن نفهم أن المسيحيين واليهود
A. Hristiyan ismim, nokta. - " İnsan Şimdi " .Zurzeit Menschlich?
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Aber ich wurde nach Jerusalem geschickt, um einen Film über das frühe Christentum zu drehen.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Ale bola som poslaná do Jeruzalema, aby som pripravila film o ranom kresťanstve.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Ale zostałam wysłana do Jeruzalem, żeby zrobić film o początkach chrześcijaństwa.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Dar am fost trimisă la Ierusalim să fac un film despre începutul creștinismului.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.그러다가 초기 기독교를 다룬 영화를 만들기 위해 예루살렘에 가게 되었습니다.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Maar ik werd naar Jerusalem gestuurd, om een film over het vroege Christendom te maken.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Mas fui enviada para Jerusalém para fazer um filme sobre o início da cristandade.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Pero me enviaron a Jerusalén a hacer una película sobre el primer cristianismo.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Puis, j'ai été envoyée à Jérusalem pour faire un film sur les débuts du Christianisme.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Saya dikirim ke Jerussalem untuk membuat film tentang masa awal agama Kristen.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Sono stata inviata a Gerusalemme per fare un film sugli inizi del Cristianesimo.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Με στείλανε όμως στα Ιεροσόλυμα να κάνω μια ταινία για τον πρώιμο Χριστιανισμό.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Но ме пратиха в Йерусалим, за да направя филм за ранното християнство.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.Но тут меня послали в Иерусалим для съёмок фильма о раннем христианстве.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.נשלחתי לירושלים כדי לעשות סרט על הנצרות המוקדמת.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.ولكنني بُعِثْت إلى القدس لتصوير فيلم حول العصور المسيحية الأولى.
Ama, erken dönem Hristiyanlık hakkında bir film yapmak için Kudüs'e gönderildim.そこで初めて 他の宗教に出会いました
Anlıyor musun? Hristiyanlar, peygamber İsa'dır diyorlar,Християните казват, че Исус е пратеник на Бог.
Antik Roma devletinde Hristiyanlığın çok erken bir döneminde yapılmış bu lahit.Nebyly ještě stanoveny a přijaty, takže měl autor docela volnou ruku.
Antik Roma devletinde Hristiyanlığın çok erken bir döneminde yapılmış bu lahit.Nie zostały jeszcze stworzone i zaakceptowane, a więc mamy do czynienia z okresem rozwoju.
Antik Roma devletinde Hristiyanlığın çok erken bir döneminde yapılmış bu lahit.Вони ще не були повністю збудованими та прийнятими, тому це дуже гнучкий момент.
Antik Roma devletinde Hristiyanlığın çok erken bir döneminde yapılmış bu lahit.--מסורות אלה עדיין לא ניבנו והתקבלו, כך שזהו רגע מאוד גמיש.
Aslanları Hristiyanlarla besleyen Romalıların samimiyetini göstermeliyiz.Et nous devons exposer la sincérité des romains donnant des chrétiens en pâture aux lions.
Aslanları Hristiyanlarla besleyen Romalıların samimiyetini göstermeliyiz.Si trebue sa aratam sinceritatea romanilor hranind leii cu crestini.
Aslanları Hristiyanlarla besleyen Romalıların samimiyetini göstermeliyiz.Мы должны показать, как искренне римляне бросали христиан на растерзание львам.
Aslanları Hristiyanlarla besleyen Romalıların samimiyetini göstermeliyiz.ועלינו להראות את הכנות של הרומאים שזורקים את הנוצרים כמאכל לאריות.
Aslanları Hristiyanlarla besleyen Romalıların samimiyetini göstermeliyiz.وعلينا إظهار صدق الرومان بإطعامهم المسيحيين الى الأسود.
'Bana bütün Hristiyan alemindeki en büyük, en görkemli, en şaşaalı kiliseyi yapın' emrini vermiş,"Vytvořte mi nejhonosnější, největší kostel v celém křesťanském světě," a to je to, co on udělal.
Başımıza bu geliyor. (Yazı: kötü hristiyanlar)"Bad Christians" (Źli Chrześcijanie).
Başımıza bu geliyor. (Yazı: kötü hristiyanlar)Így láthatjuk például ezt: "rossz keresztények"
Başımıza bu geliyor. (Yazı: kötü hristiyanlar)이런거죠. "나쁜 기독교인"
Başımıza bu geliyor. (Yazı: kötü hristiyanlar)さらに不運なことに この文字が表示されたのは
Başımıza bu geliyor. (Yazı: kötü hristiyanlar)我哋就見到甘樣嘅組合。(文字:壞基督徒)
Ben de bunu TED için yaptım. Bu "Hristiyan".TED를 위해 만들었습니다. "기독교인" 입니다
Ben de bunu TED için yaptım. Bu "Hristiyan".אז הכנתי את זה ל-TED. זה נקרא "נוצרי."
Ben de bunu TED için yaptım. Bu "Hristiyan".لذلك، ابتكرت هذا لـ تيد. إنه "مسيحي".
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.C'est juste inacceptable pour des chrétiens intelligents, et nous devons le reconnaître.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Das ist für intelligente Christen einfach unannehmbar, und wir müssen das anerkennen.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Dat is gewoon niet acceptabel voor intelligente christenen, en dat moeten we erkennen.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Điều đó là không thể chấp nhận được với những tín đồ Cơ Đốc Giáo thông tuệ, và ta phải công nhận điều đó.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Eso no es aceptable como cristianos inteligentes y debemos reconocerlo.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Este absolut inacceptabil pentru creștinii inteligenți, și trebuie să recunoaștem asta.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.지적인 기독교인은 그것을 받아들일 수 없고 또 우리는 그걸 인정해야합니다.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.To jest nie do przyjęcia dla inteligentnych chrześcijan i trzeba to zaakceptować.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.To je zkrátka nepřijatelné pro inteligentní křesťany a my to musíme přiznat.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Αυτό δεν το δέχονται οι νοήμονες χριστιανοί, και πρέπει να το παραδεχτούμε.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Для образованного верующего человека подобное неприемлемо, и это необходимо осознавать.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.Това е неприемливо за интелигентния християнин и трябва да го признаем.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.זה פשוט לא מתקבל על הדעת עבור נוצרים אינטליגנטיים, ואנחנו צריכים להכיר בכך.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.ليس هذا بالأمر المقبول لدى المسيحيين الأذكياء, وينبغي أن نعترف بذلك.
Bu akıllı Hristiyanlar için kabul edilebilir bir şey değil, ve bizler bunu onaylamak zorundayız.認めざるを得ません 神は津波の首謀者であるか 神に
Budizm, Hristiyanlık, İslam, Hinduizm... ...burada bütün dinler bir arada.Boeddhisme, christendom, Islam, hindoeïsme... we hanteren allerlei religies hier.
Budizm, Hristiyanlık, İslam, Hinduizm... ...burada bütün dinler bir arada.Bouddhisme, Christianisme, Islam, Hindouisme... on s'occupe de toutes les religions, ici.
Budizm, Hristiyanlık, İslam, Hinduizm... ...burada bütün dinler bir arada.Buddismo, Cristianesimo, Islamismo, Induismo... qui da noi trattiamo tutte le religioni.
Budizm, Hristiyanlık, İslam, Hinduizm... ...burada bütün dinler bir arada.Budism, creştinism, islam, hinduism... ... ne descurcăm cu toate religiile aici.