hocası ile cümle
hocası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun için sizi gerçekten düşünen bir akıl hocası bulmanız gerekmektedir.You want to find someone who cares enough about you to be a mentor.
O ve danışman hocasının diyabet hastaları üzerinde Viagra'nın ikincil kullanımına dair patenti var.She and her adviser have a patent on a second use of Viagra for diabetes patients.
Miss Banks'de oradaydı ki kendisi benim için muhteşem bir akıl hocasıdır.And Miss Banks was there as a great mentor for me.
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.This is not just kind of, "I showed up as a mentor."
Şöyle düşündük, bu büyük bir fırsat. Ve bir Feng Shui hocası tuttuk,So we thought like, this is too much of an opportunity, so we hired a feng shui master.
Seni hayatımın akıl hocası yapmak istiyorum.I want to make you my life's mentor!
Herkesin bir akıl hocasına ihtiyacı var.Everyone needs a coach.
2017'den bu yana - «X Faktörü» vokal gösterisinin yargıç ve akıl hocası.Since 2017 till now - judge and mentor of «The X-Factor» vocal show.
Baş yanında ise akıl hocası - Mir-i-Arab'ın mezarı yer almaktadır.At his head is wrapped in the moulds his mentor - Mir-i-Arab.
Gottlob Frege'den etkilendi. Ludwig Wittgenstein'ın ise akıl hocasıydı.He was influenced by Gottlob Frege, and was the mentor of Ludwig Wittgenstein.
Kelam, el-Memun'un Farsça hocası Cafer'den sürdürdüğü felsefi tartışma sanatıdır.Kalām is the art of philosophical debate that al-Mamun carried on from his Persian tutor, Ja’far.
Amcası Cleombrotus onun hocasıydı.[1]His uncle Cleombrotus was his tutor.[5]
Rahip John Cotton, Hutchinson'ın akıl hocası ve New England'a göç etme sebebiydi.Reverend John Cotton was Hutchinson's mentor and her reason for emigrating to New England.
Phoenix ✓ ✓ Amyntor'un oğlu, Akhilleus'un hocası ve arkadaşıdır.Phoenix ✓ ✓ Son of Amyntor, tutor and companion of Achilles.
Ayrıca bazı rivayetlere göre Herakles'in hocasıydı.Also, according to some traditions, he was a tutor to Heracles.
Aynı zamanda radyo kişiliği Eddie Trunk'ın akıl hocasıydı.[1]He was also a mentor to radio personality Eddie Trunk.[1]
Pojar, akıl hocası Trnka'nın altında bir kuklacı olarak çalıştı.Pojar served as a puppeteer under his mentor Trnka.
Launitz, Thomas Crawford'un ilk hocasıydı.Launitz was the first instructor of Thomas Crawford.
Kendini felsefe öğrenme amacıyla Atina'ya gelen Damaskios'un hocasıdır (y.He was a teacher of Damascius when he came to Athens to learn philosophy (c.
Çalışmaları öncelikle akıl hocası Tycho Brahe'nin araştırmasına dayanmaktadır.His work is primarily based on the research of his mentor, Tycho Brahe.
Bu, akıl hocası Watson'dan öğrendiği bir yöntemdir. [2]This is a method that she learned from her mentor Watson.[6]
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Seine Lehrstelle vernachlässigte er dabei nicht.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Hier heiratete er die Tochter eines Dozenten.
Hocası heykeltıraş Hakkı Karayiğitoğlu'nun etkisi ile heykeltıraşlığa yöneldi.Dort ließ er sich in seiner Kunst vom Skulptor Hakkı Karayiğitoğlu beeinflussen.
İlk hocası ise babasıydı.Erster Lehrer war sein Vater.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Im Lied singt Scherzinger über ihren Liebhaber.
Bu tarihten sonra hocasız kalan Hamburger SV II takımının geçici antrenörlüğünü yaptı.Für die Zeit danach war eine Rückkehr zum Hamburger SV als Trainer angedacht.
Hocasından o olayı anlatmasını ister.Darauf erzählt ihm der Schneider von dem Geschehen.
Yeni bir ruhun hocası ve öncü savaşçısı."Klassenkampf und Priesterherrschaft der Intellektuellen“.
Afak Hoca ise Alem Hocası manasına gelmektedir.Seltener ist in der Heraldik der Adlermann.
Burada eski hocası Gordon Milne ile yeniden bir araya gelmiş oldu.Aus einem Gespräch mit dem ehemaligen RIAS-Direktor Gordon Ewing.
Üç sene sonra, hocasının vefâtı ile Bursa kadılığına getirildi.Nach drei Jahren nahmen ihn die Eltern eines Klassenkameraden zur Pflege auf.
1946 yılında derslere başladı ve İslam Sanatı tarihi hocası Ernst Diez onu çok etkiledi.1943 reiste er mit seinem Lehrer, dem österreichischen Kunsthistoriker Ernst Diez, in die Türkei.
O da hocası gibi Halvetiyye tarikatına mensuptur.Sie ist deshalb bei den Schülern ebenso verhasst wie ihr Besitzer.
Felsefe Hocasıdır.Dozent für Philosophie.
Sonra hocasının izini takip ederek bir yıl Henry Moore'un asistanlığını üstlenmiştir.Er arbeitete ein Jahr als Assistent bei Henry Moore und folgte damit dem Beispiel seines Lehrers Caro.
Bununla beraber fıkıhta hocası Alkame olarak kabul edilir.Zu ihrer Überraschung wird sie auch noch zur Abschlusskönigin gewählt.
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.Le ʿālim est celui qui détient la science (ʿilm), mot de la racine verbale عَلَمَ , savoir, connaissance.
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Vasnetsov rencontre et se lie d'amitié avec son mentor, Ivan Kramskoï, qu'il considérait comme un maître.
Cami hocasınca dua yapılır ve yemek yenir.On bénit la matza et on la consomme.
François Bayrou'nun akıl hocası olmuştur.Il est un des mentors de François Bayrou.
"Moving" adlı şarkıyı da aynı yıl içinde mim hocası Kemp'e yazdı.Bush écrit Moving la même année pour rendre hommage à son professeur Kemp.
İlk hocası ise babasıydı.Son premier maître fut son père.
Annesi modern dans hocasıydı.Sa mère est danseuse classique.
Okulun yeni asabi hocası Hürrem, tam bir erkek düşmanıdır.La nouvelle directrice du lycée, très sévère, a fait peur à bien plus d'une personne.
Fakat hangi medreseye, ne zaman gittiği ve kimlerin hocası olduğu bilinmemektedir.On ne sait pas où il a reçu sa formation ou avec quel maître il a étudié.
Siyah kuşak 3.dan Taekwondo hocasıdır.Il est 3e dan de Taekwondo.
Altan Erkekli ilk hocası oldu.Son mari est alors classé premier.
"Guilty Conscience" rapçi Eminem'in akıl hocası Dr.Dre ile düet yaptığı 1999 yılında çıkmış teklidir.Guilty Conscience est une chanson du rappeur Eminem, en duo avec son mentor, Dr. Dre, sortie en 1999.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.Les représentants des enseignants.
Hocası Pr.École Fr.
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.Il rejoint en ce sens le point de vue de John Maynard Keynes.
Kolej duası, kurucu üyelerden klasikler hocası Margaret Hubbard tarafından yazılmıştır.L'Académie est commandée actuellement par l'Air Commodore Margaret Staib.
Eski hocasının varlığını hissetmiş olan Vader onun peşine düşer.Thomas, qui succéda à son père en Épire.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Au bout du compte, il se marie avec la fille de son patron.
Hocası Matt Hardy oldu.L'écrivainThomas Hardy.
Fakat hiçbir zaman ve asla akademi hocası değildir" diyordu."Yeah, no school like the old school."
Hiroşi bir karate hocası.Hiroshi es un profesor de kárate.
Bu olay anında Nida, Emir Abad Mahallesinin sokaklarında müzik hocasıyla birlikte arabadaydı.Dondequiera que iba, ella tenía músicos en la corte con ella.
1955-1959 yıllarında eski akıl hocası Matthew B. Ridgway'ın yerine genelkurmay başkanı oldu.De 1955 a 1959 fue Jefe de Estado Mayor del Ejército, sucediendo a su mentor Matthew B. Ridgway.
İlgili Sayfalar