hoşlanmaz ile cümle
hoşlanmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Rahatsız edilmekten hoşlanmaz.Den er ikke glad i å slåss.
Bütün kediler sütden hoşlanmaz.Ikke alle katter liker å bli kjælt med.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Barnet ikke klarer å drikke.
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.Han foretrakk ganske små sigarer.
Dağlarda veya denizlerde dolaşmaktan pek hoşlanmazlar.Fjorden og fjellene rundt har verken isbreer eller morener.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.Han har doktorgrad i fysikk og matematikk.
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Alle barna likte gris unntatt Knut, han likte stut.
Diğer eyaletler bu durumdan hoşlanmazlar.Myndighetene likte ikke denne utviklingen.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.Dia sangat menyuKai pelajaran matematika dan fisika.
Rahatsız edilmekten hoşlanmaz.Lebih baik mereka tidak diganggu.
Diğer eyaletler bu durumdan hoşlanmazlar.Negara-negara lain membenci Anda.
Tartışma ve riyâdan hoşlanmaz; dedikodu, gıybet ve zulümden uzak dururlar.Dapat tertawa dan bergembira secara bebas, dan mampu menghayati penderitaan dan kedudukan tanpa lupa diri.
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Vandra menyukai Farel, namun Farel tidak menyukainya.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.Chúng không thích bị cầm nắm.
Kum darı ve cin darı fazla rutubetten hoşlanmazlar.Chúng thích lá non và hoa quả chưa chín nẫu.
İngilizler ise bu durumdan hoşlanmaz.Ví dụ tiếng Anh: They do not like each other.
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.煙草も嫌い。
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.数学と物理が苦手。
Bu sebeple İngiltere Amerika'dan hiç hoşlanmaz.グリーンはむしろ、アメリカを憎んでいた。
Gölgeden hoşlanmaz.日陰を好む。
Dondurmadan ve çikolatadan hoşlanmaz.好物はアイスクリームとチョコレート。
Geleneksel değerlerden, doğum günlerinde alınacak hediyelerden hoşlanmazlar.誕生日プレゼントは捕手に嬉しいものが多い。
Randy'den hoşlanmaz.ランディが好き。
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.保守的で、よそ者を嫌っている。
İnsanlar ve diğer canlılardan hiç hoşlanmaz.なぜだか人や動物に好かれる。
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.変温型で寒さを嫌う。
Alkolden hiç hoşlanmaz.お酒はあまり好きではない。
Fazla yürüyüşten hoşlanmaz.歩くことが大の苦手である。
Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmaz.不喜歡與人有深入接觸。
Aslında sıcaklardan da hoşlanmazlar.實際上不喜歡寒冷。
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.不擅長體育及數學。
Reggie Mantle'dan hiç hoşlanmaz.他们绝对不喜欢隆美尔。
Gölgeden hoşlanmaz.討厭黑暗。
Kral Julien ise bundan hoşlanmaz ve onu ayağından atar.朱利安國王待他輕蔑,甚至覺得他煩人。
Kendisine yastık denmesinden hoşlanmaz.不喜歡打領帶。
Etten hoşlanmaz ve sürekli sebze yemekleri yapar.단 것을 좋아하고, 자주 도너츠를 먹고 있다.
Soğuktan hoşlanmaz, ılıman iklimde yaşamak ister.추운건 싫어하면서 잘 때는 알몸 차림이다.
Bu ağaçlar soğuktan hoşlanmaz.더운 것도 추운 것도 좋아하지 않는다.
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.정말로 담배를 좋아한다.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.수학과 물리학에서 널리 쓰인다.
Alkolden hiç hoşlanmaz.술은 잘 못 마심.
Sertlikten hiç hoşlanmaz, ısırabilir.הפרחים מוצאים חן בעיניה והיא מחממת אותם.
Bütün kediler sütden hoşlanmaz.הוא איננו אוהב כלל ירקות.
Alkolden hiç hoşlanmaz.אינו שותה יין.
"Kurallardan hoşlanmazdı.לא אוהב שמשנים לו את החוקים.
Başka birinin duyguları ile oynamaktan hoşlanmaz ve bunu yaparsa istemi dışınadır.זה חייב להיות בדרך שבה זה חייב להיות ואם זה לא מוצא חן בעיניכם, אז עזבו אותי בשקט.
Rahatsız edilmekten hoşlanmaz.לכן, לא מפריעים לו.
Diğer köpeklerden hoşlanmaz, ama beraber büyüdüğü ev hayvanlarıyla iyi geçinir.היא מעדיפה כלבים אך ניתן למצוא אותה גם על חיות משק וחיות בר אחרות.
Ayaz ondan hiç hoşlanmaz.Иначе той няма симпатии към нея.
Titanlar bundan zevk alır fakat tanrılar hoşlanmazlar.Източняците почитат боговете, докато драгарите просто ги уважават.
Comtassa bu haberen hiç hoşlanmaz.На Анкетил не му харесва това.
Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmaz.Не се среща почти с никого.
Karısını kıskanır ve korumaya çalışır, bu sebeple Lennie'den baştan beri hoşlanmaz.В началото той не харесва Кларк и ревнува от приятелството му с Лана, заради което дори го тормози.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.Не обичат да се държат в ръка.
Diğer köpeklerden hoşlanmaz, ama beraber büyüdüğü ev hayvanlarıyla iyi geçinir.Posebno voli živjeti sa starijim osobama, a i dobro se slaže s drugim psima i životinjama.
Antonius bundan hoşlanmaz ve çok kızar.Christopher povjeruje, ali još uvijek biva uznemiren.
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.Obľubuje cigary.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Všeč mi je pijača.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.Nerad se je pogovarjal z njimi.
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.Čeprav so zadržani do tujcev, imajo radi ljudi.