Ana içeriğe geç
Sözlük

hop ile cümle

hop kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Przypomina to jaskiniowe osady Indian Hopi, którzy zamieszkują pobliskie tereny.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Somiglia molto ad alcune abitazioni scavate nella roccia dalle popolazioni Hopi che vivono in quell'area.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.También es muy similar a algunas de las cuevas usadas como vivienda de los Hopi, residentes de esta zona.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Също така много прилича на някои от пещерните жилища на племето хопи, намиращи се в този район.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Также это очень похоже на некоторые пещеры народа Хопи, проживающего на этой территории.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.זה גם מאוד דומה לכמה מבתי המערות של אנשי ההופי שגרים באותו איזור.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.يبدو أيضاً مشابهاً جداً لبعض مساكن الكهوف للشعب الهوبي في تلك المنطقة.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.洞窟住居にも類似しています 整備アリは巣の中をそのように施し
Bu benim yeni düzlemim, hopp.C'est mon nouveau plan.
Bu benim yeni düzlemim, hopp.Dus als dit mijn nieuwe vlak is,
Bu benim yeni düzlemim, hopp.Este es un sentido general de lo que son secciones cónicas y por qué se llaman así
Bu benim yeni düzlemim, hopp.Ora se este for o meu novo plano... ups.
Bu benim yeni düzlemim, hopp.Percio' se questo è il mio nuovo piano --- ooops.
Bu benim yeni düzlemim, hopp.Så om det här är mitt nya plan-- hoppsan.
Bu benim yeni düzlemim, hopp.To będzie moja nowa płaszczyzna -- łoops.
Bu benim yeni düzlemim, hopp.فاذا كان هذا السطح الجديد
Bu benim yeni düzlemim, hopp.このようになります。
Bu durumda... Hoppa.Då så...
Bu durumda... Hoppa.Godt ...
Bu durumda... Hoppa.-Siinä tapauksessa... -Hopsista.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Acea tânără și-a luat doctoratul la Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Cette jeune femme a continué et elle a maintenant un doctorat de médecine de l'Université Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Cô ấy tiếp tục học, và bây giờ cô ấy đang có bằng cử nhân thạc sĩ từ Hopskin
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Den unge kvinde gik videre, og hun har i dag en M.D./ph.d. fra Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Die jonge vrouw slaagde, en ze is vandaag doctor in de geneeskunde van Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Die junge Frau machte weiter und sie hat <br/>heute einen Doktortitel von der Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Esa joven continuó, y actualmente es tiene posgrados de Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Essa jovem continuou e hoje é licenciada em Medicina pela Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Ez a fiatal nő folytatta, és ma M.D./Ph.D. a Hopkins Egyetemről.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.그 학생은 계속 공부해서, 지금은 홉킨스대학에서 의학박사를 마쳤습니다.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Obecnie ma doktorat Uniwersytetu Johnsa Hopkinsa.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Quella ragazza è andata avanti e oggi è una dottoranda alla Hopkins.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Εκείνη η κοπέλα προχώρησε και σήμερα έχει διδακτορικό στην ιατρική από το Πανεπιστήμιο του Τζονς Χόπκινς.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Вона продовжувала навчання і зараз у неї ступінь доктора медицини від університету Джона Гопкінса.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.Теперь она доктор медицины и философии в университете Джонса Хопкинса.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.האישה הצעירה הזאת המשיכה בדרכה, והיום היא בעלת M.D/Ph.D. מאוניברסיטת הופקינס.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.استمرت تلك الفتاة الشابة واليوم لديها دكتوراه من جامعة هوبكنز.
Bu kadın eğitimine devam etti ve bugün Hopkins'ten doktora derecesine sahip.今や精神医学の終身制教授 神経科学博士号を持つ身です
Bundan böyle canýmýz ne istedi, hop onu yapacađýz.Hope we are there
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Ich kann es so einstellen, dass ein Ohr den einen Lautsprecher hört, das andere Ohr den anderen.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Ik kan het zo plaatsen dat één oor de ene luidspreker hoort en het tweede oor de andere.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Je faire en sorte qu'une oreille entende un haut-parleur, et que l'autre oreille entende l'autre.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Jeg kan sende det ud så det ene øre hører den ene højtaler, og det andet hører den anden.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.이렇게 해서 한 쪽 귀로 한 스피커에서 나는 소리를 듣고, 다른 쪽 귀로는 다른 소리를 들을 수 있는거지요.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Mogę zrobić tak by jedno ucho słyszało jeden głośnik, drugie drugi.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.O pot aranja așa că o ureche aude un difuzor, și cealaltă ureche aude altul.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Puedo ponerla de manera que un oído escuche un altavoz y el otro oído escuche el otro altavoz.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Tôi có thể đặt nó sao cho mỗi tai nghe mỗi loa. Như vậy mới đúng là âm đôi.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.А ещё можно сделать так, чтобы вы одним ухом слышали один динамик, а другим - другой.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.Мога да я поставя така, че едното ухо да чува единия усилвател, а другото ухо да чува другия.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.ביכולתי למקם זאת כך שאוזן אחת תשמע רמקול אחד, והאוזן השניה תשמע את השני. זה צליל דו-אזני אמיתי.
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.يمكنني وضعه بطريقة تجعل إحدى الأذنين تسمع مكبرا والأذن الأخرى تسمع آخرا هذا صوت أذني حقيقي
Bunu bir kulağınız bir hoparlörü, diğer kulağınız öbürünü duyacak şekilde koyabilirim.反対の耳はもう片方が聞こえるようにしたり。これが本当のバイノーラルサウンド。 家でステレオを聞くとき
Burada gerçekten eşyalar hopluyor!¿Qué pasa aquí?
Burada gerçekten eşyalar hopluyor!А кто это?
But as I said last night as well, I think you shouldn't give up hope.-Il n'y a pas d'espoir d'abandonner. -Ne dis pas cela.
But as I said last night as well, I think you shouldn't give up hope.-Nem maradt remény amit feladjak . - Ne mondja ezt.
But as I said last night as well, I think you shouldn't give up hope.- Δεν μου έχει μείνει και καμία. - Μην το λες αυτό.
But as I said last night as well, I think you shouldn't give up hope.- Не остана надежда за губене. - Не говори така.
But I hope that she will.Αλλά ελπίζω ότι θα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod