hoşlanmadı ile cümle

hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ondan neden hoşlanmadığını açıklayabilir misin?Can you explain why you dislike him?
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığını düşündü.Tom thought that Mary didn't like him.
Tom Mary'nin onun niçin ondan hoşlanmadığını bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew why he didn't like her.
Tom Mary'nin kedilerden hoşlanmadığını düşündü.Tom thought Mary didn't like cats.
Tom Mary'nin filmden niçin hoşlanmadığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom Mary'nin ondan hiç hoşlanmadığına inanmayı zor buldu.Tom found it hard to believe that Mary didn't like him at all.
Tom Mary'den hoşlanmadı ve Mary Tom'dan hoşlanmadı.Tom didn't like Mary and she didn't like him.
Tom konserden çok hoşlanmadı.Tom didn't like the concert very much.
Sanırım sonunda Tom Mary'nin gerçekten ondan hoşlanmadığını anlayacak.I imagine that Tom will eventually figure out that Mary doesn't really like him.
Golf hoşlanmadığım spordur.Golf is the sport that I don't like.
Zaten ondan asla hoşlanmadım.I never liked that one anyway.
Ona Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığını sordum.I asked her if he liked Chinese food.
Sıkı bir şekilde konuşulursa, o bundan hiç hoşlanmadı ama bir şey söylemedi.Strictly speaking, she didn't like it at all, but she didn't say a thing.
Albümü tekrar dinle ve daha sonra ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bana söyle.Listen to the album again and tell me later if you like it.
Okul oyunlarımda oynamaktan hoşlanmadım.I didn't like to play in my school games.
Mary, Tom'un anne babasından hoşlanmadı.Mary didn't like Tom's parents.
Tom'un senden hoşlanmadığının farkında mısın?Are you aware that Tom doesn't like you?
Senden hoşlanmadığımı düşünme.Don't think I don't like you.
Ben onun söylediğinden hiç hoşlanmadım.I didn't like what he said at all.
Ben resmi mektup yazmaktan hoşlanmadım.I didn't like to write official letters.
Tom'un Mary'den hoşlanmadığını nasıl biliyorsunuz?How do you know that Tom doesn't like Mary?
Tom'un benden hoşlanmadığını söylediğini biliyorum.I know that Tom says he doesn't like me.
Ben senin Tom'dan hoşlanmadığını söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't like Tom.
Tom'a Mary'nin ondan hoşlanmadığını söyledim.I told Tom Mary didn't like him.
Tom'un sonunda Mary'nin ondan hoşlanmadığını fark edeceğini düşünüyordum.I thought Tom would eventually realize Mary didn't like him.
Tom Mary'nin John'un neden kendisinden hoşlanmadığını bildiğine inanamıyor.Tom can't believe Mary knows why John doesn't like her.
Siz ikinizin birbirinizden hoşlanmadığını düşündüm.I thought you two didn't like each other.
Tom'un senden hoşlanmadığını sonunda fark edeceğini düşünüyordum.I thought you'd eventually realize Tom didn't like you.
Gerçekten Tom'dan hiç hoşlanmadım.I never really liked Tom.
Tom'un ondan hoşlanmadığımı düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom thinking I don't like him.
Senden çok hoşlanmadığımı öğrenmen şaşırtmamalı.It shouldn't surprise you to learn that I don't like you very much.
Altıncı sınıfta senden hoşlanmadığımı biliyorsun.You know I didn't like you in sixth grade.
Sinemaya gittim ama filmden çok hoşlanmadım.I went to the cinema, but I didn't enjoy the film much.
Ondan niçin hoşlanmadığımı az önce Tom'a söyledim.I just told Tom why I didn't like him.
Baştan başlamak zorunda kaldım ve ben bundan hiç hoşlanmadım.I had to start from the beginning, and I didn't like that at all.
Bundan hoşlanmadım.I'm not happy about it.
Onlar Tom'dan hoşlanmadılar.They didn't like Tom.
Ben bile Tom'dan hoşlanmadım.I didn't even like Tom.
Tom Mary'yi seviyordu ama Mary ondan hiç hoşlanmadı.Tom loved Mary, but she didn't like him at all.
Birbirimizden hoşlanmadık.We didn't like each other.
Tom'dan niçin hoşlanmadığını anlayabiliyorum.I can see why you don't like Tom.
Tom'un niçin benden hoşlanmadığını anlamıyorum.I don't understand why Tom doesn't like me.
Ailemin hoşlanmadığı birine aşık oldum.I fell in love with someone my parents didn't like.
Benden hoşlanmadığın izlenimini edindim.I got the impression you didn't like me.
Ben meydana gelenlerden hoşlanmadım.I don't like what happened.
Sanırım Tom ondan hoşlanmadı.I guess Tom didn't like it.
Tom'dan hoşlanmadığını düşünmüştüm.I thought you didn't like Tom.
Tom'dan hoşlanmadığına dair fikrim yoktu.I had no idea that you didn't like Tom.
Öpülmekten hoşlanmadığını biliyorum.I know you don't like being kissed.
Dokunulmaktan hoşlanmadığını biliyorum.I know you don't like being touched.
Tom'un benden neden hoşlanmadığını asla anlayamadım.I never could figure out why Tom didn't like me.
Tom ondan hoşlanmadı ama yine de onu satın aldı.Tom didn't like it, but he bought it anyway.
Sana bu gömlekten hoşlanmadığımı söylemiştim.I told you I hated that shirt.
Saçımı kesen bayana perçemden hoşlanmadığımı söyleyebilmek isterdim.I'd love to be able to tell the lady who cuts my hair that I don’t like bangs.
Tom birçok insanın hoşlanmadığı adam türüdür.Tom is the kind of guy lots of people just don't like.
Onun benden hoşlanmadığını biliyorum.I know he doesn't like me.
Ben onun benden hoşlanmadığını biliyordum.I knew she didn't like me.
Tom bana sabahleyin çalışmaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom told me that he doesn't like to study in the morning.
Tom bizim ondan hoşlanmadığımızı düşünüyor gibi görünüyordu.Tom seemed to think we didn't like him.
Tom Mary'nin neden ondan hoşlanmadığını merak ediyordu.Tom wondered why Mary didn't like him.

İlgili Sayfalar