hoşlandı ile cümle
hoşlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O bisiklet sürmekten hoşlandı.She enjoys riding a bicycle.
Genel olarak ankete katılanların %25'i marştan hoşlandıklarını ifade etmiştir.Overall, only 25% of respondents said they liked the anthem.
Larry, karısından yeni boşanmış olan arkadaşları Ted' in Carol'dan hoşlandığını fark eder.Tad realizes how much he still loves his ex-wife, and Dixie clearly loves Tad.
Atkins, Fangoria dergisine verdiği demeçte filmin kahramanını oynamaktan hoşlandığını söylemiştir.Atkins told Fangoria that he liked being the hero.
Kaleci olarak oynamaktan hoşlandı...He liked to play goal keeper...
İstanbul'a gelince, yetkililer kendisinden hoşlandıklarını belirttiler.Coming to Istanbul, she said that she liked it there very much.
Kavgadan kaçmaz hattâ hoşlandığı bile söylenebilir.He may go without a hat if he likes.
Brie Larson - Molly: Eric'in arkadaşlarından biri ve Schmidt'in hoşlandığı kız.Brie Larson as Molly Tracey, one of Eric's friends and Schmidt's love interest.
Timmy'nin hoşlandığı kızdır.Jonas: A boy that Emily likes.
Ha Ni'nin hoşlandığı tek kişi benim.The only person Ha Ni likes is me.
Ha Ni 'nin hoşlandığı tek kişi benim mi?The only person Ha Ni likes is me?
Ama bir erkek de benden hoşlandığını söylese aynı şey.The thought might cross your mind of, "Oh my god.
Kimin senden hoşlandığını bilemezsin. E o zaman bir yolunu bulman lazım diyorsun.I mean, you don't just have to completely cast him out of your life.
Hoşlandığı birini mi buldu acaba? Seninle evlenmek istiyorum.Kalbimi sana açtım. Playful KissDid she find a crush? <i>I want to marry you, accept my heart.<i> <i>Playful Kiss~
Bundan hoşlandıysanız ya da hoşlanmadıysanız, beğenip beğenmediğinizi gösterebilirsiniz.If you like that one, or don't like it, you do thumbs-up and thumbs-down.
Nelerden hoşlandığını, kim olduğunu biliyorum.I know what you like.
Ama muhtemelen bu ben böylesinden daha çok hoşlandığım içindir.But that's probably why I like it so much.
Bu, Keith ve benim yapmaktan gerçekten hoşlandığımız bir şey.This is something that Keith and I really enjoy doing.
Ve, hoşlandıklarım listesindeki herşeye sahip.And, he's got my entire checklist.
Ve onun gibi seksi bir adamın neden benden hoşlandığını, haksız mıyım?What's he hiding? And what is a hot guy like him with a guy like me. Right?
Bir çocuktan hoşlandığımda Okuloma'nın fikrini alırdım.If I liked a boy, I would ask Okuloma's opinion.
Herkesin matematikten hoşlandığı kanısına da varmıştım hatta!I used to think this meant everyone else loved math, too!
Bundan hoşlandım.I enjoyed it.
Kendi istekleriyle fiziksel aktiviye yapmak isterlerse bunlar, hoşlandıkları şeyler oluyor.When they do do intentional physical activity, it's the things they enjoy.
İkisinden de hoşlandım.I liked them both.
Senin kimden daha çok hoşlandığını sordum.I asked who you liked more.
"Belçika'ya gideceğim, orada hoşlandığım bir kadın var.He said, "I'm going to go to Belgium. There's a woman there that I fancy.
Yapmaktan hoşlandığım şeylerden biri de budur:hüneri keşfetmekSo, one of the things that I love to do is to explore skill.
Hatta, insanlar bana artık sivrisinekler tarafından ısırılmaktan hoşlandıklarını söylüyorlar.In fact, people have told me that now they will enjoy being bitten by mosquitos.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Just because the person you like is going, doesn't mean you have to go to hell with them too.
Ha Ni,bundan hoşlandım.Ha Ni, I'm going to relish this.
Neyse ki birbirlerinden gerçekten hoşlandılar.But they did, they did like each other.
Bugün gerçekten hoşlandımI really like today.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.I thought that Seung Jo really liked Ha Ni.
4 yıl boyunca, sadece benden hoşlandı.For 4 years, he only liked me.
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?If someone says they like you, then you just like them like that too?
Ben yalnız senden hoşlandım.I only like you.
Bana başka bir erkekten hoşlandığını söyleme.Don't say that you like another guy.
Benden şimdi hoşlandığını mı düşünüyorsun?You think she likes me now?
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.As a street performer, I have learned that everybody wants to connect.
Diyelim ki; siz ve ben birbirimizden hoslandik.Let's say that you and me like each other.
Duştan hoşlandım.I enjoyed the shower.
Eğer gerçekten iyi bir çalışma yaparsanız Paul'ün neler yapmaktan hoşlandığını bulabilirsiniz.If you really studied that you might have some clues as to what Paul likes to do.
Oğlanlar, hoşlandıkları kızlara kötü davranırlar.Boys are mean to girls they really like.
Gerçekten Sangmin'den hoşlandığını düşünüyorum.I really think you like Sangmin.
Ve bundan hoşlandım.And I like that.
Ben Fumiko'dan hoşlandım.I like that Fumiko, too
Liseden beri yalnızca senden hoşlandım.Ever since high school, I have only liked you.
Ama Bay Bong O'nun birinden hoşlandığını söyledi.But Mr. Bong said that he has someone he likes.
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.And if it's a girl I Iike, I act really stupid.
4 yıl boyunca O sadece benden hoşlandı.He liked only me for 4 years.
Eğer biri sana senden hoşlandığını söylüyorsa sen de ondan mı hoşlanırsın?If someone says they like you, then you just like them like that too?
Tamam Ha Ni de senden hoşlandığına göre..Well since Ha Ni likes you so much.
İlk kim hoşlandığını söyledi merak ediyorum.I wonder who confessed first?
Ha ni'nin senden nekadar hoşlandığı farketmez, bir gün bu sona ericek.Doesn't matter how much Ha Ni likes you. That'll end in good time.
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?You think that detective has a crush on you?
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.But they get a lot more information about what you do online, what you like, what interests you.
Ben Dick Feynman ile birlikte olmaktan her zaman hoşlandım.I always felt good with Dick Feynman.
Buna rağmen, hala ondan hoşlandığını söylemeye cüret ediyorsun?Even like that, you still dare to say that you like him?
Hiçbir zaman ekonomiden hoşlandığımı söyleyemem.I never imagined myself to enjoy economics.