Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.Τα κακά νέα ήταν ότι όλοι συμπάθησαν τον Χάουαρντ.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.Лошата новина е, че всеки харесвал Хауърд.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.Плохая новость заключалась в том, что Говард понравился всем.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.Погана новина була в тому, що всім подобався Говард.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.החדשות הרעות הן שכולם חיבבו את האוורד.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.الخبر السيء هو ان الجميع أحب هاورد.
Ama kötü olan şu ki, herkes Howard'ı beğeniyor.素晴らしい人で、一緒に仕事したり、
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.In effetti, fu con Campbell's Soup che Howard si fece una reputazione.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Tény, hogy a Campbell's Soup hozta meg Howard számára a szakmai hírnevet.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.V bistvu, pri Campbell's Soup si je Howard ustvaril svoj sloves.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Ve skutečnosti, právě u Campbell Soup si Howard vydobyl svou reputaci.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Vì thực tế, chính hãng súp Campbell's là nơi Howard tạo nên danh tiếng của mình.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Στην ουσία, η Σούπα Κάμπελς δημιούργησε τη φήμη του Χάουαρντ.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Потому что работа для "Кэмпбелл суп" создала Говарду репутацию.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Amennyire én tudom, a pszichofizikusok méréseket végeznek. És Howardot is nagyon érdeklik a mérések.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Din câte ştiu, psihofizicienii măsoară lucruri. Şi Howard e foarte interesat să măsoare lucruri.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Hasta donde sé, la psicofísica trata sobre medir cosas. Y Howard tiene un gran interés en medir cosas.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.제가 알기론, 정신물리학이 대상을 측정하는 학문이고, 하워드도 측정하는데 아주 관심이 많았어요.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Kolikor jaz vem, se psihofizika ukvarja z merjenjem stvari. Howarda pa merjenje stvari nadvse zanima.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Ma per quel che ne so, in psicofisica si misurano le cose. E Howard é molto interessato a misurare le cose.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Pokud vím, psychofyzika je o měření věcí. A Howard se o měření věcí velice zajímal.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Psychofizyka zajmuje się chyba mierzeniem. Howarda bardzo ciekawi mierzenie.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Tanto quanto eu sei, psicofísica tem a ver com medir coisas. E Howard interessa-se muito por medir coisas.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Tietääkseni psykofysiikka on asioiden mittaamista. Ja Howard on hyvin kiinnostunut mittaamaan asioita.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Viem len toľko, že psychofyzika je o meraní vecí. A Howarda veľmi zaujíma meranie vecí.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Voor zover ik weet gaat psychofysica over dingen meten. En Howard is heel geïnteresseerd in dingen meten.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.Насколько мне известно психофизика изучает оценивание вещей. А Говард очень любит оценивать разные вещи.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.ככל שאני יודע, פסיכופיסיקה עוסקת במדידה של דברים, והווארד מתעניין מאוד במדידת דברים.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.على حد علمي, الفيزياء النفسية تتعلق بقياس الأشياء. و هاورد شديد الإهتمام بقياس الأشياء.
Bildiğim kadarıyla psikofizik bir şeyleri ölçmeyle ilgili ve Howard bir şeyleri ölçmeye çok meraklıdır.量ることにハワードは強い関心があります ハーバード大学の博士号を取った後
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Ăsta e darul lui Howard pentru poporul american.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.C'est le legs d'Howard au peuple américain.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.- Das ist Howards Geschenk an die Amerikaner.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Dat is Howards gift aan het Amerikaanse volk.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Det är hans gåva till det amerikanska folket.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Đó là món quà mà Howard dành tặng cho người dân Mỹ.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.É essa a dádiva de Howard ao povo americano.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Esto es el regalo de Howard a los estadounidenses.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Ez Howard ajándéka az amerikaiaknak.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Itulah hadiah dari Howard untuk orang Amerika.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Questo é il dono di Howard al popolo americano.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Se on Howardin lahja amerikkalaisille.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.To je Howardov dar americkému ľudu.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.To je Howardovo darilo Američanom.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.To je Howardův dar Americkému lidu.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Αυτό είναι το δώρο του Χάουαρντ στον Αμερικανικό λάο.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Его подарок американскому народу.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Това е неговият подарък за американския народ.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.Це подарунок Говарда американцям.
Bundan on yıl kadar önce, Howard Gruber isimli müthiş bir araştırmacıIl y a une ou deux décennies, un extraordinaire savant qui s'appelait Howard Gruber a repris
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Chegou a ser construída, mas não tem nada a ver com a visão que o Howard tinha.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Det blev endda bygget, selvom det ikke havde noget at gøre med den vision, Howard havde.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Dokonce to bylo postaveno, ale nemělo to nic společného s Howardovou vizí.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Elle a même été construite, mais rien à voir avec cette vision que Howard avait.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.È stato anche costruito, ma non ha niente a che fare con la visione che aveva avuto Howard.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Es wurde sogar gebaut, hatte aber nichts mit der Vision zu tun, die Howard hatte.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Het werd zelfs gebouwd, maar had niets te doen met deze visie die Howard had.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Incluso llegó a construirse, pero diferente a la visión que Howard tenía.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.Ini bahkan dikembangkan, tapi tidak berhubungan dengan pandangan Howard.
Bunlar inşa edildi bile ancak Howard'ın görüşü ile iligili yapılabilcek bir şey yok.실제로 지어지기도 했지만, 하워드의 비전과는 거리가 멀었습니다.