hoşlanmadı ile cümle

hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom burada bundan hoşlanmadı.Tom didn't like it here.
Tom, Mary'nin yürüyüşten hoşlanıp hoşlanmadığını merak etti.Tom wondered if Mary enjoyed hiking.
Mary bana köpeklerden hoşlanmadığını söyledi.Mary told me she didn't like dogs.
Mary bana kedilerden hoşlanmadığını söyledi.Mary told me she didn't like cats.
Mary Tom'un John'dan hoşlanmadığını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom didn't like John.
Neden Tom'un senden hoşlanmadığını düşünüyorsun?Why do you think Tom doesn't like you?
Neden hoşlanmadığım kızlar beni seviyor?Why do girls I don't like like me?
Tom asla Mary'den çok hoşlanmadı.Tom never did like Mary very much.
Neden hoşlanmadığım adamlar benden hoşlanıyor?Why do guys I don't like like me?
Tom, Mary'nin bundan hoşlanmadığını biliyor.Tom knows Mary doesn't like that.
Tom'un benden hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom likes me or not.
Tom'un Boston'dan hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom likes Boston.
Tom'un Boston’dan hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom likes Boston or not.
Tom, Mary'nin neden bu filmden hoşlanmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom Mary'nin neden filmden hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom, TV'de spor izlemekten hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't enjoy watching sports on TV.
Son işimden hoşlanmadım. Bu yüzden ayrıldım.I didn't enjoy my last job. That's why I quit.
Tom,klimadan hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like air conditioning.
Tom şehir merkezinde yaşamaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like living downtown.
Ben partiden hoşlanmadım ama Tom hoşlandı.I didn't enjoy the party, but Tom did.
Tom okula gitmekten hoşlanmadı.Tom didn't like going to school.
Tom onu yapmaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom said that he doesn't like doing that.
Tom matematikten hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.Tom asked if I liked math.
Tom, Mary'den hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.Tom asked if I liked Mary.
Tom'un neden Boston'dan hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know why Tom doesn't like Boston.
Tom'un ıspanaktan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom likes spinach or not.
Tom'un senden hoşlanmadığından şüpheleniyorum.I suspect Tom doesn't like you.
Tom ve Mary'nin senden hoşlanmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary don't like you.
Tom ve Mary'nin bunu yapmaktan gerçekten hoşlanmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary don't really enjoy doing that.
Tom bana ıspanaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom told me that he didn't like spinach.
Tom'un fikirlerinin hiçbirinden hoşlanmadım.I didn't like any of Tom's ideas.
Yemekten hoşlanmadığın herhangi bir şey var mı?Is there anything you don't like to eat?
Sami o kızlardan hoşlanmadı.Sami didn't like those girls.
Onu yapmaktan hiç hoşlanmadım.I never liked doing that.
Aslında onu Tom'la yapmaktan hoşlanmadım.I didn't really enjoy doing that with Tom.
Bu kitapların hiç birinden hoşlanmadım.I didn't like any of these books.
Bir çocuk olarak hoşlanmadığın şimdi sevdiğin yiyecekler var mı?Are there any foods you didn't like as a child that you like now?
Tom benden asla pek fazla hoşlanmadı.Tom never liked me very much.
Ondan hoşlanacağımı düşündüm ama hoşlanmadım.I thought I'd like it, but I didn't.
Tom'un bundan hoşlanmadığını biliyordum.I knew Tom didn't like it.
Tom'un ondan hoşlanmadığını düşündüm.I thought that Tom didn't like it.
Tom'un neden senden hoşlanmadığını biliyor musun?Do you know why Tom doesn't like you?
İnsanların neden Tom'dan hoşlanmadığını görmek kolay.It's easy to see why people don't like Tom.
Tom partiden hoşlanmadı.Tom didn't enjoy the party.
Tom beyzboldan hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like baseball.
Tom bana ondan hoşlanıp hoşlanmadığını umursamadığını söyledi.Tom told me he doesn't care whether you like him or not.
Tom, Mary'nin fikirlerinin hiç birinden hoşlanmadı.Tom didn't like either of Mary's ideas.
Tom'dan neden hoşlanmadığını anlamak zor değil.It isn't hard to see why you don't like Tom.
Tom'a neden ondan hoşlanmadığımı söyledim.I told Tom why I didn't like him.
Tom'un Mary'nin neden ondan hoşlanmadığını bildiğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom knows why Mary doesn't like him.
Sami Müslümanlardan hoşlanmadığını söyledi.Sami said that he didn't like Muslims.
Senin pizzadan hoşlanmadığını unuttum.I forgot you didn't like pizza.
Tom'un köpeğine davranış biçiminden hoşlanmadım.I didn't like the way that Tom treated his dog.
Çocuklardan hoşlanmadığını söylüyor.He says that he doesn't like children.
Sırada beklemekten hiçbir zaman hoşlanmadım.I've never liked waiting in line.
Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur.There you will receive the crown of righteousness prepared for you."
Eleştirmenler Sylvia Scarlett 'tan hoşlanmadı ve film halk içinde popüler olamadı.Critics disliked Sylvia Scarlett and it was unpopular with the public.
Aynı zamanda kötülük tanrısı Khauna'nın hamerkop öldürülmesinden hoşlanmadığına da inanırlardı.They also believe that the inimical god Khauna would not like anyone to kill a hamerkop.
Bu bakışından hoşlanmadım.I liked his look.
Saldırgan değildir, ama hoşlanmadığı kimseler kuşkuyla yaklaşır.He is proud, but tender towards those he loves.

İlgili Sayfalar