Ana içeriğe geç
Sözlük

hoşnutsuzluk ile cümle

hoşnutsuzluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.A frown may express anger or displeasure.
Bir gece yarısı telefon konuşması bize hem şok hem de hoşnutsuzluk verir.A midnight telephone call gives us both shock and displeasure.
Başkaları ile hoşnutsuzluk içinde yaşamaktansa dünya malından vazgeçmek daha iyi.Better to give up possessions than to live in discontent with others.
Muhalefet ve hoşnutsuzluk toplum içinde yeni ve daha etkili şekiller almaya başladılar."Dissent and dissatisfaction had begun to take new and more emphatic forms in society."
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.This outbreak of revolt made Galba aware of his own unpopularity and of the general discontent.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.Despite the festive atmosphere, there were continued problems in the provinces.
Hoşnutsuzluk ve itirazlara rağmen Prens Gabriel üç papazın kutsal bir mekana gömülmesini reddetti.Despite many pleas, Prince Gabriel refused to allowed them to be buried them in consecrated ground.
Fetih içerisinde çok sayıda farklı ayrılışlar ve hoşnutsuzluklar dile getirildi.This was in spite of several defections and divisions.
Zamanla Bulgarlar bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladılar.In the morning, the Bulgarians continued their advance.
Buna ek olarak, karalamaya karşı psikoloji bir hoşnutsuzluk var. Teşekkürler, Freud.And additionally, there is a psychological aversion to doodling -- thank you, Freud.
Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Ankete göre BH'li gençler arasında işsizlik ve hoşnutsuzluk yaygınSurvey finds widespread youth unemployment, discontent in BiH
Artan popüler hoşnutsuzluk Hartum'da birçok hükümet karşıtı gösteriye neden oldu.Growing popular discontent caused many antigovernment demonstrations in Khartoum.
Artan hoşnutsuzluk sonunda Şubat 1954'te Çiçekli'nnn devrildiği bir darbeye yol açtı.Growing discontent eventually led to a coup, in which Shishakli was overthrown in February 1954.
1985'in başlarında, hükümet karşıtı hoşnutsuzluk, Hartum'da bir genel grevle sonuçlandı.In early 1985, anti-government discontent resulted in a general strike in Khartoum.
İkili işlemdeki geri bildirim döngüsü, kendine başvuran billişsellik ve hoşnutsuzluk arasındadır.The feedback loop in the dual process model is between self referent cognition and dysphoria.
1930 Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları.1933 Natur und Gnade.
Hoşnutsuzluk; hoşnut olmama, keyif alamama, neşe dolamama durumu.Angst zu versagen, Angst, nicht zu gefallen.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Cette manifestation de révolte mit Galba au courant de son impopularité et du mécontentement général.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.Son taux d'emploi ne s'est pas amélioré et le taux de chômage a augmenté.
Şiir davetliler arasında hoşnutsuzluk yaratmıştır, yalnız Madeleine gelerek teşekkür eder.Le fléau ne cessa que lorsque les femmes vinrent lui demander grâce.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.A pesar del ambiente festivo, sin embargo, el descontento entre las legiones iba creciendo.
Yiyecek stoklarının azalması ve süren Prusya bombardımanı yaygın bir hoşnutsuzluk yaratıyordu.La escasez de comida, sumada al constante bombardeo prusiano, llevó a un descontento general.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Anche fra lo staff si avvertì una crescente frenesia.
Zamanla Bulgarlar bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladılar.В ходе этих боёв ситуация для болгар стала складываться не благоприятно.
Ardından 1621 büyük kışın yaşanması bu idama yoruldu ve padişaha karşı hoşnutsuzluk oluştu.Во время зимней кампании 1614 года действовал неудачно, чем вызвал недовольство деда.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.Однако экономические проблемы сохранялись, а безработица росла.
Bu ayaklanmaya katılan sivil halkında Britanyalılara idaresinde büyük hoşnutsuzlukları bulunmaktaydı.Богатые слои общества были недовольны приходом британцев.
Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoşnutsuzluklara yol açtı.فأدى ذلك لشعور شديد بالسخط في المجتمع الفنلندي.
Bu ülkede hoşnutsuzluk yarattı ve hatta birkaç yerel isyanın çıkmasına neden oldu.Havia falta de comida e isso levou até a algumas revoltas.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.A situação econômica se agravou e aumentou o descontentamento entre a população.
Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoşnutsuzluklara yol açtı.Isso tornou um grande obstáculo para a Unificação Italiana.
1930 Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları.Over rationalisatie en werkloosheid 1930.
Yönetimleri popüler değildi ve hoşnutsuzluk ortaya çıkmaya başladı.Hun regering was niet populair en al snel was er oproer.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Onder zijn officieren had hij onder andere hierdoor een uiterst slechte reputatie.
Bu orduda büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştı.W armii rosło niezadowolenie.
Fetih içerisinde çok sayıda farklı ayrılışlar ve hoşnutsuzluklar dile getirildi.Pomiędzy tymi dwoma grupami występuje głęboka niechęć i wrogość.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Między parą policjantów zaczyna się rodzić nieśmiałe uczucie.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.Det ekonomiska läget var inte gynnsamt och arbetslösheten steg.
Bu orduda büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştı.Här visade sig missnöjet i armén stort.
Fakat sonraları iki hükümet arasındaki hoşnutsuzluk ortadan kalkmıştır.Snart hördes dock missnöje från två motsatta håll.
Bu Haçlı orduları içinde, Bizanslılar aleyhinde büyük bir hoşnutsuzluk yarattı.Under denna militärdiktatur fick facket en ytterst svår situation.
Zamanla Bulgarlar bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladılar.Då tappade bulgarerna humöret.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.Незважаючи на святкову атмосферу, у військах продовжувало наростати незадоволення.
Ferdinand'ın politikaları muhafazakar parti de hoşnutsuzluklara neden oldu.Politică externă pro-papală a lui Ferdinando a avut dezavantaje.
Bu ayaklanmaya katılan sivil halkında Britanyalılara idaresinde büyük hoşnutsuzlukları bulunmaktaydı.Tyytymättömyys brittihallintoon nousi Kandyssa kuitenkin nopeasti kansan keskuudessa.
Bu ülkede hoşnutsuzluk yarattı ve hatta birkaç yerel isyanın çıkmasına neden oldu.Απομάκρυνε τον κίνδυνο υποταγής και προκάλεσε και μια σειρά κοινωνικών αλλαγών στο εσωτερικό των πόλεων.
Ama enflasyon, yolsuzluklar ve baskılar halkın yönetimden duyduğu hoşnutsuzlukların artmasına yol açtı.Ulydighet og stradd. intensjoner og praksis i statsmaktens bekjempelse av fattigdomsproblemet.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.Til tross for festlighetene var det fortsatt problemer i provinsene.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Ini pecahnya pemberontakan membuat Galba sadar tidak populernya sendiri dan dari ketidakpuasan umum.
Bu hoşnutsuzluk kuzey İngiltere'de çıkan bir yerel isyan halinde kendini ortaya çıkarttı.この北部での反乱に乗じて、イングランド各地で同様の反乱が勃発した。
Fetih içerisinde çok sayıda farklı ayrılışlar ve hoşnutsuzluklar dile getirildi.不平・不満などの愚痴が非常に多い。
Ancak amele ve asker arasında hoşnutsuzluklar baş göstermişti.この時でもウェインとその部下の兵士の間には不信感が残っていた。
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.しかし、経済は好転せず、国民の間には不満が高まっていった。
1930 Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları.1919年文理和合本问世。
Ağrı fiziki ya da ruhsal nedenlerle oluşmuş hoşnutsuzluk hissidir.給對方心理或身體上的痛苦,以此為樂。
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.הזדמנויות כלכליות מתפספסות וחוסר השוויון גדל.
1930 Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları.1970 г. Критика и естетика.
Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoşnutsuzluklara yol açtı.Тези публикации предизвикват възмущение в различни среди на италианското общество.
Reform sonrasında tarımsal üretim hızla düştü ve bu da halkta büyük hoşnutsuzluk yarattı.Projekt ubrzanja agrarne reforme uzrokovao je opće nezadovoljstvo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod