Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Compramos una linterna con una batería muy grande y un puñado de pequeńos altavoces.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.그리고 큰 건전지가 들어가는 전등과 작은 스피커들을 구매했습니다.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Nous avons acheté une lampe de poche avec une très grosse batterie, et un tas de petits haut-parleurs.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Siamo andati a comprare una torcia con una grossa batteria e una serie di piccoli altoparlanti.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.We kochten een zaklamp met een zeer grote batterij en een hoop kleine luidsprekers.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Πήγαμε και αγοράσαμε ένα φακό με μια πολύ μεγάλη μπαταρία και πολλά μικρά ηχεία.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Купихме и фенер с много голяма батерия и много малки говорители.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Мы пошли и купили фонарик с очень большой батарейкой, и кучу маленьких громкоговорителей.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.היה טלפון נייד קטן עם מקרן קטן שעולה בערך 60 דולר.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.ذهبنا اشترى مضيا مع بطارية كبيرة جداً، وحفنة صغيرة من المتكلمين.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.小さなスピーカーをいくつか買いました 携帯電話によって
Bir, hoparlör bağlantısını yapın. Ve doğru yönde olduğundan emin olarak, kapakları yerleştirin.1. Lautsprecherverbindung herstellen und Deckel montieren, dabei auf die Richtung achten.
Bir, hoparlör bağlantısını yapın. Ve doğru yönde olduğundan emin olarak, kapakları yerleştirin.Jeden, podłaczyć gośniki zamontować pokrywę w odpowiednim miejscu.
Bir, hoparlör bağlantısını yapın. Ve doğru yönde olduğundan emin olarak, kapakları yerleştirin.Mai întâi se face conectarea la microfon ºi se asambleazã înveliºul, cu atenþie la direcþie.
Bir, hoparlör bağlantısını yapın. Ve doğru yönde olduğundan emin olarak, kapakları yerleştirin.Un, branchez le haut-parleur et refermez le boîtier arrière avec précaution.
Bir, hoparlör bağlantısını yapın.Ένα, συνδέστε τα ηχεία
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Daj nam zarówno ćwierkanie i hop i twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Dovolite nam, tako Cvrkutati in hop in twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Facciamo sia cinguettare e luppolo e twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Hãy để chúng tôi cả chirp và hop twitter và.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Lad os både kvidren og hop og Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Laissez-nous deux et hop chirp et Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Lassen Sie uns beide zwitschern und Hop und twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Laten we zowel piepen en hop en twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Låt oss både kvittra och hoppa och Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Mari kita baik kicauan dan hop dan twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Nézzük is csipog és a komló és a twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Olkaamme niin sirkutus ja hop ja Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Poďme aj cvrlikání a hop a Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Pojďme i cvrlikání a hop a Twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Să ne atât ciripit şi de hamei şi twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Vamos ambos chirp e hop e twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Vamos a tanto chirrido y hop y twitter.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Давайте как чирикают и хмеля и твиттер.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Давайте як цвірінькають і хмелю і твіттер.
Bize hem ötüş ve hop ve heyecan olsun.Нека да писукат, както и хоп и Twitter.
Böyle bir durum var, hoppAbbiamo una situazione dove è... oops
Böyle bir durum var, hoppMamy sytuację, że -- łoops
Böyle bir durum var, hoppOops.
Böyle bir durum var, hoppTemos uma situação em que... ups.
Böyle bir durum var, hoppVi har en situation där-- hoppsan.
Böyle bir durum var, hoppلدينا وضع حيث
Böyle bir durum var, hoppこの状態が うまく描けるでしょうか。 編集します。
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Ezalatt a másik bárány, aki átesett a beavatkozáson, erre-arra szökdécsel, a vérzés is elállt.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.한편, 좀 전에 그에게 작은 수술을 받은 양은, 깡총거리며 다녔습니다, 피도 안 나고요.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Pendant ce temps-là, l'agneau qui avait eu sa petite opération sautille partout, il ne saigne plus.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Trong khi ấy, con cừu được thiến theo cách của Albert đang đi lại tung tăng, máu đã được cầm.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Tymczasem pierwsze jagnię, po zabiegu, już skacze dookoła, krwawienie ustało.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Under tiden hoppar lammet han har gjort sin lilla procedur på runt och blödningen har upphört.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Στο μεταξύ, το αρνί στο οποίο έκανε τη μικρή εγχείρηση ξέρετε, χοροπηδά, η αιμορραγία έχει σταματήσει.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Тем временем, ягненок после хирургии скачет по лужаийке, кровотечение остановилось.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.בינתיים, הטלה שעבר את הניתוחון אתם יודעים, מקפץ סביבנו, הדימום פסק.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.وفي غضون ذالك، الحمل كان مضطر لفعل الإجراء الصغير هو، كما تعلمون، إنه يقوم بالقفز، والنزيف توقف.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.そこらじゅうを歩き回っていて 出血も止まっていた 草をかじったり 飛んだり跳ねたり すごい元気
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Arată de asemenea destul de asemănător cu locuinţele rupestre ale populaţiei Hopi ce locuieşte în acea zonă.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.C'est très proche de certaines habitations troglodytes des Hopi qui sont dans cette zone.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Det er også meget lig nogle af de hule beboelser som nogle af Hopi folket i det område bor i.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Es sieht sehr ähnlich aus wie die Höhlensiedlungen der Hopi, die auch in dieser Gegend wohnen.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.Het lijkt ook erg op sommige grotwoningen van de Hopistammen die in dat gebied leven.
Bu aynı zamanda bölgede yaşayan Hopi halkının... ...mağara evlerine benzer.이 지역에 사는 호피족 사람들의 동굴 거주지와 아주 유사하게 보이기도 합니다.