hoşlandı ile cümle
hoşlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ondan hoşlandığımı mı sanıyorsun?You think I like her?
Bunu benden hoşlandığı için yaptı.He did it out of liking me.
Uzak durun benden! <i>Artık benden hoşlandığını sanmıyorum.</i>Stay away from me! I don't think she likes me anymore.
Aletleri iyi kullanıyorsun, ayrıca hepimiz senden hoşlandık.You fit in well, we all like you
"Smith, senden hoşlandım, ve bu gece dartta beni yenersen, seninim.""Smith, I like you, and if you can beat me in darts tonight I'm yours."
Ve gitmiş olan insanlar gerçekten çok hoşlandılar.And the people that went there absolutely loved it.
Böyle bir pislikten 3 yıl hoşlandığımı düşününce!To think that I've liked a jerk like him for three years!
Konuşmaktan hoşlandığınız insanlarla tanışırsınız.You meet people that you like talking to.
Benden neden hoşlandın ki?Why do you even like me?
Bilirsin, ben bu adamdan hoşlandım.You know, I like this bloke.
Ve bu konuşma ikisinin de hoşlandığı bir erkek dışında bir konu hakkında mı?And is their conversation about something other than the guy that they both like? (Laughter)
Onlardan hoşlandınmı.You like them?
Ama sen bir zamanlar hoşlandığım birisine benziyorsun. <i>Bu ne?<br />Çıkıyor mu onlar?You look just like someone I used to like.</i>
Sonra gidip kadınla konuştu ve ondan çok hoşlandı.He went down, and talked with the woman, and she pleased Samson well.
O gün Rahman'ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefa'ati fayda vermez.On that day no intercession will matter other than his whom Ar-Rahman grants permission and accepts.
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığından başkasının şefaati fayda vermez.On that day no intercession will matter other than his whom Ar-Rahman grants permission and accepts.
O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Hoşlandıkları erkek çocuklarını ise kendilerine yakıştırırlar.They attribute daughters to God, the glorious, but for themselves whatsoever they please.
Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin.Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Yüce ALLAH'a kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını..They attribute daughters to God, the glorious, but for themselves whatsoever they please.
Hoşlandıkları (erkek çocuklar) da kendilerinindir.And unto themselves what they desire;
Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar.They are content to be with those (the women) who sit behind (at home).
Orada canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey var!Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır.Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Orada canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır.Therein is whatever the souls desire and delights the eyes.
Onlar, sadece sanıya, bir de nefislerin hoşlandığı şeylere uyuyorlar.They follow but a guess and that which (they) themselves desire.
Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu.They are pleased to be with those who stay back, and their hearts have been sealed.
Hoşlandıkları erkek çocuklarını ise kendilerine yakıştırırlar. [43,15-18; 53,21-22]But they themselves would have what they desire!
Bu programın hangi özelliklerinden hoşlandınız?Which features of this program do you like?
Bir isim bulmaya çalışırken, Cavalera Conspiracy'i ağzından kaçırdı ve Igor bundan hoşlandı.When trying to find a name, he "blurted out" Cavalera Conspiracy, and Igor liked it.
Miho en çok hoşlandığım kızdır.Miho ist das Mädchen, das ich am liebsten mag.
Runo'nun ondan hoşlandığını biliyordur.Romy entgegnet, dass es ihr gefalle.
Miho en çok hoşlandığım kızdır.Miho est la fille que je préfère.
Wirt'in hoşlandığı kızdır.Le Disciple que Jésus aimait.
Onu sevdiğinizi ve hoşlandığınızı direkt söylemenize gerek yok.Il n’est pas convaincu, mais il l’aime et lui déclare son amour.
Tom Mary'ye ne tür müzikten hoşlandığını sordu.Tom le preguntó a Mary qué clase de música le gustaba.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.A todos mis amigos les gusta el mismo tipo de música que a mí.
Ondan hoşlandığına sevindim.Me alegra que te guste.
Gerçekten de hoşlandın mı?¿De verdad te ha gustado?
Tom senden hoşlandı.A Tom le gustabas.
Wendy: Danny'nin hoşlandığı kızdır.Es la chica que le gusta a Daniel.
Nehirde yüzmekten hoşlandım.Mi è piaciuto nuotare nel fiume.
Atkins, Fangoria dergisine verdiği demeçte filmin kahramanını oynamaktan hoşlandığını söylemiştir.Atkins rivelò a Fangoria che gli piaceva fare la parte dell'eroe.
Timmy'nin hoşlandığı kızdır.Che tipo di donna piace a Seymour?
Filmden hoşlandınız mı?Тебе понравился фильм?
Miho en çok hoşlandığım kızdır.Михо — девушка, которая мне нравится больше всех.
Birileri sana gelse ve senden hoşlandığını söylese ne yapardın?Что бы ты сделала, если бы кто-нибудь признался тебе в любви?
Onlara neyden hoşlandığımı söyledim.Я сказал им, что́ мне нравится.
Barney, aynı zamanda Lübnanlı kızlardan çok hoşlandığını da bloğuna kaydediyor.В этом же посте Барни говорит, что ему начали нравиться ливанские девушки.
Ben onlardan son derece hoşlandım.Eu gosto imensamente deles.
Ondan hoşlandığın çok açık.Het is overduidelijk dat je haar leuk vindt.
Ondan hoşlandığın çok açık.Het is overduidelijk dat je hem leuk vindt.
Tutulma kitabında Bella Jacob'tan hoşlandığını fark eder ancak Edward'a olan aşkı daha ağır basar.Jacob har nu berättat om sina känslor för Bella, som älskar Edward.
Tom Mary'nin regeden hoşlandığını bilir.Том знає, що Мері любить регі.
Michael O'nu cezbetmek için hoşlandığı bir yazıdan alıntı okur.Michael pořád hledá důvod proč ho odepsali.
Bir gece kendisinin de Mete'den hoşlandığını söylemiştir.Sám říkával, že práci má rád.
Toplantılara Harry'nin hoşlandığı Cho Chang'de katılır.V Knesetu jeho křeslo zaujal Ja'akov Frank.
O, polisiye hikâyeler okumaktan hoşlandı.I-a plăcut să citească romane polițiste.
Senin bile Tom'dan hoşlandığını düşünmedim.Nici măcar nu am crezut că ți-a plăcut de Tom.
Pantera, Metallica ve The Sex Pistols dinlemekten hoşlandığını söylemiştir.Kedvenc együttesei a Pantera, Metallica és a Sex Pistols.
Kavgadan kaçmaz hattâ hoşlandığı bile söylenebilir.Tämän voi sanoa varmasti, vaikka sitä vihaisi.