Tom her gün küçük ofisinde tıkılı kalmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like being cooped up in his small office every day.
Tom'un kampa gitmekten hoşlanan hiç arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends who like to go camping.
Tom tenisten hoşlanmıyor ve asla hoşlanmadı.Tom doesn't enjoy tennis and never has.
Tom o filmden hiç hoşlanmadı.Tom didn't like that movie at all.
Tom yeterli paraya sahip olmamaktan hoşlanmıyordu.Tom didn't like not having enough money.
Tom o zaman biradan hoşlanmıyordu.Tom didn't like beer at that time.
Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.Tom didn't enjoy the concert very much.
Tom konserden hiç hoşlanmadı.Tom didn't enjoy the concert at all.
Tom hoşlandığı her yere gidebilir.Tom can go wherever he likes.
Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.Tom can always quit his job if he doesn't like it.
Bir hobi olarak Tom bira mayalar.Tom brews beer as a hobby.
Tom hakkında hoşlanmadığım bir şey var.There's something about Tom that I don't like.
Tom'dan niçin hoşlanmadığımı size söyleyeyim.Let me tell you why I don't like Tom.
Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.I like the kind of music Tom composes.
Tom benden ödünç para istediğinde bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when Tom borrows money from me.
Tom ne sıklıkta hokey oynar?How often does Tom play hockey?
Tom korku filmleri izlemekten hoşlanır mı?Does Tom enjoy watching horror movies?
Tom Mary'nin neden ondan hoşlanmadığını anlamak istiyordu.Tom wanted to understand why Mary didn't like him.
Tom Mary'den asla hoşlanmadı.Tom never liked Mary.
Tom Mary ile iskambil oynamaktan her zaman hoşlandığını söylüyor.Tom says that he always enjoys playing cards with Mary.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığına inanmayı reddetti.Tom refused to believe that Mary didn't like him.
Tom Mary ile konuşmaktan gerçekten hoşlanıyor, değil mi?Tom really enjoys talking with Mary, doesn't he?
Tom Mary'den hoşlanmadığını açıkladı.Tom made it clear that he didn't like Mary.
Tom Mary'nin şarkı söylemesini dinlemekten hoşlanır.Tom likes to listen to Mary sing.
Tom Mary ile yürümekten hoşlanır.Tom likes taking walks with Mary.
Tom Mary'den çok hoşlanıyordu.Tom likes Mary very much.
Tom Mary'nin regeden hoşlandığını bilir.Tom knows Mary likes reggae.
Tom Mary'nin tanıdığı operadan hoşlanan tek kişi.Tom is the only person Mary knows who enjoys opera.
Tom Mary'nin sınıfta horladığını duydu.Tom heard Mary snoring in class.
Tom Mary ile hoş bir sohbet yaptı.Tom had a nice chat with Mary.
Tom Mary için çalışmaktan hoşlandı.Tom enjoyed working for Mary.
Tom Mary'nin şirketinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's company.
Tom Mary'nin orada yalnız yaşamasından hoşlanmıyor.Tom doesn't like Mary's living there alone.
Tom Mary'den hoşlanmıyor.Tom doesn't like Mary.
Tom Mary'nin kendisinden niçin hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary doesn't like him.
Tom Mary'nin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary likes him or not.
Tom Mary ile takılmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't enjoy hanging out with Mary.
Tom Mary'nin konserden hoşlanacağını düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would enjoy the concert.
Tom Mary'nin onunla konuşma tarzından hoşlanmadı.Tom didn't like the way Mary spoke to him.
Tom Mary'nin kocasından hoşlanmıyordu.Tom didn't like Mary's husband.
Tom Mary'nin tavsiyesinden hoşlanmıyordu.Tom didn't like Mary's advice.
Tom Mary'den hoşlanmıyordu.Tom didn't like Mary.
Tom o zaman Mary'den hoşlanmıyordu.Tom didn't like Mary at that time.
Tom Mary'yi hor gördü.Tom despised Mary.
Tom Mary'nin ondan niçin hoşlanmadığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary didn't like him.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom Mary'den hoşlanıyor numarası bile yapamaz.Tom can't even pretend to like Mary.
Tom Mary'ye ondan hoşlanıp hoşlanmadığını sordu.Tom asked Mary whether she liked him.
Tom Mary'ye ne tür müzikten hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked.
Tom Mary'ye ne tür filmlerden hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of movies she liked.
Tom Mary'ye ne tür yiyeceklerden hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of food she liked.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Tom ve Mary birbirlerinden hoşlanıyorlar.Tom and Mary like each other.
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.Tom and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Mary hoşlandığım kadın türüdür.Mary is the kind of woman I like.
Tom Mary'den hoşlanıyor mu?Does Tom like Mary?
Tom her zaman John ve Mary'nin çok hoş bir çift olduklarını düşündü.Tom always thought that John and Mary were such a nice couple.
Ben mavi renkten hoşlanırım.I like the color blue.
Dondurmadan çok hoşlanırım.I like ice-cream very much.
Şaraptan hoşlanmazdım fakat şimdi çok hoşlanıyorum.I didn't use to like wine, but now I like it a lot.